Haber Şafak

Haber Şafak

10 Temmuz 2024 Çarşamba

Fantezi Elbise ve Fantezi Giyim: Stilinizi ve Benzersizliğinizi İfade Edin

Fantezi Elbise ve Fantezi Giyim: Stilinizi ve Benzersizliğinizi İfade Edin
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Fantezi giyimde kalite, sadece tasarımın değil, aynı zamanda kullanılan malzemenin kalitesiyle de ölçülür. Kaliteli kumaşlar ve özenli işçilik, giyim parçalarının uzun ömürlü olmasını sağlar ve kullanıcıya maksimum konfor ve şıklık sunar. Bu nedenle, fantezi elbise veya fantezi giyim satın alırken kaliteye verilen önem, kullanıcının memnuniyetini artırır ve gardıroplarında uzun süre yer alacak parçalar seçmelerine yardımcı olur.

Fantezi elbiseler ve fantezi giyim fantezi giyim, özellikle romantik anlar veya özel günler için mükemmel seçenekler sunar. İç çamaşırı ve jartiyer gibi detaylı parçalar, zarafetin ve çekiciliğin ön plana çıktığı özel anlarda kadınların kendilerini özel hissetmelerini sağlar. Bu giyim parçaları, sadece giyen kişiyi değil, aynı zamanda karşı tarafı da etkileyici bir görünüm sunarak özel anlara unutulmaz bir hava katmaya yardımcı olur.

Fantezi elbise ve fantezi giyim, kadınların tarzlarını ve benzersizliklerini ifade etmelerine yardımcı olan önemli moda unsurlarıdır. Bu giyim parçaları, cesur ve özgün tasarımlarıyla her zaman dikkat çeker ve kadınların kendilerini özel hissetmelerini sağlar. Gardıroplarında yer alan fantezi elbise ve fantezi giyim parçaları, hem günlük hayatta hem de özel anlarda şıklığı ve rahatlığı bir arada sunar.

Devamını Oku

YAZ TATİLİNDE KALP KRİZİ RİSKİNİ ARTTIRAN NEDENLER…

YAZ TATİLİNDE KALP KRİZİ RİSKİNİ ARTTIRAN NEDENLER…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yaz tatillerinde kalp krizi riskinin atmasına neden olan faktörleri sıralayan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İsmail Ateş, kalp hastaları için alınabilecek önlemlere dikkat çekti. İşte o hayati bilgiler…

Tatilde yedikleriniz ve içtikleriniz kalbinizi yorabilir.

Aşırı sıcaklara dikkat çeken Doç. Dr. İsmail Ateş, “Yüksek sıcaklıklar vücut üzerinde stres yaratabilir ve kalp krizi riskini artırabilir. Sıcak hava, vücut ısısını düzenlemek için kalbin daha fazla çalışmasına neden olur, bu da özellikle önceden kalp hastalığı olan kişilerde risk yaratır. Sıcak havalarda özellikle yeterince su içmemek, vücutta sıvı kaybına (dehidrasyona) yol açar. Dehidrasyon, kanın koyulaşmasına ve pıhtılaşma riskinin artmasına neden olabilir, bu da kalp krizi riskini artırır. Öte yandan tatil dönemlerinde artan fiziksel aktiviteler ve özellikle alışık olunmayan yoğun aktiviteler, kalp üzerinde stres yaratabilir ve risk oluşturabilir. Aniden yoğun fiziksel aktiviteye başlamak kalp krizi riskini artırabilir. Bir diğer risk oluşturan neden de yaz tatilinde yapılan yanlış beslenmedir. Tatillerde beslenme alışkanlıkları değişebilir ve fazla yağlı, tuzlu yiyecekler ile alkol tüketimi ve şekerli içeceklerin tüketimi artabilir. Bu durum, kalp sağlığını olumsuz etkileyebilir ve kalp krizi riskini artırabilir. Özellikle uzun mesafeli yolculuklar da stres seviyelerini artırabilir ve uyku düzenini bozabilir. Bu da kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Bu faktörler göz önünde bulundurularak, yaz tatillerinde kalp sağlığını korumak için düzenli olarak su içmek, aşırı sıcaklardan kaçınmak, fiziksel aktiviteleri yavaşça artırmak, sağlıklı beslenmek ve alkol tüketimi ile şekerli ve yapay tatlandırıcılı içeceklerin tüketimini sınırlamak önemlidir.” Şeklinde konuştu.

Denizde yüzerken bu belirtileri yaşıyorsanız dikkat!

Deniz sezonunun açılması ile birlikte kalp krizi vakalarında yaşanan artışlar neticesinde, denizde yapılan hayati hataları anlatan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İsmail Ateş, kalp hastalarının yüzmeye başlamadan önce mutlaka doktor onayı alması gerektiğini vurgulayarak şu bilgileri paylaştı. Dr. Ateş, “Kalp hastalarının yüzmeye başlamadan önce doktorlarından onay almaları çok önemlidir. Doktorun hastanın genel sağlık durumuna ve kalp hastalığının ciddiyetine göre hasta için uygun egzersiz seviyesini belirlemesi gerekir. Öte yandan suyun sıcaklığı da çok önemlidir. Aşırı soğuk veya aşırı sıcak su, kalp üzerinde ekstra stres yaratabilir. Ilık suyun genellikle daha güvenli olduğu bilinmektedir. Soğuk su, kan damarlarının daralmasına ve kalbin daha fazla çalışmasına neden olabilir, bu da kalp krizi riskini artırabilir. Bir diğer önemli faktör de yüzmeye yavaş bir başlangıç yapmak gerekir. Yüzmenin de bir egzersiz olduğunu kabul edersek, bu egzersize yavaş başlamak ve yavaşça yoğunluğu artırmak kalp hastaları için önemlidir. Aniden yoğun yüzme aktivitelerine başlamak kalp üzerindeki stresi artırabilir, bu da kalp krizini tetikleyebilir.

Uzun süreli yüzme aktivitelerinde düzenli aralıklarla mola vermek de önemlidir. Bu durum, kalbin dinlenmesini sağlar ve aşırı efordan kaçınılmasına yardımcı olur. Kalp hastalarının güvenlik açısından yalnız yüzmemeleri de büyük önem taşıyor. Yanında mutlaka birisinin olmasını öneriyoruz. Bu acil bir durumda hızlı müdahale edilmesini sağlayacaktır. Çok önemli bir uyarıyı da belirtilerle ilgili vermek istiyorum. Yüzme sırasında göğüs ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi veya aşırı yorgunluk gibi belirtiler ortaya çıkarsa, hastalar hemen durmalı ve dinlenmelidirler. Bu belirtiler ciddi bir duruma işaret edebilir. Sonuç olarak, kalp hastaları doktorlarının onayını alarak ve uygun önlemleri alarak yüzme gibi düşük etkili egzersizlerden fayda görebilirler. Bu, kalp sağlığını iyileştirmeye ve genel yaşam kalitesini artırmaya yardımcı olabilir.”

Bu içecekleri sınırlı tüketin!

Tatil bölgelerinde serinlemek için sıkça ve genelde olduğundan fazla tüketilen şekerli ve yapay tatlandırıcılı içeceklere karşı da uyarıda buluna Dr. İsmail Ateş, “Hem şekerli hem de yapay tatlandırıcılı içeceklerin uzun süreli tüketimi, atriyal fibrilasyon gibi kalp ritim bozuklukları riskini artırabilir. Amerikan Kalp Derneği, bu tür içeceklerin tüketiminin sınırlanmasını önermektedir. Ayrıca gazlı içecekler, meyve suları ve enerji içecekleri gibi yüksek şeker içeriğine sahip içecekler kalp krizi riskini artırabilir. Aşırı şeker tüketimi, obezite, yüksek kan basıncı ve tip 2 diyabet gibi kalp hastalığı risk faktörlerini artırabilir. Fazla alkol tüketimi de kan basıncını yükseltebilir ve kalp ritim bozukluklarına yol açabilir. Ayrıca, alkol dehidrasyona neden olabilir, bu da sıcak havalarda kalp sağlığını olumsuz etkileyebilir. Kafeinli içeceklerin de dikkatli kullanılması gerekir. Kahve, çay ve enerji içecekleri gibi yüksek kafein içeriğine sahip içecekler, bazı insanlarda kalp atış hızını ve kan basıncını artırabilir. Özellikle yüksek miktarda kafein tüketimi, kalp krizi riskini artırabilir. Kalp sağlığını korumak için yaz tatilinde bu tür içeceklerin tüketimini sınırlamak önemlidir. Bunun yerine su, şekersiz bitki çayları veya taze sıkılmış doğal meyve suları gibi daha sağlıklı içecekler tercih edilebilir. Ayrıca, yeterli miktarda sıvı alımına dikkat etmek ve aşırıya kaçmamak da önemlidir.

Devamını Oku

GELENEKLERİNE BAĞLI TÜRK TOPLUMUNDA GELENEKSEL ÇİKOLATA PAZAR PAYINI ARTTIRIYOR…

GELENEKLERİNE BAĞLI TÜRK TOPLUMUNDA GELENEKSEL ÇİKOLATA PAZAR PAYINI ARTTIRIYOR…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

7 Temmuz dünyada “Dünya Çikolata Günü” olarak kutlanıyor. Türkiye’de her geçen gün tüketimi artan çikolata, Türk kültüründe önemli yere sahip bayramlar ve özel günlerin de vazgeçilmezi haline geliyor. Geleneklerine bağlı bir toplumsal yapıya sahip olan ülkemizde geleneksel çikolata yüksek talep görüyor.

Dünya çikolata günü dolayısıyla çikolatanın tarihsel gelişimi ve ülkemizdeki kullanımı hakkında bilgi veren Sial Çikolata’nın kurucusu Gıda Mühendisi Yeşim Tekin, tarihte tüm dünyada öncelikle ayrıcalıklı kesimlerin erişebildiği çikolatanın hızlı bir gelişim göstererek temel gıdalardan sonra en fazla tüketilen besin haline geldiğini söylüyor. Türkiye’de ise geleneksel çikolatanın git gide yaygınlaştığına vurgu yapan Tekin şu bilgileri veriyor:

“5000 yıldan uzun zamandır tüketildiği bilinen kakao, geçmişte yaşayan kavimlerce bilgeliğin ve gücün kaynağı olarak görülmüş. Çikolataya bilimsel adını veren İsveçli bir doğa bilimci “Tanrıların Yemeği”  anlamına gelen the obrama cacao ismini vermiş. Çikolatanın tarihine bakıldığında kültürlere göre değişim gösterdiğini ve belli kesimlerin erişebildiğini görüyoruz. Örneğin, Fransa ve İspanya’da ayrıcalıklı insanların tükettiği bir içecek, İngiltere’de ise politikacı ve entelektüellerin tükettiği bir içecek olmuş. Tarihi kaynaklarda, hem Avrupa’da hem de Osmanlı’da sadece saray ve saraya yakın seçkin kişilerce çikolatanın bilindiği, hatta krallar ve sefirlerin birbirine verdiği hediyeler arasında mutlaka çikolatanın da olduğu yer alır. Daha eskilere gidildiğinde 1600’lü yıllarda Amerika’da yerliler en iyi kakao üreticileriyken yeni kıtaya akın eden yabancıların çiçek hastalığını da beraberinde getirmesi sonucu hastalığın tedavisinde yine kakao çekirdeklerinden yapılan merhemlerin kullanıldığını, daha sonraları 1930’larda yine çikolatanın İsviçre’de çocuklar için ilaç olarak üretildiğini biliyoruz. Türkiye’de ise 1900’lü yılların başında çikolata üretimine başlandı. Cumhuriyet’le birlikte tanınmaya ve tüketilmeye başlanan çikolata kısa zamanda bayramlarımızın da vazgeçilmez ikram ve hediye ürünleri haline geldi. Ramazan ve Kurban Bayramı başta olmak üzere kültürümüzde önemli yer tutan özel günlerde de yüzyıllarca kullanılan lokum, pestil, akide şekeri gibi ürünlerin önüne geçerek bayramın temsili haline geldi. Geleneklerimizin önemli bir parçası haline gelen çikolata endüstriyel anlamda hızlı bir büyüme göstermesine rağmen bugün geleneksel çikolata öncelikli tercih haline geldi.”

Geleneksel çikolata üretimine de değinen Tekin, tamamen doğal ürünler ve geleneksel yöntemlerle üretilen çikolatanın yüksek kakao ve düşük şeker oranı yanında kuruyemiş, kuru meyve gibi doğal ürünlerle çeşitlendirildiğini ve kullanılan malzemelerin de yerinden temin edildiği bilgisini paylaşırken sağlıklı ve doğal ürünlerin de her geçen gün daha fazla tercih edildiğini söylüyor.

 

Devamını Oku

Yüsra Geyik: Leopar Desenli Bikiniyle Tatil Keyfi

Yüsra Geyik: Leopar Desenli Bikiniyle Tatil Keyfi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’nin sevilen oyuncularından Yüsra Geyik, Arka Sokaklar dizisinde canlandırdığı ‘Zeliha Çoban’ karakteriyle ekranlara adını yazdırmıştı. Şimdi ise Kanal D’nin fenomen dizisi Taş Kağıt Makas’ta ‘Rüya’ karakteriyle başarı ivmesini sürdürüyor. Genç yaşına rağmen gösterdiği olgun performansı ve karakterlere kattığı derinlikle dikkat çeken Geyik, oyunculuk kariyerindeki başarısını her geçen gün bir adım daha ileri taşıyor.

Özel Hayatında da Magazin Gündeminin Odağında

Başarılı kariyerinin yanı sıra özel hayatıyla da magazin basınının yakın ilgisini çeken Yüsra Geyik, sosyal medya hesaplarından paylaştığı içten ve doğal halleriyle de sevenlerinin takdirini kazanıyor. Tatil dönüşleri ve özel anlarını da takipçileriyle paylaşan Geyik, özellikle leopar desenli bikinisiyle çekilen fotoğraflarıyla adından söz ettiriyor.

yüsra geyik

Tatil Keyfini Leopar Desenli Bikinisiyle Çıkardı

Son olarak, ünlü oyuncunun son tatilinde leopar desenli bikinisiyle şezlongda güneşlenirken çekilen fotoğrafları sosyal medya hesaplarında büyük ilgi gördü. Denizin ve güneşin keyfini çıkaran Geyik’in paylaşımları, takipçilerinden binlerce beğeni ve yorum aldı. Özellikle “Yavaşla gişeler” notuyla yayınladığı gönderileri, hayranlarının ilgisini çekerken, yorumlarla da sosyal medyada gündem oldu.

yüsra geyik

Hayranlarından Tam Not: “Yüsra Geyik’in Tatil Stili Harika!”

Geyik’in tatildeki doğal ve samimi haline hayran kalan takipçileri, onun sadece oyunculuğuyla değil, özel hayatındaki enerjisiyle de ilham verdiğini belirtiyor. Ünlü oyuncunun hem profesyonel hem de özel hayatındaki başarısı, onu Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerinden biri haline getiriyor.

Devamını Oku

Ertuğrul Ocağı’ndan Vali Aygöl’e ziyaret

Ertuğrul Ocağı’ndan Vali Aygöl’e ziyaret
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bilecik’te başvuru evraklarını tamamlayan Ertuğrul Ocağı Derneği Kurucu üyeleri ilk ziyaretini Bilecik Valisi Şefik Aygöl’e gerçekleştirdi.

 Derneği kuruluş felsefesi, maziden atiye, yani geçmişten geleceğe bir köprü kurmak Ertuğrul Gazi ve Şeyh Edebali Hazretlerinin “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın” felsefesini günümüze taşımak, yaşamak ve yaşatmaktır diye ifade eden Ertuğrul Ocağı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Şişman “Bugün bir milad… Ertuğrul Ocağı Derneğimizin resmi başvurusunu yaptık, hayırlı olsun” dedi.

Başkan Şişman, derneğin kuruluş aşamasında dernek yönetimine destek çıkan Bilecik Valisi Şefik Aygöl’e teşekkür ederken, Ertuğrul Ocağı Derneği hakkında şu bilgileri verdi;

 “Bugün Ertuğrul Gazi Hz.lerinin Türbesinde, O’nun manevi huzurunda hep beraber dua ederek yola çıkıyoruz. Rabbim ecdad yadigarı bu topraklara ve bu topraklarda yaşayan bütün insanlarımıza hizmet etmeyi ve hizmetkar olabilmeyi nasip etsin.

Osmanlı Cihan Devleti’nin kurulduğu bu toprakların önemini, kadim medeniyetimizin tohumlarının atılıp filizlendiği ve üç kıtada yaşayan insanları kucakladığı, hiçbir din, dil ve ırk ayrımı yapmadan insanlara adaleti getirdiğini, gelecek nesillerimize konferanslar ve seminerler düzenleyerek anlatmak derneğimizin en önemli hedeflerindendir.

Ertuğrul Ocağı’nı Beylikten Devlete taşıyan ve O’nun cihanşümul bir devlet olma hayalinin mayalandığı bu toprakların, memleket sevdalısı, devlete sadakat esasına gönülden inanmış gençlerini milli ve manevi değerlerle mücehhez bir şekilde dünya ile yarışan bireyler olarak destekleyecek her türlü faaliyeti yürütmek, bu bağlamdaki projelere destek olmak ve kaynakları harekete geçirmek Ertuğrul Gazi Ocağı Derneği’mizin temel amaçlarındandır.”

 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Sponsorlar Malatya rent a car - Boşanma Avukatı - Promosyon şemsiye - Lepidolite Healing Properties - Backlink paketleri - Dudakların dolgun gözükmesi - Reytingler