20 Eylül 2026 Pazar
‘MAHPERİ HUNAT HATUN (DESTİNA), HÜRREM VE KÖSEM SULTAN’IN KARIŞIMIDIR’
Milli Savunma Üniversitesi Rektörü ve ünlü tarihçi Prof. Dr. Erhan Afyoncu, atv ekranlarında yayınlanan Bozdağ Film imzalı iddialı yapım ‘Aşk ve Taht’ dizisini değerlendirdi. Selçuklu Devleti’nin en görkemli dönemini, taht mücadelelerini ve dönemin en güçlü kadın figürü Mahperi Hunat Hatun’un (Evlenmeden önceki adıyla Destina) hikayesini ekrana taşıyan dizinin Türk televizyon tarihinde bir ‘ilk’ olduğuna dikkat çeken Afyoncu, projenin tarihi önemine ve yapım kalitesine vurgu yaptı.
‘MAHPERİ HUNAT HATUN (DESTİNA), HÜRREM VE KÖSEM SULTAN’IN BİR KARIŞIMIDIR’
Dizide, Kalonoros Prensesi Destina iken Selçuklu sarayına giren ve zamanla devletin kaderine yön veren en güçlü kadın figürüne dönüşen Mahperi Hunat Hatun’un hikayesi büyük bir yer tutuyor.
Siyasi bir evlilik olarak başlayan ancak zamanla devasa bir aşka dönüşen bu yolculuğun başkahramanı için çarpıcı bir benzetme yapan Prof. Dr. Erhan Afyoncu:
‘O, döneminin en önemli ve güçlü kadın karakteridir. Birçok siyasi organizasyonun ve devlet aklının tam merkezindedir. Mahperi Hunat Hatun, aslında Osmanlı dönemindeki Kösem Sultan ve Hürrem Sultan karakterinin bir karışımıdır. Oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in tahta çıkmasında uzun süre rol oynamış, devlette son derece etkili bir aktör haline gelmiştir’ dedi.
ANADOLU SELÇUKLULARI’NIN ALTIN ÇAĞI VE SULTAN ALAADDİN KEYKUBAT
Dizinin ana eksenini oluşturan Sultan Alaeddin Keykubat döneminin Selçuklular için askeri, ekonomik ve kültürel açıdan en parlak dönem (Osmanlı’daki Kanuni Sultan Süleyman dönemi gibi) olduğunu belirten Afyoncu, devletin bu dönemde denizlere ulaştığını, donanmanın güçlendiğini, zenginlik ve ihtişamın zirveye çıktığını vurguladı. Sultan Alaeddin’in çetin iktidar mücadelelerinden galip çıkarak Selçuklu tahtına oturmasının, tarihin en ilginç ve güçlü liderlik hikayelerinden biri olduğunu belirtti.
‘BUGÜNKÜ DEVLETİMİZİN ANADOLU’DAKİ BAŞLANGICI BU DEVLETTİR’
Seyircinin ‘Aşk ve Taht’ı neden izlemesi gerektiğine dair önemli mesajlar veren Prof. Dr. Afyoncu, Anadolu Selçuklularının günümüz Türkiye’sinin temeli olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
‘Bizim bugünkü devletimizin Anadolu’daki başlangıcı Anadolu Selçuklularıdır. Bu devlet gelişerek Osmanlı olmuş, ardından Türkiye Cumhuriyeti olmuştur. Aynı zamanda bugünkü bizlerin dedelerinin, Oğuzların ve Kıpçakların Anadolu’ya gelmeye devam ettikleri ve devletleştikleri muazzam bir harmanlanma dönemidir.’
Görkemli dünyası, dev prodüksiyonu ve sürükleyici hikâyesiyle ‘Aşk ve Taht’, her Çarşamba akşamı saat 20.00’de atv’de!
“KIRLAR TURNESİ”NİN İKİNCİ DEV KONSERİNDE “SİHİRLİ ORMAN”I ANKARA’YA TAŞIDI!
“SİHİRLİ ORMAN”IN PERİ KIZI ALEYNA TİLKİ, ANKARA’YA KONDU!
DEV YUMURTADAN ÇIKARAK SAHNEDE YENİDEN DOĞDU!
Aleyna Tilki, kariyerinin 10. yılına özel hazırladığı “Kırlar Turnesi”nin ikinci dev konserini Ankara ODTÜ M.D. Vişnelik’te gerçekleştirdi.
Haftalar öncesinden kapalı gişe olan konsere büyük ilgi gösterildi. Binlerce müzikseverin aynı anda konser alanına yönelmesiyle giriş noktalarında yoğunluk, çevre yollarında ise uzun araç kuyrukları oluştu.
Volkswagen Arena’daki görkemli açılışıyla büyük ses getiren turnenin “Sihirli Orman” temalı sahnesi, bu kez Ankara’ya taşındı. Beş TIR dolusu malzemeyle kurulan dev prodüksiyon; etkileyici dekoru, güçlü görsel şovları ve özel performanslarıyla Ankaralı müzikseverlerden tam not aldı.
“Kırlar” hikâyesi; fikir aşamasından bugüne kadar sahne alan tüm sanatçılar ve ekipleri, dansçılar, müzisyenler, yaratıcı kadro ile prodüksiyon ve teknik ekipler dâhil olmak üzere yaklaşık 1.000 kişinin emeğiyle hayata geçirildi.
DEV YUMURTADAN ÇIKARAK SAHNEDE YENİDEN DOĞDU
“Sihirli Orman’da Yeniden Doğuş” temasıyla hazırlanan gösterinin açılışında Aleyna Tilki, dev bir yumurtanın içinden çıkarak sahnede yeniden doğdu. “Kırlar”ın büyülü dünyasını Ankara’da da yaşatan sanatçı, yüksek sahne enerjisi ve güçlü yorumuyla gecenin peri kızına dönüştü.
Konser boyunca iki farklı kostümle sahneye çıkan Aleyna Tilki, her iki görünümüyle de “Sihirli Orman” konseptinin büyülü atmosferini tamamladı. Tilki’nin kostümleri ve görkemli sahne şovu izleyicilerden büyük beğeni topladı.
BÜYÜK EV ABLUKADA, SOFT ANALOG VE BADE DE SAHNE ALDI
Gecede Aleyna Tilki’nin yanı sıra Büyük Ev Ablukada, Soft Analog ve Bade de sahne aldı. Sanatçıların performansları Ankaralı müzikseverlerden büyük ilgi görürken, konser alanında müzik dolu saatler yaşandı.

“CEVİZ AĞACI”NI TEZAHÜRATLAR EŞLİĞİNDE SÖYLEDİ
Aleyna Tilki, konser repertuvarında Cem Karaca’nın unutulmaz eseri “Ceviz Ağacı”na da yer verdi. Sanatçının binlerce Ankaralının alkışları ve tezahüratları eşliğinde seslendirdiği şarkı, gecenin en etkileyici anlarından biri oldu.
Konser alanını hınca hınç dolduran binlerce Ankaralı, Aleyna Tilki’nin sahnedeki yeniden doğuşuna tanıklık etti. Sevilen şarkılarını hayranlarıyla hep bir ağızdan söyleyen Tilki, görkemli performansı ve bitmeyen enerjisiyle gece boyunca büyük alkış aldı.
ALEYNA TİLKİ – SAHNE ÖNCESİ RÖPORTAJ
— Aleyna, “Sihirli Orman” konseptiyle ikinci konserinizi veriyorsunuz ve sahneye dev bir yumurtanın içinden çıkarak geliyorsunuz. Yumurtanın içindeyken ve sahneye çıkarken kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Aslında orada bir doğuşu anlatıyoruz. “Kırlar”, kariyerimde yeniden doğuşu temsil ettiği için konserin bu şekilde başlaması benim için çok anlamlı. Daha birçok anlamı var ancak turnemiz çok uzun. Bu nedenle her birini turnenin farklı duraklarında yavaş yavaş anlatacağız.
Aslında çok fazla anlatmaya da gerek yok. Sağ olsun, beni izleyen ve konserlerimizi kapalı gişe yapan seyircim bütün bu anlamları kalbinde hissediyor.
Çok heyecanlıyım. Biliyorsunuz, organizasyonun her aşamasına ben de dâhilim. Bu konseri bir ortağımla gerçekleştiriyoruz ama kendi organizasyonumu kendim yapıyorum. Bu hiç kolay değil ve ciddi bir tecrübe gerektiriyor.
Hem sahnede star olmak hem de konukları ağırlamak kolay bir şey değil. Bugün Büyük Ev Ablukada, Soft Analog ve Bade de bizimle. Gerçekten paha biçilemez derecede güzel ve çok keyifli.
Her şey benim için çok anlamlı. Mesele yalnızca sahnede olmak değil; ömür boyu sahneye devam edebileceğimi görmek, bu gücü hissetmek ve yanımda çok değerli sanatçı dostlarımın bulunması inanılmaz bir duygu.
Sahnede peri kanatları takıyorum. Bu da aslında uçmakla ilgili. Biliyorsunuz, sürreal şeyleri çok seviyorum. Orada, “Hayal ettiğiniz her şey olabilirsiniz” düşüncesini anlatıyoruz.
Uçabilir, bir peri olabilir veya istediğiniz her şeye dönüşebilirsiniz. Tıpkı çocukluğunuzda olduğu gibi… Çocukken ne isterseniz olabiliyor, bir süper kahramana dönüşüp koltuktan koltuğa atlayabiliyordunuz. Bu duygu büyüyünce de devam edebilir. Aynı hissi yaşamayı sürdürebiliriz. Aslında “Uçabiliriz” demek istiyorum.
— Dışarıda çok yoğun bir kalabalık var. Konseriniz haftalar öncesinden kapalı gişe oldu. Gösterilen bu büyük ilgi hakkında ne düşünüyorsunuz? Bir sonraki konser programınızı da öğrenebilir miyiz?
Turnemizin devamını yakın zamanda açıklayacağım. Gerçekten bu kadar yoğun ilgi görmek beni çok gururlandırıyor.
Seyircim kadar, sahnede yanımda olan sanatçıların da bu kadar fazla olması ve bana böylesine güzel destek vermeleri ayrıca mutlu ediyor. İyi ki varlar, iyi ki “Kırlar”ın dünyasını hissediyorlar ve iyi ki on yıldır yanımdalar.
Aynı duyguları hissediyoruz; aynı yerde birlikte ağlıyor, birlikte gülüyor ve dans ediyoruz. Onları çok seviyorum.
Arkadaş arıyorum! Bugün seyirciye biraz da alıcı gözüyle bakacağım ve birkaç kişi daha seçeceğim. Şimdiden oldukça fazla arkadaşım oldu.
Bir tweet attıktan sonra bir arkadaş seçeceğimi söylemiştim. İnanılmaz derecede güzel insanlar yazıyor. Hepsi çok samimi. Henüz cevap veremediklerime de tüm samimiyetimle teşekkür ediyorum.
Dünyada mükemmel insanlar var. Sokağa rahatça çıkamadığım ve kalabalığın başıma toplanacağını düşündüğüm için dışarıdaki dünyayı çok fazla tanımıyor gibi hissediyordum. Fakat gelen mesajları görünce o dünyayı tanıyor ve insanları hissediyorum. Ben de aynı samimiyetle onların arkadaşı olmayı çok isterdim.
— Size mesaj gönderen kişilerle ayrıca buluşmayı düşünüyor musunuz? Dediğiniz gibi çok sayıda mesaj aldınız.
Hepsine teker teker zaman ayırmak istiyorum. Özellikle tanıdığım ve “Tamam, bu kişiye güveniyorum” dediğim insanlarla ayrı ayrı buluşmak isterim.
Çünkü şarkı yazarken sosyalleşmek ve yeni insanlar tanımak çok önemli. Ünlü biri olarak bunu gerçekleştirmek benim için çok kolay değil. Bu yüzden böyle bir yöntem bulduk.
Buluştuğumuzda onlarla gerçek bir arkadaş gibi olmak, dünyalarını görmek ve onları tanımak çok isterim. Daha önce Türkiye’de öğrenci evlerinde de kalmıştım. İnsanları seyretmeyi, duygularını gözlemlemeyi ve onlarla empati kurmayı çok seviyorum.
— Az önce söylediklerinizden yola çıkarak soruyorum: Kalabalıklardan biraz korkuyor musunuz?
Hayır, kalabalığı çok seviyorum. Yalnızca sokakta rahatça yürüyemiyorum. Kontrollü kalabalıkları seviyorum.
— Turne İstanbul konseriyle başladı. Şimdi sizinle birlikte beş TIR dolaşıyor ve “Sihirli Orman”ı farklı şehirlere taşıyorsunuz. Bu büyük organizasyonun lojistiği nasıl gerçekleşiyor?
“Kırlar” hikâyesinin başlangıcından bugüne uzanan tüm süreçte, sahne alan sanatçılar ve ekipleriyle birlikte yaklaşık bin kişi çalıştı. Hepsinin kalbine sağlık.
En küçük işten en büyüğüne kadar her ayrıntı büyük emek ve uğraş gerektiriyor. Eğer bizi izliyorlarsa hepsine buradan teşekkür etmek istiyorum. Sahnede de teşekkür edeceğim ama buradan da çok büyük bir teşekkür gönderiyorum.
Bu gerçekten çok büyük bir organizasyon. Türkiye’de benzeri çok az görülmüş bir iş ve bunu başarıyorlar. İyi ki varlar.
— Zaman zaman saç renginizi değiştiriyorsunuz ve her değişikliğinizde gündem oluyorsunuz. Saç renginizi yeniden değiştirmeyi düşünüyor musunuz?
Düşünüyorum. Kızıl saçlarımı çok sevmiştim. Turne için yeniden sarıya döndüm ama galiba tekrar kızıla döneceğim.
— Selda Bağcan ile yeniden bir araya gelmeyi veya birlikte bir çalışma yapmayı düşünür müsünüz?
Biliyorsunuz, Selda Bağcan’la iki kez birlikte sahneye çıktık. Kendisi benim sahneme konuk oldu, ben de onun sahnesine konuk oldum.
Selda Bağcan’ı kelimelerle anlatamam. Yaşayışıyla, insanlığıyla, sesiyle ve varoluşuyla bence kelimelerin ötesinde bir kadın.
Onunla her şeyi yapmak isterim. Sohbet etmek, şarkı söylemek isterim. Onunla yapabileceğim her şey bana iyi gelir. Yalnızca onu dinlemek bile benim için çok özel.
“KIRLAR TURNESİ”NİN İKİNCİ DEV KONSERİNDE “SİHİRLİ ORMAN”I ANKARA’YA TAŞIDI!
“SİHİRLİ ORMAN”IN PERİ KIZI ALEYNA TİLKİ, ANKARA’YA KONDU!
DEV YUMURTADAN ÇIKARAK SAHNEDE YENİDEN DOĞDU!
Aleyna Tilki, kariyerinin 10. yılına özel hazırladığı “Kırlar Turnesi”nin ikinci dev konserini Ankara ODTÜ M.D. Vişnelik’te gerçekleştirdi.
Haftalar öncesinden kapalı gişe olan konsere büyük ilgi gösterildi. Binlerce müzikseverin aynı anda konser alanına yönelmesiyle giriş noktalarında yoğunluk, çevre yollarında ise uzun araç kuyrukları oluştu.
Volkswagen Arena’daki görkemli açılışıyla büyük ses getiren turnenin “Sihirli Orman” temalı sahnesi, bu kez Ankara’ya taşındı. Beş TIR dolusu malzemeyle kurulan dev prodüksiyon; etkileyici dekoru, güçlü görsel şovları ve özel performanslarıyla Ankaralı müzikseverlerden tam not aldı.
“Kırlar” hikâyesi; fikir aşamasından bugüne kadar sahne alan tüm sanatçılar ve ekipleri, dansçılar, müzisyenler, yaratıcı kadro ile prodüksiyon ve teknik ekipler dâhil olmak üzere yaklaşık 1.000 kişinin emeğiyle hayata geçirildi.
DEV YUMURTADAN ÇIKARAK SAHNEDE YENİDEN DOĞDU
“Sihirli Orman’da Yeniden Doğuş” temasıyla hazırlanan gösterinin açılışında Aleyna Tilki, dev bir yumurtanın içinden çıkarak sahnede yeniden doğdu. “Kırlar”ın büyülü dünyasını Ankara’da da yaşatan sanatçı, yüksek sahne enerjisi ve güçlü yorumuyla gecenin peri kızına dönüştü.
Konser boyunca iki farklı kostümle sahneye çıkan Aleyna Tilki, her iki görünümüyle de “Sihirli Orman” konseptinin büyülü atmosferini tamamladı. Tilki’nin kostümleri ve görkemli sahne şovu izleyicilerden büyük beğeni topladı.
BÜYÜK EV ABLUKADA, SOFT ANALOG VE BADE DE SAHNE ALDI
Gecede Aleyna Tilki’nin yanı sıra Büyük Ev Ablukada, Soft Analog ve Bade de sahne aldı. Sanatçıların performansları Ankaralı müzikseverlerden büyük ilgi görürken, konser alanında müzik dolu saatler yaşandı.

“CEVİZ AĞACI”NI TEZAHÜRATLAR EŞLİĞİNDE SÖYLEDİ
Aleyna Tilki, konser repertuvarında Cem Karaca’nın unutulmaz eseri “Ceviz Ağacı”na da yer verdi. Sanatçının binlerce Ankaralının alkışları ve tezahüratları eşliğinde seslendirdiği şarkı, gecenin en etkileyici anlarından biri oldu.
Konser alanını hınca hınç dolduran binlerce Ankaralı, Aleyna Tilki’nin sahnedeki yeniden doğuşuna tanıklık etti. Sevilen şarkılarını hayranlarıyla hep bir ağızdan söyleyen Tilki, görkemli performansı ve bitmeyen enerjisiyle gece boyunca büyük alkış aldı.
ALEYNA TİLKİ – SAHNE ÖNCESİ RÖPORTAJ
— Aleyna, “Sihirli Orman” konseptiyle ikinci konserinizi veriyorsunuz ve sahneye dev bir yumurtanın içinden çıkarak geliyorsunuz. Yumurtanın içindeyken ve sahneye çıkarken kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Aslında orada bir doğuşu anlatıyoruz. “Kırlar”, kariyerimde yeniden doğuşu temsil ettiği için konserin bu şekilde başlaması benim için çok anlamlı. Daha birçok anlamı var ancak turnemiz çok uzun. Bu nedenle her birini turnenin farklı duraklarında yavaş yavaş anlatacağız.
Aslında çok fazla anlatmaya da gerek yok. Sağ olsun, beni izleyen ve konserlerimizi kapalı gişe yapan seyircim bütün bu anlamları kalbinde hissediyor.
Çok heyecanlıyım. Biliyorsunuz, organizasyonun her aşamasına ben de dâhilim. Bu konseri bir ortağımla gerçekleştiriyoruz ama kendi organizasyonumu kendim yapıyorum. Bu hiç kolay değil ve ciddi bir tecrübe gerektiriyor.
Hem sahnede star olmak hem de konukları ağırlamak kolay bir şey değil. Bugün Büyük Ev Ablukada, Soft Analog ve Bade de bizimle. Gerçekten paha biçilemez derecede güzel ve çok keyifli.
Her şey benim için çok anlamlı. Mesele yalnızca sahnede olmak değil; ömür boyu sahneye devam edebileceğimi görmek, bu gücü hissetmek ve yanımda çok değerli sanatçı dostlarımın bulunması inanılmaz bir duygu.
Sahnede peri kanatları takıyorum. Bu da aslında uçmakla ilgili. Biliyorsunuz, sürreal şeyleri çok seviyorum. Orada, “Hayal ettiğiniz her şey olabilirsiniz” düşüncesini anlatıyoruz.
Uçabilir, bir peri olabilir veya istediğiniz her şeye dönüşebilirsiniz. Tıpkı çocukluğunuzda olduğu gibi… Çocukken ne isterseniz olabiliyor, bir süper kahramana dönüşüp koltuktan koltuğa atlayabiliyordunuz. Bu duygu büyüyünce de devam edebilir. Aynı hissi yaşamayı sürdürebiliriz. Aslında “Uçabiliriz” demek istiyorum.
— Dışarıda çok yoğun bir kalabalık var. Konseriniz haftalar öncesinden kapalı gişe oldu. Gösterilen bu büyük ilgi hakkında ne düşünüyorsunuz? Bir sonraki konser programınızı da öğrenebilir miyiz?
Turnemizin devamını yakın zamanda açıklayacağım. Gerçekten bu kadar yoğun ilgi görmek beni çok gururlandırıyor.
Seyircim kadar, sahnede yanımda olan sanatçıların da bu kadar fazla olması ve bana böylesine güzel destek vermeleri ayrıca mutlu ediyor. İyi ki varlar, iyi ki “Kırlar”ın dünyasını hissediyorlar ve iyi ki on yıldır yanımdalar.
Aynı duyguları hissediyoruz; aynı yerde birlikte ağlıyor, birlikte gülüyor ve dans ediyoruz. Onları çok seviyorum.
Arkadaş arıyorum! Bugün seyirciye biraz da alıcı gözüyle bakacağım ve birkaç kişi daha seçeceğim. Şimdiden oldukça fazla arkadaşım oldu.
Bir tweet attıktan sonra bir arkadaş seçeceğimi söylemiştim. İnanılmaz derecede güzel insanlar yazıyor. Hepsi çok samimi. Henüz cevap veremediklerime de tüm samimiyetimle teşekkür ediyorum.
Dünyada mükemmel insanlar var. Sokağa rahatça çıkamadığım ve kalabalığın başıma toplanacağını düşündüğüm için dışarıdaki dünyayı çok fazla tanımıyor gibi hissediyordum. Fakat gelen mesajları görünce o dünyayı tanıyor ve insanları hissediyorum. Ben de aynı samimiyetle onların arkadaşı olmayı çok isterdim.
— Size mesaj gönderen kişilerle ayrıca buluşmayı düşünüyor musunuz? Dediğiniz gibi çok sayıda mesaj aldınız.
Hepsine teker teker zaman ayırmak istiyorum. Özellikle tanıdığım ve “Tamam, bu kişiye güveniyorum” dediğim insanlarla ayrı ayrı buluşmak isterim.
Çünkü şarkı yazarken sosyalleşmek ve yeni insanlar tanımak çok önemli. Ünlü biri olarak bunu gerçekleştirmek benim için çok kolay değil. Bu yüzden böyle bir yöntem bulduk.
Buluştuğumuzda onlarla gerçek bir arkadaş gibi olmak, dünyalarını görmek ve onları tanımak çok isterim. Daha önce Türkiye’de öğrenci evlerinde de kalmıştım. İnsanları seyretmeyi, duygularını gözlemlemeyi ve onlarla empati kurmayı çok seviyorum.
— Az önce söylediklerinizden yola çıkarak soruyorum: Kalabalıklardan biraz korkuyor musunuz?
Hayır, kalabalığı çok seviyorum. Yalnızca sokakta rahatça yürüyemiyorum. Kontrollü kalabalıkları seviyorum.
— Turne İstanbul konseriyle başladı. Şimdi sizinle birlikte beş TIR dolaşıyor ve “Sihirli Orman”ı farklı şehirlere taşıyorsunuz. Bu büyük organizasyonun lojistiği nasıl gerçekleşiyor?
“Kırlar” hikâyesinin başlangıcından bugüne uzanan tüm süreçte, sahne alan sanatçılar ve ekipleriyle birlikte yaklaşık bin kişi çalıştı. Hepsinin kalbine sağlık.
En küçük işten en büyüğüne kadar her ayrıntı büyük emek ve uğraş gerektiriyor. Eğer bizi izliyorlarsa hepsine buradan teşekkür etmek istiyorum. Sahnede de teşekkür edeceğim ama buradan da çok büyük bir teşekkür gönderiyorum.
Bu gerçekten çok büyük bir organizasyon. Türkiye’de benzeri çok az görülmüş bir iş ve bunu başarıyorlar. İyi ki varlar.
— Zaman zaman saç renginizi değiştiriyorsunuz ve her değişikliğinizde gündem oluyorsunuz. Saç renginizi yeniden değiştirmeyi düşünüyor musunuz?
Düşünüyorum. Kızıl saçlarımı çok sevmiştim. Turne için yeniden sarıya döndüm ama galiba tekrar kızıla döneceğim.
— Selda Bağcan ile yeniden bir araya gelmeyi veya birlikte bir çalışma yapmayı düşünür müsünüz?
Biliyorsunuz, Selda Bağcan’la iki kez birlikte sahneye çıktık. Kendisi benim sahneme konuk oldu, ben de onun sahnesine konuk oldum.
Selda Bağcan’ı kelimelerle anlatamam. Yaşayışıyla, insanlığıyla, sesiyle ve varoluşuyla bence kelimelerin ötesinde bir kadın.
Onunla her şeyi yapmak isterim. Sohbet etmek, şarkı söylemek isterim. Onunla yapabileceğim her şey bana iyi gelir. Yalnızca onu dinlemek bile benim için çok özel.
‘ŞİMDİ DAHA YAKINIZ!’
‘TEŞKİLAT’ 7. SEZONUYLA 20 EYLÜL PAZAR TRT 1’DE!
TRT 1’in altı sezondur yüksek temposu, nefes kesen operasyonları ve güçlü hikâyesiyle büyük beğeniyle izlenen dizisi ‘Teşkilat’, yedinci sezonuyla ekranlara dönmeye hazırlanıyor.
‘Teşkilat’ın merakla beklenen yedinci sezonundan ilk tanıtım yayınlandı. Tolga Sarıtaş, Yunus Emre Yıldırımer, Buçe Buse Kahraman, Murat Han, Melisa Akman ve Serdar Yeğin’in yer aldığı güçlü oyuncu kadrosunu yeni isimlerle zenginleştiren dizi, 20 Eylül Pazar akşamı TRT 1’de izleyici karşısına çıkacak.
YENİ İSİMLER İLK KEZ İZLEYİCİ KARŞISINDA!
Bensu Soral, Selim Bayraktar, Ali Seçkiner Alıcı, Duygu Sarışın, Savaş Özdemir, Damla Colbay, Gökberk Demirci, Ahmet Yıldırım, Ayşen Gürler, Ferhan Vural ve Uğur Yücel’in dahil olduğu yedinci sezondan yayınlanan ilk tanıtımda, kadroya katılan oyuncular canlandıracakları karakterlerle ilk kez izleyici karşısına çıktı.
Karargahtan sahaya uzanan operasyon görüntülerinin peş peşe yer aldığı tanıtım, Teşkilat ekibini bekleyen büyük mücadelenin de ilk ipuçlarını verdi. Ülkeleri için görev yapan Teşkilat mensupları, bu sezon da zorlu operasyonlarda mücadele edecek
‘Teşkilat’, 20 Eylül Pazar akşamı yedinci sezonuna TRT 1’de başlıyor!
İbrahim Gök: “Ahilik, Ticarette Hukuktan Önce Vicdanı Harekete Geçiren Bir Medeniyet Anlayışıdır”
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Hukuk İşleri Başkanı Av. İbrahim Gök, 39. Ahilik Haftası dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, ticari hayatın yalnızca kanunlarla değil güven, verilen söze bağlılık ve hakkaniyet ilkeleriyle güçleneceğini belirtti.
Ticarette ortaya çıkan her anlaşmazlığın mahkeme kapısına taşınmadığı bir toplum düzeninin temelinde güçlü bir ahlak anlayışı bulunduğunu ifade eden Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Hukuk İşleri Başkanı Av. İbrahim Gök, Ahilik kültürünün bu yönüyle günümüz ticaret hayatına önemli ilkeler sunduğunu söyledi.
VERİLEN SÖZ DE BİR TİCARİ TEMİNATTIR
Meslek hayatını uzun yıllardır hukuk alanında sürdüren Gök, Ahilik anlayışında esnafın yalnızca yazılı kurallarla değil, vicdani sorumlulukla da bağlı olduğunu belirterek, “Bir malı zamanında teslim etmek, borcunu vadesinde ödemek, kusurlu ürünü müşteriden gizlememek ve yapılan anlaşmaya sadık kalmak ticari güvenin temelidir. Kanun elbette hakkı korur ancak asıl olan insanların birbirinin hakkını mahkemeye ihtiyaç duymadan gözetmesidir.” dedi.
Gök, güven ortamının zayıflamasının ticari ilişkileri de doğrudan etkilediğine dikkat çekerek, esnafın, üreticinin ve girişimcinin geleceğini öngörebildiği bir ekonomik yapının güçlü hukuk düzeniyle desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
“HAK YEMEMEK AHİLİĞİN EN GÜÇLÜ HUKUKUDUR”
Ahilik kültürünün yüzyıllar öncesinden ticarette hak ve sorumluluk dengesini ortaya koyduğunu vurgulayan Gök, “Bugün ayrıntılı mevzuatımız, sözleşmelerimiz ve yaptırımlarımız var. Fakat hiçbir düzenleme dürüstlüğün yerini tek başına dolduramaz. Ahilik bize, kişinin yapabilecek durumda olduğu için değil, hakkı olmadığı için haksız kazançtan uzak durmasını öğretir.” ifadelerini kullandı.
Av. İbrahim Gök, “Ticari hayatımızda güveni yeniden güçlendirmek istiyorsak hukukun üstünlüğü ile iş ahlakını birlikte yaşatmalıyız. Borçlunun da alacaklının da, esnafın da tüketicinin de hakkının korunduğu bir düzen toplumsal huzurun temelidir. Bu anlayışla emeğini helal kazanca dönüştüren esnaf ve sanatkârlarımızın Ahilik Haftası’nı kutluyorum.” dedi.