Haber Şafak

Haber Şafak

10 Ağustos 2026 Pazartesi

Türkiye ekonomisinin 2025 karnesi: Büyüme sürdü, sanayi son 30 yılın dibine indi

Türkiye ekonomisinin 2025 karnesi: Büyüme sürdü, sanayi son 30 yılın dibine indi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İLKE Vakfı’ndan 20 başlıkta “İktisat İzleme Raporu 2025: Sürdürülebilir Büyüme ve Kalkınma”

İLKE Vakfı İslam İktisadı Araştırma Merkezi (İKAM), Türkiye ekonomisinin 2025 fotoğrafını 19 akademisyenin kaleminden 20 başlıkta çeken İktisat İzleme Raporu 2025’i yayımladı. Rapora göre Türkiye sıkı para politikasına rağmen %3,6 büyüdü ve kişi başına gelir 18 bin doları aşarak orta gelir tuzağını geride bıraktı; ancak büyümenin yükünü inşaat ve hizmetler taşırken sanayinin milli gelirdeki payı %18,1 ile son 30 yılın en düşük seviyesine geriledi. Raporun tarihi bulgusu ise enerjiden geldi: Güneş enerjisi, kurulu güçte ilk kez doğal gazı geçti.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2025 yılını 63 trilyon TL’lik (1 trilyon 596 milyar dolar) milli gelirle kapatan Türkiye ekonomisi, enflasyonla mücadele için uygulanan daraltıcı politikalara rağmen büyümesini korudu. Ancak İLKE Vakfı’nın beşinci kez yayımladığı İktisat İzleme Raporu, bu büyümenin kompozisyonuna dikkat çekiyor: Deprem sonrası yeniden imarın sürüklediği inşaat sektörü %10,8, bilgi ve iletişim %8 büyürken; iklim krizi ve 65 ilde etkili olan zirai donun vurduğu tarım %8,8 daraldı. Rapor, Türkiye ekonomisinin “üretim merkezli bir yapıdan hizmet ve inşaat temelli bir modele evrildiğini” tespit ediyor ve bu tercihi sürdürülebilir büyümenin önündeki temel yapısal risk olarak tanımlıyor.

Bu yıl “Sürdürülebilir Büyüme ve Kalkınma” temasıyla hazırlanan rapor; makroekonomik dengelerden gelir dağılımına, tarımdan enerjiye, işgücü piyasasından startup ekonomisine ve küresel karşılaştırmalara uzanan 20 bölümüyle Türkiye ekonomisini yalnızca büyüme rakamları üzerinden değil; çevresel sürdürülebilirlik, sosyal adalet ve kurumsal dayanıklılık boyutlarıyla birlikte değerlendiriyor.

“Sürdürülebilirlik artık makroekonomik istikrarın temel belirleyicisi”

Raporun takdim yazısında İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ahmet Sait Öner, geleneksel büyüme modellerinin yapısal sınırlarına işaret ederek şu değerlendirmeyi yapıyor: “Sürdürülebilirlik, yalnızca çevresel bir hassasiyet alanı olmanın ötesine geçerek makroekonomik istikrarın, finansal sistemlerin ve toplumsal refahın temel belirleyicilerinden biri haline gelmektedir.”

Editörlüğünü Doç. Dr. Erhan Akkaş’ın üstlendiği raporda; enflasyonun düşürülmesinden yeşil dönüşüme, gelir dağılımındaki bozulmadan Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) Türkiye ihracatına etkilerine kadar geniş bir alanda politika önerileri sıralanıyor.

Tarihi eşik: Güneş, doğal gazı geçti

Raporun en çarpıcı bulgularından biri enerji sektöründen geliyor. 2025 sonu itibarıyla güneş enerjisi 25.109 MW kurulu güce ulaşarak doğal gazı (24.232 MW) ilk kez kalıcı biçimde geride bıraktı. 2015’te payı yalnızca %0,3 olan güneş enerjisi, bugün toplam kurulu gücün %20,5’ini oluşturuyor; yenilenebilir kaynakların toplam içindeki payı ise %62,4’e yükseldi. Türkiye aynı yıl elektrik ihracatını iki katına çıkarıp ithalatını %67 azaltarak net elektrik ihracatçısı konumuna geldi.

Ancak rapor bu tabloya kritik bir şerh düşüyor: Ham petrol ithalatının yaklaşık yarısının Rusya’dan karşılanması, Türkiye’nin “çift hızlı bir enerji geçişi” yaşadığını gösteriyor. Elektrikte yenilenebilir dönüşüm hızlanırken fosil yakıt bağımlılığı yapısal bir kırılganlık olarak sürüyor.

Enflasyon düştü ama fatura eğitime ve kiraya kesildi

Yıllık ortalama enflasyon 2024’teki %58,5 seviyesinden %34,8’e gerilerken, dezenflasyonun topluma eşit yansımadığı görülüyor. Eğitim grubunda yıllık enflasyon %66’yı aştı; 2019 sonundan bu yana genel fiyatlar 8 kat artarken üniversite ücretleri 15,1 kat yükseldi. Konut grubundaki %49’luk artış ve genel enflasyonun 13 puan üzerinde seyreden %44’lük hizmet enflasyonu, dar gelirli haneler üzerindeki baskının sürdüğünü ortaya koyuyor.

Gelir dağılımı tarafında tablo daha da netleşiyor: Türkiye’nin Gini katsayısı 0,41’e yükseldi; en zengin %20’lik kesim milli gelirin %48’ini alırken en yoksul %20’nin payı %6,5’te kaldı. OECD ülkeleri arasında Türkiye’den daha bozuk gelir dağılımına sahip yalnızca iki ülke bulunuyor. Rapor, yaklaşık 11 milyon yurttaşın yoksulluk sınırının altında yaşadığına ve orta sınıfın zayıfladığına dikkat çekiyor.

Rekor ihracat, rekor kapanış

2025, Türkiye ekonomisinde rekorların ve kırılganlıkların iç içe geçtiği bir yıl oldu. Mal ihracatı 273,4 milyar dolarla, turizm gelirleri 65,2 milyar dolarla tarihi zirveye ulaştı; otomotiv sektörü 41,5 milyar dolarlık ihracatıyla liderliğini korudu ve satılan her iki otomobilden biri hibrit ya da elektrikli oldu. Buna karşılık dış ticaret açığı 92 milyar dolara, cari açık beklentilerin üzerinde 25,2 milyar dolara çıktı.

Reel sektörde ise alarm zilleri çalıyor: 2025’te 34.546 şirket kapanarak dönem rekoru kırıldı; kurulan şirket başına kapanış oranı beş yılda ikiye katlandı. Şirketlerin aktif kârlılığı yılın ilk yarısında negatife dönerken, kamu tarafında faiz giderleri %61,7 artışla 2 trilyon TL eşiğini aşarak bütçenin en hızlı büyüyen kalemi oldu.

Dikkat çeken veriler

Türkiye ekonomisi 2025’te %3,6 büyüdü; kişi başına GSYH 18.040 dolara ulaştı. Sanayinin milli gelirdeki payı %18,1 ile son 30 yılın en düşük seviyesine geriledi; imalat PMI yıl boyunca 50’nin altında kaldı. Güneş enerjisi 25.109 MW kurulu güçle ilk kez doğal gazı geçti; yenilenebilirin payı %62,4’e çıktı. Yıllık ortalama enflasyon %58,5’ten %34,8’e indi; politika faizi yıl sonunda %38’e çekildi, KKM tamamen kapatıldı. Eğitim enflasyonu %66; üniversite ücretleri altı yılda 15,1 kat arttı. Gini katsayısı 0,41; en zengin %20, milli gelirin %48’ini alıyor. 65 ilde yaşanan zirai don sonrası kirazda %70,6, fındıkta %38,5 üretim kaybı; tarımsal dış ticaret açığı bir yılda üç katına çıktı. Merkezi yönetim bütçesinde faiz giderleri %61,7 artarak 2 trilyon TL’yi aştı. İhracat 273,4 milyar dolarla rekor kırdı; dış ticaret açığı 92 milyar dolara yükseldi. Kapanan şirket sayısı 34.546 ile dönem rekoru kırdı; işsizlik ise %7,8’e geriledi.

Rapor hakkında

İktisat İzleme Raporu 2025: Sürdürülebilir Büyüme ve Kalkınma, İLKE Vakfı İslam İktisadı Araştırma Merkezi (İKAM) tarafından 2021’den bu yana yayımlanan İktisat İzleme Raporları serisinin beşinci çalışması. Editörlüğünü Doç. Dr. Erhan Akkaş’ın üstlendiği rapor, 19 akademisyen ve uzmanın katkısıyla 20 bölümden oluşuyor; her bölüm temel bulgular ve somut politika önerileriyle birlikte sunuluyor. Rapor, karar alıcılar, akademisyenler ve iş dünyası için Türkiye ekonomisine dair kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.

Rapora ilke.org.tr üzerinden erişilebilir.

Devamını Oku

Mehmet Sami Özcan: “Gençler Bavullarını Hayallerini Gerçekleştirmek İçin Hazırlıyor”

Mehmet Sami Özcan: “Gençler Bavullarını Hayallerini Gerçekleştirmek İçin Hazırlıyor”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mehmet Sami Özcan: “Gençler Bavullarını Hayallerini Gerçekleştirmek İçin Hazırlıyor”

“Türkiye’nin gençleri umudunu başka ülkelerde aramak zorunda bırakılmamalı”

Yeni Parti Tosya İlçe Başkanı Mehmet Sami Özcan, 12 Ağustos Gençlik Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de gençlerin geleceklerini yurt dışında kurma eğiliminin ciddi biçimde ele alınması gerektiğini belirterek, “Bir ülkenin en büyük gücü gençlerinin hayalleridir. Ancak bugün gençlerimiz bu hayalleri kendi ülkelerinde gerçekleştirmek yerine bavullarını hazırlayıp başka ülkelerde gelecek aramaya yöneliyor” dedi.
Özcan, yurt dışına yönelen gençlerin kararlarının yalnızca ekonomik gerekçelerle açıklanamayacağını ifade ederek, liyakat, adil kariyer imkanları, eğitim kalitesi, çalışma koşulları ve yaşam standartlarının da belirleyici olduğunu söyledi.

“Mesele Sadece Para Değil”

Gençlerin iyi bir eğitim aldıktan sonra kendi ülkelerinde karşılığını bulabilecekleri bir kariyer planı oluşturmak istediğini dile getiren Özcan, “Genç bir insan yıllarca okuyup kendisini geliştiriyor. Sonrasında önüne çıkan tablo; torpil iddiaları, liyakat tartışmaları, düşük ücretler, güvencesiz çalışma koşulları ve geleceğe ilişkin belirsizlik oluyorsa, o genç neden başka ülkelerde şansını denemesin?” ifadelerini kullandı.
Özcan, özellikle yazılım, mühendislik, bilişim ve temel bilimler gibi alanlarda yetişen nitelikli gençlerin yurt dışındaki fırsatlara yönelmesinin Türkiye açısından stratejik bir kayıp olduğuna dikkat çekti.

“Beyin Göçünü Tersine Çevirmek Mümkün”

Türkiye’nin gençlerini kaybetmek yerine onları ülkede tutacak bir ortam oluşturması gerektiğini vurgulayan Özcan, bunun için gençlerin yalnızca istihdam edilmesinin değil, yeteneklerinin karşılığını alabilecekleri bir düzen kurulmasının şart olduğunu belirtti.
Özcan, “Gençlerimize ‘Gitmeyin’ demek yetmez. Onlara kalmaları için güçlü nedenler sunmalıyız. Liyakat esaslı bir sistem, nitelikli eğitim, özgür düşünce ortamı, üretim ve girişimcilik imkanları, adil ücret ve insanca çalışma koşulları sağlandığında tersine beyin göçü de mümkün hale gelir” diye konuştu.

“Uzaktan Çalışma da Yeni Bir Gerçeklik”

Özcan, günümüzde gençlerin Türkiye’de yaşarken yurt dışındaki şirketlere çalışmasının da giderek yaygınlaştığını belirterek, bu durumun Türkiye açısından hem bir fırsat hem de önemli bir uyarı olduğunu söyledi.
“Gençlerimiz artık dünyanın herhangi bir yerindeki şirkete bilgisayarının başından ulaşabiliyor. Bu yetenekleri Türkiye’de tutmak istiyorsak onların dünyayla rekabet edebileceği çalışma ortamını kendi ülkemizde oluşturmalıyız. Gençlerimizin dünyaya açılmasından korkmamalıyız; onları Türkiye’den dünyaya değer üreten insanlar haline getirmeliyiz” dedi.

“Gençlerin Umudu Başka Ülkelerde Olmamalı”

İktidarın uyguladığı politikaların gençlerin gelecek beklentisini zayıflattığını savunan Özcan, gençlerin eğitimlerini tamamladıktan sonra “Bu ülkede nasıl bir gelecek kurabilirim?” sorusuna güven veren bir cevap bulamadığını ifade etti.
Özcan, “Gençlerimiz ülkelerini terk etmek istemiyor. Aslında gitmek zorunda kalmadıkları, emeklerinin karşılığını alabildikleri, adil bir düzen içerisinde geleceklerini kurabildikleri bir Türkiye istiyorlar. 12 Ağustos Gençlik Günü’nde hepimizin düşünmesi gereken temel mesele budur. Gençlerini kaybeden bir ülke geleceğini de kaybetme riskiyle karşı karşıyadır” ifadelerini kullandı.

Yeni Parti Tosya İlçe Başkanı Mehmet Sami Özcan, gençlerin bavullarını umutlarını başka ülkelerde aramak için değil, dünyanın her yerinden insanların geleceğini Türkiye’de kurabileceği bir ülke inşa etmek için hazırlaması gerektiğini belirterek, “Gençlerimize gitmeyi değil, kalıp değiştirmeyi seçebilecekleri bir Türkiye bırakmalıyız” mesajını verdi.

Devamını Oku

BBP’li Başkan Zafer Alkan: Artvin Balını Üreten de Kazanmalı

BBP’li Başkan Zafer Alkan: Artvin Balını Üreten de Kazanmalı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Büyük Birlik Partisi (BBP) Artvin Merkez İlçe Başkanı Zafer Alkan, Artvin’in en önemli yerel ekonomik değerlerinden biri olan arıcılık ve bal üretiminin daha güçlü desteklenmesi gerektiğini söyledi. Artvin Valiliği tarafından Nisan 2026’da düzenlenen Bal Çalıştayı’nda açıklanan verilere göre kentte yaklaşık 112 bin aktif koloni ve 1.400 tona yaklaşan üretim kapasitesi bulunduğuna dikkat çeken Alkan, bu büyük potansiyelin üreticinin gelirine daha fazla yansıması gerektiğini ifade etti.

112 BİN KOLONİ BÜYÜK BİR EKONOMİK GÜÇTÜR

Zafer Alkan şunları söyledi: “Artvin’in dağları, yaylaları, zengin bitki çeşitliliği ve üretim kültürü bize çok kıymetli bir değer sunuyor. Resmî verilere göre yaklaşık 112 bin aktif koloniden ve 1.400 tona yaklaşan üretim kapasitesinden bahsediyoruz. Bu rakamlar bize arıcılığın Artvin için küçük bir yan faaliyet değil, doğru politikalarla büyütülebilecek ciddi bir ekonomik sektör olduğunu gösteriyor. Bizim meselemiz yalnızca daha fazla bal üretmek değil, üretilen baldan Artvinli arıcının daha fazla kazanmasını sağlamaktır.”

ARICI ÜRETİYORSA EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALMALI

Arıcıların üretim sürecinde önemli maliyetlerle karşı karşıya kaldığını belirten Alkan, “Kovanından ekipmanına, nakliyeden işçiliğe kadar üreticimizin bir maliyet tablosu var. Arıcı aylarca emek verecek, doğanın bütün riskini üstlenecek ama ürününü pazarlama aşamasında değerinin altında satmak zorunda kalacaksa burada sürdürülebilir bir sistemden söz edemeyiz. Artvin balını büyütmenin ilk şartı arıcıyı üretimde tutmaktır. Üreticimiz kazanmadan sektör büyüyemez.” dedi.

ARTVİN BALI MARKA DEĞERİYLE SATILMALI

Nisan ayında gerçekleştirilen Bal Çalıştayı’nda da üretimin yanı sıra markalaşma, pazarlama ve ürünlerin katma değerli şekilde değerlendirilmesinin önemine dikkat çekildiğini hatırlatan Alkan, Artvin balının pazardaki değerinin yükseltilmesi gerektiğini söyledi.

Alkan, “Artvin’in adını taşıyan bal yalnızca kavanozun içerisindeki ürün değildir; şehrimizin doğasını, yaylalarını ve üretim kültürünü de temsil eder. Ortak markalaşma, doğru ambalajlama, kalite standardı, güvenilir satış kanalları ve dijital pazarlama konusunda üreticimizin eli güçlendirilmelidir. Artvin balını ham ürün olarak satıp katma değeri başkasına bırakamayız.” ifadelerini kullandı.

SAHTE VE TAKLİT ÜRÜN GERÇEK ÜRETİCİNİN EMEĞİNE ZARAR VERİR

Tüketici güveninin korunmasının da sektör açısından önemli olduğunu vurgulayan Alkan, “Gerçek bal üreten arıcımızın en büyük gücü tüketicinin güvenidir. Bal adı altında satılan taklit veya tağşişli ürünlerle mücadele etkin biçimde sürdürülmelidir. Denetimler güçlü olmalı, izlenebilirlik artırılmalı ve tüketici aldığı ürünün nerede, kim tarafından üretildiğini mümkün olduğunca görebilmelidir. Gerçek üreticiyi korumak aynı zamanda tüketiciyi korumaktır.” dedi.

GENÇLERİMİZ ARICILIKTA GELECEK GÖREBİLMELİ

Artvin’de genç nüfusun kentte tutulması açısından arıcılığın da bir fırsata dönüştürülebileceğini belirten Alkan, “Gençlerimize sadece ‘Memleketinizde kalın’ diyemeyiz. Kalabilecekleri ve para kazanabilecekleri ekonomik alanlar oluşturmalıyız. Arıcılık geleneksel tecrübeyi teknoloji, e-ticaret ve markalaşmayla birleştirdiğimizde gençler için de güçlü bir girişimcilik alanına dönüşebilir. Genç arıcılarımızın eğitimden ekipmana, finansmandan pazarlamaya kadar desteklenmesini önemsiyoruz.” ifadelerini kullandı.

ARTVİN ÜRETSİN, KAZANÇ ARTVİN’DE KALSIN

Zafer Alkan açıklamasını şöyle tamamladı: “Büyük Birlik Partisi olarak yerli üretimin ve alın terinin yanındayız. Artvin Bal Çalıştayı’nda markalaşma ve pazarlama ihtiyacının ortaya konulmasını önemli buluyoruz; şimdi bu değerlendirmelerin sahada üreticimizin kazancına dönüşmesini bekliyoruz.   Arıcımıza üretimde destek, ürününe güçlü pazar, Artvin balına güçlü marka değeri kazandıralım. Üretici sadece bal üretirken değil, o bal satılırken de kazansın. Artvin’in doğasından çıkan ekonomik değer mümkün olduğunca Artvin’de kalsın. Artvin balını üreten de kazanmalı.”

Devamını Oku

Yeni Partili İrfan Sancak: “Devrimler Sadece Başlar, Bitişi Diye Bir Şey Yoktur”

Yeni Partili İrfan Sancak: “Devrimler Sadece Başlar, Bitişi Diye Bir Şey Yoktur”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Anafartalar’ın ruhundan bugünün siyasi mücadelesine
Yeni Partili İrfan Sancak, Anafartalar Zaferi’nin 111. yıl dönümünde Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Milli Mücadele’nin kahramanlarını anarken, Atatürk’e atfedilen “Ben Erzurum’dan İzmir’e sağ elimde tabanca, sol elimde idam sehpası ile geldim. Devrimler sadece başlar, bitişi diye bir şey yoktur” sözünü Türkiye’nin bugünkü siyasi mücadelesiyle ilişkilendirdi.

“Atatürk’ün başlattığı mücadele, bugün farklı bir alanda devam ediyor”

Sancak, söz konusu ifadelerin yalnızca geçmişte yaşanan bir dönemi anlatmadığını belirterek, “Bu sözün bugün için de çok güçlü bir anlamı var. Çünkü bir ülkenin değişimi, dönüşümü ve ileriye taşınması bir günde tamamlanmaz. Atatürk’ün başlattığı büyük değişim iradesi, bugün siyasette milletin geleceği için mücadele eden herkes açısından önemli bir sorumluluk ortaya koyuyor” dedi.

“Dün cephede karşı koydular, bugün siyasette mücadele ediyoruz”

Anafartalar’da verilen mücadele ile Yeni Parti’nin siyasi mücadelesi arasında doğrudan bir bağ kuran Sancak, “O gün bağımsızlık ve vatan için karşılarında duran güçlere rağmen geri adım atmadılar. Bugün de Türkiye’nin değişime, yenilenmeye ve yeni bir siyasi anlayışa ihtiyacı varsa bundan çekinmemek gerekir. Bizim mücadelemiz de milletin iradesini güçlendirmek ve Türkiye’nin önündeki siyasi tıkanıklığı aşmak içindir” ifadelerini kullandı.

“Değişimden korkmadan yürümek gerekiyor”

Atatürk’ün mücadele anlayışının Yeni Parti açısından da önemli bir referans olduğunu vurgulayan Sancak, “‘Devrimler sadece başlar’ sözü bize şunu hatırlatıyor: Değişim başladığında onu sürdürecek cesarete de sahip olmak gerekir. Yeni Parti olarak biz de Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu siyasi değişimin gerçekleşmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Geçmişin bağımsızlık ruhunu geleceğin demokratik siyasetiyle buluşturmak zorundayız” diye konuştu.

Sancak, Anafartalar Zaferi’nin 111. yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm Milli Mücadele kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla andığını belirtti.

Devamını Oku

Dijital Lisans Satın Al: Orijinal Yazılıma Dakikalar İçinde Sahip Olun

Dijital Lisans Satın Al: Orijinal Yazılıma Dakikalar İçinde Sahip Olun
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bilgisayarınıza yeni bir işletim sistemi kurmak, ofis programlarınızı yasal hale getirmek ya da yapay zekâ araçlarına abone olmak istediğinizde karşınıza aynı soru çıkar: “Bu lisans gerçekten orijinal mi?” Dijital lisans satın almak isteyen herkesin en büyük endişesi budur ve haklı bir endişedir. VeLisans tam olarak bu noktada konumlanıyor: yetkili tedarik kanallarından sağlanan, etkinleştirme garantili lisanslar ve ödeme onaylandığı anda başlayan otomatik teslimat.

Neden VeLisans?

Dijital ürün satın alırken güven, fiyattan önce gelir. VeLisans’ı ayıran dört başlık:

  • Orijinal ve garantili: Tüm lisanslar yetkili tedarik kanallarından sağlanır ve etkinleştirme garantilidir.
  • Anında otomatik teslimat: Otomatik teslimatlı ürünlerde ödemeniz onaylanır onaylanmaz lisans bilgileriniz e-posta adresinize ulaşır. Manuel teslimatlı ürünlerde süre genellikle 5-15 dakikadır.
  • 3D Secure güvenli ödeme: Ödemeler iyzico altyapısı üzerinden 3D Secure ile alınır; kart bilgileriniz sitede saklanmaz.
  • 7/24 destek: Kurulum veya etkinleştirme adımında takılırsanız destek ekibi ve sıkça sorulan sorular bölümü devrede.

Windows 11 Pro Lisans Anahtarı ile Bilgisayarınızı Yasal Kullanın

Etkinleştirilmemiş bir Windows, sağ alt köşedeki filigranla kalmaz: kişiselleştirme ayarları kapanır, güncelleme davranışı değişir ve kurumsal kullanımda uyum riski doğar. Bir Windows 11 Pro lisans anahtarı bu sorunların tamamını tek adımda çözer.

Seçim yaparken iki başlığa dikkat edin:

  • Lisans tipi: OEM lisanslar tek cihaza bağlıdır ve genellikle daha ekonomiktir; Retail lisanslar donanım değişikliğinde yeni cihaza taşınabilir.
  • Etkinleştirme yöntemi: Online etkinleştirmede anahtarı girip birkaç saniyede tamamlarsınız; telefon aktivasyonlu ürünlerde Microsoft’un otomatik sistemi üzerinden kısa bir doğrulama adımı vardır.

Windows 11 Pro’nun Home sürümünden farkı da alım kararında belirleyici: BitLocker disk şifreleme, Uzak Masaüstü sunucusu olabilme, Hyper-V ve etki alanına katılma yalnızca Pro’da bulunur. Evde temel kullanım için Home yeterliyken, uzaktan çalışan veya hassas veri tutan kullanıcılar için Pro gerçek bir ihtiyaçtır.

ChatGPT Plus Satın Al: TL ile, Kart Derdi Olmadan

Yapay zekâ araçlarına abone olmak isteyen kullanıcıların Türkiye’de karşılaştığı engel teknik değil, finansal: yurt dışı ödemelerde kart reddi, kur farkı ve ek işlem masrafları. ChatGPT Plus satın almak istediğinizde VeLisans bu adımı ortadan kaldırır – Türk Lirası ile, yerli ödeme altyapısı üzerinden, 3D Secure doğrulamasıyla.

Aynı kategoride Canva Pro gibi tasarım araçlarının abonelikleri de yer alıyor. İçerik üreten, sunum hazırlayan veya sosyal medya yöneten kullanıcılar için bu iki aracın birlikte kullanımı pratikte en sık tercih edilen kombinasyon.

Nasıl Çalışır? 3 Adımda Teslimat

  1. Ürünü seçin: İhtiyacınıza uygun lisansı bulun ve güvenli ödeme adımına geçin.
  2. 3D Secure ile ödeyin: Kartınızla güvenle ödeyin; ödemeniz anında onaylanır.
  3. Lisansınız e-postanızda: Lisans anahtarınız veya hesap bilgileriniz dakikalar içinde e-posta adresinize ulaşır.

Sipariş sonrası e-postanıza gelen sipariş numarasıyla durumunuzu istediğiniz an sorgulayabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Lisansım ne kadar sürede teslim edilir?
Otomatik teslimatlı ürünlerde ödemeniz onaylanır onaylanmaz lisans bilgileriniz e-posta adresinize gönderilir. Manuel ürünlerde teslimat genellikle 5-15 dakika içinde tamamlanır.

Ürünler orijinal mi?
Evet. Tüm lisanslar yetkili tedarik kanallarından sağlanır ve etkinleştirme garantilidir.

Ödeme güvenli mi?
Tüm ödemeler 3D Secure ile iyzico altyapısı üzerinden alınır; kart bilgileriniz sitemizde saklanmaz.

İade koşulları nelerdir?
Teslim edilemeyen veya etkinleştirilemeyen ürünlerde ücret iadesi yapılır. Dijital teslimatı tamamlanmış ürünlerde cayma hakkı kullanılamaz. Ayrıntılar için iade koşulları ve mesafeli satış sözleşmesi sayfalarına bakabilirsiniz.

Windows 11 Pro lisansımı başka bilgisayara taşıyabilir miyim?
Retail lisanslar yeni cihaza taşınabilir; OEM lisanslar ilk etkinleştirildikleri anakarta bağlı kalır. Ürün sayfasındaki “lisans tipi” bilgisini satın almadan önce kontrol edin.

Hemen Başlayın

Orijinal yazılıma ulaşmak için haftalarca beklemeniz ya da yurt dışı kart aramanız gerekmiyor. VeLisans’ta dijital lisans satın alın; ödemeniz onaylandığı anda lisansınız e-postanızda olsun.

 

Devamını Oku
Dost Siteler Tanıtım Yazısı - Evden eve nakliyat