22 Ekim 2026 Perşembe
Sel felaketinin ardından evlere ve iş yerlerine dönülmesiyle birlikte gıda güvenliği de önem kazanıyor. Sel suyunun temas ettiği yiyecekler, zarar görmüş ambalajlar ve elektrik kesintileri nedeniyle bozulan soğuk zincir, ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Güler Yenipınar, sel sonrasında tüketilmemesi gereken gıdalara ve mutfakta alınması gereken önlemlere dikkat çekti.
Sel sonrasında suların çekilmesi, günlük yaşamın normale dönmesi için yeterli değil. Evlerde ve iş yerlerinde bulunan gıdaların güvenli olup olmadığı da dikkatle değerlendirilmesi gereken konular arasında yer alıyor. Kanalizasyon atıkları, toprak ve çeşitli kirleticilerle karışabilen sel suları, temas ettikleri yiyecekleri ve gıda ambalajlarını kullanılamaz hale getirebiliyor. Üstelik bir gıdanın görünüşünde ya da kokusunda değişiklik olmaması, onun güvenli olduğu anlamına gelmiyor.
İstanbul Rumeli Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Güler Yenipınar, sel sonrasında gıda güvenliğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, özellikle sel suyuyla temas eden ürünler konusunda uyardı.
Yenipınar, “Sel suyuyla temas etmiş bir gıdanın görünüşü ve kokusu normal olsa bile güvenli olduğunu söyleyemeyiz. Bu tür ürünlerin tadına bakarak kontrol edilmesi de doğru değil. Sel suyu, beraberinde taşıdığı mikroorganizmalar ve kirleticiler nedeniyle gıdaları tüketilemez hale getirebilir. Bu nedenle sel suyuyla temas ettiğinden şüphelenilen gıdalar tüketilmemeli” dedi.
Ambalajın sağlam görünmesi yeterli değil
Sel sonrasında gıda güvenliği açısından yalnızca yiyeceğin kendisine değil, ambalajına da dikkat etmek gerekiyor. Açıkta bulunan gıdaların yanı sıra kâğıt, karton ve kumaş gibi su geçirebilen malzemelerle paketlenmiş ürünler de risk taşıyor. Süt, meyve suyu ve benzeri ürünlerin karton kutuları, sel suyuyla temas etmişse tüketilmemeli. Kapaklı ambalajlar ve dışarıdan sağlam görünen paketler de suyla temas ihtimali varsa güvenli kabul edilmemeli.
Yenipınar, ambalajların gıdayı dış etkenlerden koruduğunu ancak her ambalajın suya ve kirleticilere karşı aynı korumayı sağlamadığını belirterek şu değerlendirmede bulndu:
“Bir ürünün ambalajlı olması, sel sonrasında güvenle tüketilebileceği anlamına gelmez. Ambalajın malzemesi, su geçirip geçirmediği ve fiziksel olarak zarar görüp görmediği önemlidir. Özellikle karton ambalajlı ürünlerde ve kapağı ya da gövdesi hasar görmüş konservelerde dikkatli olunmalı. Şişmiş, sızıntı yapan, açılmış veya ambalaj bütünlüğü bozulmuş ürünler tüketilmemeli.”
Elektrik kesintisi soğuk zinciri bozabilir
Sel sırasında yaşanan elektrik kesintileri, buzdolabı ve derin donduruculardaki gıdaların saklama koşullarını da etkiliyor. Et, balık, süt, yumurta ve önceden hazırlanmış yemekler gibi çabuk bozulabilen ürünlerde uygun sıcaklığın korunması büyük önem taşıyor. Elektrik kesintisinin ardından bu ürünlerin ne kadar süre uygun koşullarda saklandığı bilinmiyorsa tüketim konusunda temkinli davranılması gerekiyor.
Yenipınar, soğuk zincirin bozulmasının gıdaların güvenliğini etkileyebileceğine dikkat çekerek, “Sel sırasında elektrik kesintisi yaşanmışsa buzdolabındaki ve dondurucudaki ürünlerin durumunu ayrıca değerlendirmek gerekir. Gıdaların uygun sıcaklıkta muhafaza edilip edilmediğinden emin olunamıyorsa yalnızca görüntüsüne bakarak karar verilmemeli. Özellikle et, süt, yumurta ve balık gibi kolay bozulabilen ürünlerde risk alınmamalı” ifadelerini kullandı.
Sel sonrası mutfakta hijyen de önemli
Sel suyuyla temas eden gıdaların ayıklanması kadar, yiyeceklerin hazırlandığı alanların temizliği de önem taşıyor. Tezgâhlar, mutfak gereçleri ve gıdayla temas eden yüzeyler, güvenli su ve uygun temizlik yöntemleriyle temizlenip dezenfekte edilmeden yeniden kullanılmamalı. Temizlik sırasında kullanılan suyun da güvenli olduğundan emin olunmalı.
Yenipınar, sel sonrasında gıda güvenliğinin birkaç temel önlemle ele alınması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı.
“Sel sonrasında yalnızca suyun çekilmiş olmasına bakarak günlük alışkanlıklara dönülmemeli. Gıdaların sel suyuyla temas edip etmediği, ambalajlarının durumu ve uygun sıcaklıkta saklanıp saklanmadıkları birlikte değerlendirilmelidir. Şüpheli ürünleri tüketmemek, gıdaların hazırlandığı alanlarda hijyeni sağlamak ve güvenli saklama koşullarına dikkat etmek, sel sonrasında gıda kaynaklı sağlık sorunlarının önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.”
Televizyon ekranlarında çarşamba akşamı yaşanan nefes kesen reyting yarışının ardından, 21 Ekim 2026 tarihine ait sonuçlar izleyicilerin en çok merak ettiği konuların başında geliyor.
Sevilen diziler Sevdan Bir Ateş, Uzak Şehir ve Yeraltı’nın yanı sıra, popüler yarışma programı MasterChef Türkiye izleyiciyi ekrana kilitledi. Ayrıca UEFA Şampiyonlar Ligi’nde oynanan heyecan dolu Lille-Galatasaray karşılaşması da akşamın rekabetine ayrı bir soluk kattı.
Dizi, yarışma ve futbol heyecanının doruğa ulaştığı bu hareketli gecenin ardından gözler reyting sıralamasına çevrildi.
| Sıra | Program | Kanal |
| 1 | LİLLE-GALATASARAY UEFA ŞAMPİYONLAR LİGİ KARŞILAŞMASI | TRT 1 |
| 2 | YERALTI | NOW |
| 3 | SEVDAN BİR ATEŞ | SHOW TV |
| 4 | MÜGE ANLI İLE TATLI SERT | ATV |
| 5 | YERALTI (ÖZET) | NOW |
| 6 | ESRA EROL’DA | ATV |
| 7 | SEVDAN BİR ATEŞ (ÖZET) | SHOW TV |
| 8 | OZAN GÜNDOĞDU İLE NOW ANA HABER | NOW |
| 9 | ATV ANA HABER | ATV |
| 10 | MASTERCHEF TÜRKİYE | TV8 |
| Sıra | Program | Kanal |
| 1 | LİLLE-GALATASARAY UEFA ŞAMPİYONLAR LİGİ KARŞILAŞMASI | TRT 1 |
| 2 | YERALTI | NOW |
| 3 | SEVDAN BİR ATEŞ | SHOW TV |
| 4 | MÜGE ANLI İLE TATLI SERT | ATV |
| 5 | YERALTI (ÖZET) | NOW |
| 6 | SEVDAN BİR ATEŞ (ÖZET) | SHOW TV |
| 7 | OZAN GÜNDOĞDU İLE NOW ANA HABER | NOW |
| 8 | MASTERCHEF TÜRKİYE | TV8 |
| 9 | ESRA EROL’DA | ATV |
| 10 | SHOW ANA HABER | SHOW TV |
| Sıra | Program | Kanal |
| 1 | LİLLE-GALATASARAY UEFA ŞAMPİYONLAR LİGİ KARŞILAŞMASI | TRT 1 |
| 2 | YERALTI | NOW |
| 3 | SEVDAN BİR ATEŞ | SHOW TV |
| 4 | MÜGE ANLI İLE TATLI SERT | ATV |
| 5 | YERALTI (ÖZET) | NOW |
| 6 | SEVDAN BİR ATEŞ (ÖZET) | SHOW TV |
| 7 | ESRA EROL’DA | ATV |
| 8 | OZAN GÜNDOĞDU İLE NOW ANA HABER | NOW |
| 9 | MASTERCHEF TÜRKİYE | TV8 |
| 10 | SHOW ANA HABER | SHOW TV |
Adalet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Kemal Abdullahoğlu ülke ekonomisini değerlendirerek “Tek çıkar yol Milli Üretim Ekonomisinde”
dedi.
AP Parti Sözcüsü Kemal Abdullahoğlu, Hayat pahalılığı ve geçim zorluğuna kalıcı çözümün üretimin süreklip arttırılmasından geçtiğini söyledi. Tarım, hayvancılık, sanayi ve turizm başta olmak üzere ekonominin bütün alanlarında sürekli üretim artışının sağlanması hayati derecede önem arzetmektedir.
Ancak 24 yıldır ülkeyi yöneten iktidarın bu gerçeğin farkında bile olmadığını görüyoruz.
Üretim artışına güçlü destek verme yerine tarım ve hayvancılık dahil bir çok ürün grubunda ithalatı önceleyen politikalar
ekonomiye ciddi sorun ve olumsuzluklar getirmiş bulunmaktadir.
Abdullahoğlu,“Buradan uyarıyorum
özellikle katma değeri yüksek üretim alanlarında, üretimi sürekli arttırmadan enflasyon kalıcı biçimde düşmeyeceği gibi dar gelirli milyonların geçim sıkıntısını yok etmek de mümkun olmayacaktır.”
FİYAT YÜKSELİŞLERİNİN TEMELİNDE ARZ VE TALEP DENGE BOZUKLUĞU VAR.
Serbest piyasa ekonomisinin temelinde arz ve talep dengesindeki planlama ve doğru öngörü yatmaktadır. Abdullahoğlu, Fiyat hareketlerinin sadece nihai satıcı ve marketler üzerinden tartışılmasının gerçekçi olmadığını ifade etti.
Abdullahoğlu, “Serbest piyasa ekonomisinde arz ve talep miktarı fiyatların oluşmasında temel unsurlardır. Üretim talepden fazlaysa fiyat üzerindeki baskı azalır fiyat duşer.Üretim miktarı talebin altında kalmışsa fiyat yükselir.
SÜREKLİ DENETİM YAPILSIN AMA ARZ VE TALEP DENGESİ UNUTULMASIN
Marketler ve gıda fiyatları üzerinden yürütülen denetim tartışmaları çözüm için yeterli değildir. Abdullahoğlu, “ Tarladan fabrikaya, fabrikadan pazar ve markete kadar üretim ve dağıtımın her aşamasında en küçük detaya kadar planlanlama ve denetim son derece önemlidir.
TURİZM, İHRACAT, TARIM , SANAYİ GİBİ TÜM ALANLARDA BÜYÜME VE ÜRETİM ARTIŞI SÜREKLİ OLMALIDIR.
AP Genel Başk.Yard ve Parti Sözcüsu Kemal Abdullahoğlu, “Biz ısrarla sürekli büyüyen Milli Üretim Ekonomisi diyoruz. Türkiye’nin tek çıkış yolu daha fazla ve sürekli büyüyen üretimden geçmektedir.” ifadelerini kullandı.
15–18 Ekim’de İstanbul Yenikapı Avrasya Fuar Merkezi’nde düzenlenen 24. Bayim Olur musun? – Be My Franchise Franchising ve Markalı Bayilik Fuarı sona erdi. Dört gün boyunca markalar ile yatırımcı adayları arasında yoğun birebir görüşmeler yapılırken; uluslararası büyüme, doğru yatırımcı seçimi, lokasyon, kurumsallaşma ve sürdürülebilir franchise modelleri fuarın öne çıkan gündemini oluşturdu.
Medyafors organizasyonu ve Standards and Partners ana sponsorluğunda gerçekleştirilen fuar; gıda ve restoran zincirlerinden perakendeye, eğitimden gayrimenkule, lojistikten teknoloji ve hizmet sektörlerine uzanan geniş bir marka yelpazesini girişimci ve yatırımcılarla buluşturdu. Fuar boyunca standlarda yatırım bütçeleri, franchise ve bayilik şartları, lokasyon beklentileri, operasyon modelleri ve büyüme planları masaya yatırıldı. Bazı görüşmeler bayilik ve franchise anlaşmaları için takip sürecine taşınırken, katılımcı markaların fuar sonrasında da sürdüreceği yeni iş bağlantıları oluştu.
Doğru yatırımcı, doğru sistem ve doğru lokasyon öne çıktı
Fuarın ilk gününden itibaren ortaklaşan mesaj, franchise büyümesinin yalnızca yeni şube açmakla ölçülemeyeceği oldu. Açılışta Medyafors Fuarcılık İcra Kurulu Başkanı Serhan Erem, organizasyonu “24 yıldır değeri artarak devam eden bir buluşma” olarak tanımladı. Franchise Market Talks oturumlarında ise yatırımcı yeterliliği, kapanan şube verilerinin izlenmesi, şeffaf sözleşme ve maliyet yapısı, çalışan sürekliliği, veri temelli lokasyon seçimi ve merkez-franchisee ilişkisinin uzun vadeli sorumluluk boyutu öne çıktı. Sektör temsilcileri, sermayenin tek başına yeterli olmadığı; sürdürülebilir büyümenin sistem, operasyon disiplini ve doğru eşleşmeyle mümkün olduğu görüşünde birleşti.
Franchise Market Talks 17 oturumla sektörün büyüme gündemini sahneye taşıdı
Branding Türkiye stratejik partnerliğinde ilk kez gerçekleştirilen Franchise Market Talks – Ekosistemin Fikir Sahnesi, dört günde 17 oturuma ev sahipliği yaptı. İlk gün Özcanlar Köfte’nin 73 yıllık büyüme deneyimi, Mr. Okay’ın 40 yıllık kozmetik ve pazarlama yolculuğu, BAE franchise ve yatırım ekosistemi ile yatırım-sermaye-kurumsallaşma başlıkları ele alındı. İkinci gün ticari etik ve lokasyon zekâsından Hollanda’da marka yaratmaya; Joad Lopez’in global büyüme deneyimlerinden Avrupa’ya açılmanın bürokratik ve operasyonel yol haritasına ve bir işletmeyi franchise zincirine dönüştürmenin hukuki altyapısına kadar geniş bir içerik işlendi.
Üçüncü gün franchise yatırımında beceri, risk, lokasyon ve zamanlama; çoklu marka yönetimi; çok şubeli operasyon; BNI’ın Türkiye’deki franchise modeli; yeni şube kararlarında lokasyon verisi ve saha tecrübesi ile Boom Cakes’in marka yolculuğu konuşuldu. Son gün ise franchise markaları için dijital görünürlük, itibar ve büyüme ile personele bağımlılığı azaltan standart ve akıllı işletme sistemleri gündeme taşındı.
Avrupa ve Körfez hattı uluslararası büyümenin iki ana başlığı oldu
Emirates Franchise Association heyetinin katılımı Türkiye ile BAE arasındaki master franchise, yatırım ve stratejik ortaklık imkanlarını fuarın uluslararası gündemine taşırken; “Franchise ile Avrupa’ya Açılmak: Şube Açmak mı, Pazar Kazanmak mı?” oturumu Türk markalarının Avrupa’da kalıcı büyümesi için ülke seçimi, yerel ortaklık, vergi ve idari yükümlülükler ile pazara uyum süreçlerinin birlikte planlanması gerektiğini ortaya koydu. Fuar boyunca yurt dışına açılmak isteyen markalar için ana mesaj, yalnızca bir şube açmanın değil, yerel pazarı doğru okuyarak uzun vadeli bir sistem kurmanın gerekli olduğu yönündeydi.
Fuar alanındaki temaslar yeni iş birliklerine dönüştü
Fuarın dört günü boyunca markalar yatırımcı adaylarıyla doğrudan temas kurarken, sektörel basında ve katılımcı marka paylaşımlarında yoğun ilgi, verimli görüşmeler ve yeni iş birliği temasları öne çıktı. Çoklu marka yönetiminden lokasyon analitiğine kadar farklı oturumların yatırımcı adaylarınca yakından takip edilmesi, fuarın yalnızca franchise fırsatlarının sergilendiği değil; karar süreçlerinin bilgi, veri ve deneyimle desteklendiği bir buluşma zemini oluşturduğunu gösterdi.
Fuar bitti, marka–yatırımcı teması devam ediyor
Bayim Olur musun? modelinde dört günlük fuar, yıl boyunca devam eden marka–yatırımcı iletişiminin yüz yüze buluşma noktası olarak konumlanıyor. Fuar öncesinde “Bizim en önemli tarafımız doğru ziyaretçiyle franchise veren markaları bir araya getirebilmek” diyen Medyafors Yönetim Kurulu Başkanı Özhan Erem’in vurguladığı yaklaşım, 2026 buluşmasında yatırımcı adaylarının markaları doğrudan incelemesi, koşulları karşılaştırması ve görüşmeleri fuar sonrasına taşımasıyla karşılık buldu. Fuar sürecinde kurulan temaslar ve franchise başvuruları bayimolurmusun.com.tr üzerinden devam edecek.
Türkiye’den dört kuruluşun da aralarında bulunduğu 45 ulusal ve uluslararası kuruluş, yeni tütün kanunu hazırlığına ilişkin taleplerini Cumhurbaşkanlığı’na iletti. Kuruluşlar, taslağın kamuoyuna açıklanmasını, %100 dumansız hava sahası kuralının korunmasını ve tütün endüstrisinin yasama sürecinin dışında tutulmasını istedi.
Sağlığa Evet Derneği’nden yapılan yazılı açıklamada; bu yıl Nisan ve Eylül aylarında yazılı basında ve TV yayınlarında, tütün ürünlerine ilişkin yeni bir tütün kanunu hazırlandığı ve taslağın yakında TBMM’ye sunulacağı yönünde haberler yer aldığı belirtilerek, şöyle denildi:
“Halk sağlığı ve tütün kontrolü konusunda uzmanlığı bulunan ve savunuculuk yapan, dünyanın önde gelen 45 kuruluşu, 13 Eylül 2026 tarihinde bir gazetede yayımlanan konuya ilişkin haber üzerine bir araya gelerek Türkiye Cumhuriyeti hükümetine hitaben bir mektup kaleme aldı. Kuruluşlar, görüş ve destek almak üzere taslağın ve gerekçelerinin kamuoyuna açıklanmasını, sivil toplumun ve halk sağlığı camiasının görüş ve katkı sunmasının sağlanmasını ve %100 dumansız hava sahası kuralının korunmasını talep etti.
Tütün endüstrisi yasama sürecinin dışında tutulsun
Mektupta ayrıca, Türkiye’nin de imzacısı olduğu Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi’nin 5.3 maddesi çerçevesinde, taslağın hazırlanması sırasında danışılan tüm kişi, kurum, ticari aktör ve sivil toplum kuruluşlarının kimliklerinin açıklanması, görüşme tutanaklarının yayımlanması ve tütün endüstrisinin yasama sürecinin dışında tutulması istendi. Uluslararası kuruluşların öncülüğünde yürütülen imza çağrısına Türkiye’den dört kuruluş da katılarak destek verdi. Toplam 45 kuruluşun imzasını taşıyan mektup, 6 Ekim 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı’na iletildi.”
Bu mektup, aşağıda yer alan kurumlar tarafından imzalanmıştır:
Action on Smoking and Health (ASH), ADEC, African Tobacco Control Alliance (ATCA), Aktionsbündnis Nichtrauchen e.V., ASH Canada, ASH Scotland, UK, Asociația pentru Chirurgie Toracică Modernă în Craiova, Association For Promotion Sustainable Development, Cancer Control Office, King Hussein Cancer Center, Cancer Society Auckland Northland New Zealand, Children’s Environmental Health Foundation CEHF, Citizens Assisting Relief Efforts (CARE), CLAS Coalition for Americas’ Health, Comité national contre le tabagisme, CNCT, Corporate Accountability, DABO Detroit, Dr. Hafız Cemal Vakfı, Fowenguep Foundation, Green Crescent Health Development Initiative, Healthier Lyon County, Healthy Romania Generation 2035 Association, İnsan Sağlığı ve Eğitim Vakfı, İstanbul Verem Savaşı Derneği, Making It Count, Malaysian Pharmacists Society, Malaysian Women’s Action for Tobacco Control and Health (MyWATCH), Meqoamia Community Development Organization, Mozambican Association of Public Heath, Ñande Bolivia, Norwegian Cancer Society, ONG La Grande Puissance de Dieu, Sağlığa Evet Derneği, Sauti ya Mtoto Foundation, Slovenian Coalition for Public Health, Environment and Tobacco Control, South African Tobacco-Free Youth Forum (SATFYF), Southeast Asia Tobacco Control Alliance, Swiss Association for Tobacco Control, Tanzania Tobacco Control Forum (TTCF), TIME – for a nicotine-free future, Tobacco & Nicotine Free Life Coalition, Tobacco Control Alliance of Georgia, Tobacco Free Association of Zambia, Tobacco Free Portfolios, Zambia Heart and Stroke Foundation