31 Mayıs 2026 Pazar
“Türkiye süt üretiminde güçlü, ama tüketimde bilinç şart”
Türkiye’nin yılda 21,5 milyon tona yakın süt üretmesine rağmen çocukların düzenli süt tüketimi konusunda önemli bir farkındalık eksikliği bulunduğuna dikkat çeken Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Harun Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada süt ve süt ürünlerinin sağlıklı beslenmenin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek tüketicilere kayıtlı, denetlenen ve ambalajlı ürün tercih etme çağrısında bulundu.
Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Harun Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, süt ve süt ürünlerinin hem çocuklar hem yetişkinler için dengeli beslenmenin temel bileşenlerinden biri olduğunu söyledi.
Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük süt üreticileri arasında yer aldığını belirten Çallı, sektörün üretim gücünün yanı sıra gıda güvencesi, kalite ve ihracat açısından da stratejik önem taşıdığını ifade etti. 2025 yılında Türkiye’nin süt ve süt ürünleri ihracatının 523,3 milyon dolara ulaştığını hatırlatan Çallı, ihracattaki en büyük payın 236 milyon dolar ile (%45,1) peynire ait olduğunu, dondurma ihracatının ise 72,7 milyon dolarla toplam ihracatın %13,9’unu oluşturduğunu söyledi.
Çallı, süt ve süt ürünlerinin ekonomik erişilebilirlik açısından da önemli bir hayvansal gıda ürünü olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Süt ve süt ürünleri, özellikle çocuklar ve gençler için en ulaşılabilir protein kaynakları arasında yer alıyor. Protein ihtiyacını et ürünlerinden karşılamak için daha yüksek maliyet gerekiyor. Bu nedenle halen en ucuz hayvansal protein kaynağı olan süt ürünleri, toplum beslenmesinde ve kalkınmada kritik öneme sahip.”
ASÜD öncülüğünde başlatılan ve geçmiş yıllarda yürütülen Okul Sütü Programı’nın önemine dikkat çeken Çallı, çocukların süt tüketim alışkanlığı kazanmasının uzun vadeli halk sağlığı açısından önemli olduğunu söyledi, “Okul Sütü gibi uygulamalar yalnızca bir gıda desteği değildir. Aynı zamanda çocukların süt içme alışkanlığı kazanmasını sağlayan sosyal bir yatırımdır. Sağlık Bakanlığı verilerinde de görülen protein eksikliği ve bodurluk riskine karşı mücadelede de önemli katkı sağlar” dedi.
Süt ve süt ürünlerinin ileri yaşlardaki yetişkinler için de kemik sağlığı, kas kütlesinin korunması ve dengeli beslenme bağlamında önemli bir role sahip olduğunu dile getiren Çallı, “Akademik unvanlı bazı kişilerin bilimsel bilgiyle çelişen açıklamalarına inanan yetişkin bireylerin beslenmelerinde süt ürünlerine yer vermemeleri, bitkisel içeceklere yöneltilmeleri önemli sağlık sorunları doğuracaktır. Geçmişten beri tüketilen, süt gibi sağlıklı bir gıdanın bugün kalkıp sağlıksız olduğunu söylemek ve ‘çiftçinin emeği ak süte kara çalmak’ akıl alır gibi değil. Ebeveynler olarak kendi sağlığımız ve gelecek nesillerin sağlığı için gazlı ve şekerli içecekler yerine ayran, yoğurt, peynir ürünlere soframızda daha fazla yer açmalı, çocuklarımıza da örnek olmalıyız” dedi.
“Sokak sütü romantizmi halk sağlığı riski oluşturuyor”
Kayıt dışı ve kaynağı belirsiz süt satışlarına ilişkin de bir değerlendirme yapan Harun Çallı, tüketicilerin güvenilir süt ürünlerini tercih etmesi gerektiğini söyledi, “Sağlığın en kıymetli hazine olduğunu bir kez daha idrak ettiğimiz bir dönemde halen nerede, hangi koşullarda, hangi hayvandan sağıldığı belli olmayan çiğ sütlerin tüketiciye sunulduğunu görüyoruz. Uygun koşullarda muhafaza edilmeyen, sıcak havalarda mahallenize kadar soğutulmadan açıkta taşınan çiğ sütlerde, zoonotik ve gıda kaynaklı enfeksiyon riskleri bulunduğu gerçeği unutulmamalı” diye konuştu.
Çallı, “Gelişmiş ülkelerde örneğine rastlanmayan sokak sütü satışlarının, ‘doğal’, ‘organik’ ya da ‘köy sütü’ algısıyla masum gösterilmeye çalışılması tüketiciyi yanıltıyor. Oysa bu ürünlerin önemli bir bölümü, kalite ve gıda güvenliği kriterlerini karşılamayan, içeriği ve üretim koşulları tam olarak bilinmeyen sütlerden oluşabiliyor. Tüketicinin güvenilir, denetlenen ve izlenebilir ürünleri tercih etmesi büyük önem taşıyor. Gıda güvenliği ihmale gelmez. Ambalajlı ve kayıtlı ürünler; izlenebilirlik, denetim ve soğuk zincir güvencesiyle tüketiciye ulaşıyor. Tüketicinin güvenilir gıdaya erişimi açısından bu sistem büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki süt ve süt ürünleri üretim tesislerimiz, satış noktalarımız yılın 365 günü 24 saat Tarım ve Orman Bakanlığımızın denetimindedir” dedi.
“Süt sektörü ortak akılla yönetilmeli”
Süt sektörünün yalnızca üretim değil, tarım, hayvancılık, halk sağlığı ve ekonomi açısından stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Çallı, sektörün günlük değil uzun vadeli politikalarla yönetilmesi gerektiğini söyledi.
Yem maliyetlerinin üretici üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Çallı, sürdürülebilir üretim için çiftçinin Avrupalı rakipleri gibi desteklenmesinin zorunlu olduğunu ifade etti ve şunları ekledi:
“Hayvan yeminin erişilebilir maliyetlere düşürülmesi için üreticinin desteklenmesi gerekiyor. Süt sektörünün günlük kararlarla değil, ortak akıl ve uzun vadeli politikalarla yönetilmesi büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki; süt tüketimindeki artış yalnızca halk sağlığına değil, üreticiye, kırsal kalkınmaya ve ülke ekonomisine de katkı sağlıyor.”
“Türkiye’nin güçlü süt sanayisi korunmalı”
Türkiye süt sektörünün bugün 100’ü aşkın ülkeye süt ve süt ürünleri ihraç eden önemli bir üretici konumunda bulunduğunu belirten Çallı, 42 tesisin AB’ye ihracat onayına sahip olduğunu, bunun yanında farklı ülkelerden ihracat yetkisi alan çok sayıda modern tesisin de uluslararası standartlarda üretim gerçekleştirdiğini söyledi.
“Türkiye’nin güçlü bir süt sanayisi var. Gıda güvenliği standartları yüksek, denetlenen ve kayıtlı üretim yapan işletmelerimiz hem iç pazarda hem ihracatta önemli başarılar elde ediyor” diyen Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü’nün toplumda sağlıklı beslenme bilincinin güçlendirilmesine katkı sağlamasını temenni etti.
Bodrum’un eşsiz atmosferinde bayram coşkusu, Türk pop müziğinin yıldız ismi Edis’in sahne performansıyla zirveye taşındı.
Bayramın ilk gecesinde Titanic Luxury Collection Bodrum’da sahne alan Edis, temposu hiç düşmeyen performansıyla misafirlere unutulmaz anlar yaşattı. Sahne enerjisi, sevilen hit şarkıları ve etkileyici görsel şovlarıyla misafirlere hafızalardan silinmeyecek bir gece yaşatan sanatçı, Bodrum’da müzik dolu bir bayram rüzgarı estirdi.

“Bayramlar Birlik ve Beraberliğin En Güzel Zamanı”
Gece boyunca konuklar, sanatçının en sevilen parçalarına hep bir ağızdan eşlik ederken sahnedeki yüksek tempo ve güçlü atmosfer bayram coşkusunu zirveye taşıdı. Art arda seslendirdiği hit şarkılarla enerjiyi her an daha da yükselten Edis, sahnede duygularını da paylaştı: “Bu güzel bayram gününde hepiniz hoş geldiniz. Sağlıklı, mutlu nice bayramlarımız olsun. Hepimizin bayramı kutlu olsun. Bayramlar, sevginin, paylaşmanın ve bir arada olmanın en güzel zamanı, bu gece burada oluşan birlik duygusu ve enerji benim için unutulmaz.”
Başta Muğlalı hemşehrileri olmak üzere Muğla Barosu camiasının, yakın dostlarının ve tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutlayan Türkmen Erol, bayramların toplumsal bağları güçlendiren önemli manevi değerler taşıdığını ifade etti.
DAYANIŞMA VE KARDEŞLİK VURGUSU
Türkmen Erol açıklamasında:“Bayramlar; kırgınlıkların geride bırakıldığı, sevgi, saygı ve hoşgörünün büyüdüğü özel günlerdir. Kurban Bayramı’nın ülkemize sağlık, huzur, bereket ve kardeşlik getirmesini diliyorum.” ifadelerine yer verdi.
MUĞLALI HEMŞEHRİLERİNE MESAJ
Muğla’nın dayanışma kültürü güçlü bir şehir olduğuna dikkat çeken Türkmen Erol, özellikle bayram sürecinde ihtiyaç sahiplerinin unutulmaması gerektiğini belirtti.
Türkmen Erol:“Paylaşmanın ve yardımlaşmanın en kıymetli şekilde hissedildiği bu özel günlerde; büyüklerimizi ziyaret etmeyi, çocuklarımızı sevindirmeyi ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yanında olmayı ihmal etmemeliyiz.” dedi.
MESAJINI İYİ DİLEKLERLE TAMAMLADI
Av. U. Efsun Türkmen Erol, mesajının sonunda şu ifadelere yer verdi:
“Başta kıymetli Muğlalı hemşehrilerimiz olmak üzere, tüm vatandaşlarımızın Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor; halkımızın sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir bayram geçirmelerini temenni ediyorum.”
Türk pop müziğinin sevilen ismi Mustafa Sandal, bayramın ikinci günü Merit Park Hotel sahnesinde hayranlarıyla buluştu. Yoğun katılımla gerçekleşen konser gecesinde sanatçı, 1994 yılından günümüze uzanan hit şarkılarıyla adeta müzikal bir zaman yolculuğu yaşattı.
Konserine sevilen parçası “Aya Benzer” ile başlayan Mustafa Sandal, sahne enerjisi ve dinamik performansıyla gece boyunca misafirlerden büyük alkış aldı. Sanatçı, repertuvarında yer verdiği “İndir”, “Suç Bende”, “Demo”, “İsyankar”, “Gönlünü Gün Edeni”, “Pazara Kadar”, “Gidenlerden”, “Aşka Yürek Gerek”, “Onun Arabası Var” ve “Jest Oldu” gibi unutulmaz şarkılarıyla konuklara nostalji ve eğlenceyi bir arada yaşattı.
Salonun tamamen dolduğu gecede, misafirler şarkılara hep bir ağızdan eşlik ederken, sahne performansına eşlik eden dans gösterileri geceye ayrı bir dinamizm kattı. Konser boyunca konuklarla sık sık sohbet eden Mustafa Sandal, samimi tavırlarıyla da büyük beğeni topladı.
Sahneden yaptığı konuşmada tüm misafirlerin bayramını kutlayan sanatçı, yaklaşık otuz yılı aşan müzik kariyerinin sevilen eserlerini peş peşe seslendirerek Merit Park Hotel sahnesinde unutulmaz bir performansa imza attı.
Gecenin sonunda uzun süre ayakta alkışlanan Mustafa Sandal, enerjisi ve sahne hakimiyetiyle Merit Park Hotel misafirlerine hafızalarda yer edecek bir konser gecesi yaşattı.
BBP Malatya İl Başkanlığı Bayramlaşma Programında Esnafın Sorunları ve Bayram Mesajları Gündeme Geldi
Büyük Birlik Partisi (BBP) Malatya İl Başkanlığı tarafından düzenlenen geleneksel bayramlaşma programı, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Parti teşkilatı, Alperenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşların katıldığı programda birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajları verilirken, Malatya’nın güncel sorunları da ele alındı.
Programda konuşan BBP Malatya İl Başkanı Yüksel Duman, özellikle deprem sonrası ayakta kalma mücadelesi veren esnafın yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti.
Duman, Malatya’da iş yeri kiralarının kontrol edilemez seviyelere ulaştığını belirterek şunları söyledi:
“Esnafımız bugün yüksek maliyetler, ağır vergi yükleri, SGK primleri ve fahiş kiralar arasında ayakta kalmaya çalışmaktadır. Deprem sonrası toparlanmaya çalışan esnafımızın önündeki en büyük engellerden biri de iş yeri kiralarındaki aşırı artışlardır. Sanayi esnafı olarak bunun içerisinde yaşayan bir kardeşinizim. Geçmişte çok daha makul rakamlarla kiralanan iş yerlerinin bugün katbekat artan bedellerle kiraya verilmesi esnafımızı zor durumda bırakmaktadır. Bu konuda devletimizin, ilgili kurumlarımızın ve meslek odalarımızın gerekli adımları atması büyük önem taşımaktadır.”
Bayramlaşma programında basın mensuplarının Malatya ekonomisi, esnafın sorunları ve şehir gündemine ilişkin sorularını da yanıtlayan Duman, bu konularla ilgili çalışmalarını ve çözüm önerilerini bayram sonrasında da kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceklerini ifade etti.
Konuşmasının sonunda bayramların birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını güçlendiren müstesna günler olduğunu vurgulayan Duman, dünyanın birçok bölgesinde yaşanan acılara da dikkat çekti.
“Bugün Gazze’de, Doğu Türkistan’da ve dünyanın farklı coğrafyalarında mazlumların acı çektiği bir dönemi yaşıyoruz. Dualarımız; akan gözyaşlarının dinmesi, zulümlerin sona ermesi ve insanlığın huzura kavuşması içindir. Temennimiz; bundan sonraki bayramların barışın, kardeşliğin ve huzurun hâkim olduğu bir dünyada geçirilmesidir.
Bu vesileyle tüm hemşehrilerimin, dava arkadaşlarımın, Alperen gençlerimizin ve aziz milletimizin Kurban Bayramı’nı kutluyor; sağlık, huzur ve bereket içerisinde nice bayramlara ulaşmayı diliyorum. Büyük Birlik Partisi olarak devletimizin bekası, milletimizin refahı ve Malatya’mızın geleceği için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.
Program, bayramlaşma ve hatıra fotoğrafı çekimlerinin ardından sona erdi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.