21 Eylül 2026 Pazartesi
TRT 1’in fenomen dizisi ‘Teşkilat’, merakla beklenen yedinci sezonuna heyecan ve duygu yüklü bir bölümle başladı. Yeni karakterlerin hikayeye dahil olduğu bölümde Teşkilat, Türkiye’nin geleceğini yakından ilgilendiren kritik bir operasyon için harekete geçti.
Altay’ın hayatı ise peş peşe yaşadığı büyük kayıplarla altüst oldu. Bölümün finalinde karanlık yapının arkasındaki Öğretmen’in, Altay’ın kayınpederi Barlas olduğunun ortaya çıkması ise yeni sezonun bütün dengelerini değiştirdi.
Heyecan, aksiyon ve sürpriz gelişmelerin damga vurduğu sezon açılışı, izleyicileri bir kez daha ekran başına kilitlerken gece boyunca çok konuşuldu.
Teşkilat’ın Yeni Gizli Ekibi İlk Görevine Çıktı
Türkiye’nin Afrika’daki gücünü ve çip teknolojisindeki geleceğini hedef alan ‘Haritacılar’, Somali Başkanı’nı ailesiyle birlikte kaçırdı. Başkanın Türkiye ile yapacağı kıymetli madenler anlaşmasını engellemek amaçlı operasyonu “Ulak” yönetmekteydi.
Türkiye’ye karşı kurulan büyük oyunu bozmak için harekete geçen Tuğrul Başkan, Teşkilat bünyesinde özel ve gizli bir ekip kurdu. Defne, Cihan ve Zülküf’ten oluşan ekibin ilk görevi, Somali Başkanı’nı kurtarmak oldu. Birbirinden farklı yeteneklere sahip ekip üyeleri, aynı amaç uğruna yan yana geldi.
Zamana karşı yürütülen zorlu operasyon başarıyla sonuçlandı. Somali Başkanı kurtarılarak Türkiye’ye getirildi ve kritik toplantıya yetiştirildi. Böylece Haritacılar’ın Türkiye’nin uluslararası gücüne darbe vurmayı amaçlayan ilk planı durduruldu.
Altay, Beren ve Ender’le Yeni Bir Hayat Kurdu
Geride kalan yıllarda Teşkilat’tan ayrılan Altay, Beren ve oğulları Ender’le sakin bir hayat kurdu. Kendini tamamen ailesine adayan Altay’ın en büyük önceliği oğlu Ender oldu. Ender’in doğum günü için hazırlık yapan aile, yaklaşan büyük tehlikeden habersizdi. Beren ise Dışişleri’ndeki görevi nedeniyle Somali Başkanı’nın katılacağı tarihi toplantının sorumluluğunu üstlendi. Haritacılar’ın yeni saldırısı, Altay’ın ailesiyle kurduğu düzeni dönüşü olmayacak şekilde değiştirdi.
Altay Yıllar Sonra Yeniden Sahaya İndi
Haritacılar’ın İstanbul’da başlattığı saldırı sırasında Tuğrul Başkan, Teşkilat’tan ayrılan Altay’dan yardım istedi. Altay, ülkesine yönelik tehdidin büyümesi üzerine harekete geçti. Saldırının merkezindeki hackerı bulmak için iz süren Altay, kendi yöntemleriyle hedefe ulaşmayı başardı.
Hacker’ın bulunduğu binaya giren Altay, kurulan tuzağı bozarken Haritacılar’ın bütün sırlarını barındıran kripteksi de ele geçirdi. Yıllar sonra yeniden sahaya inen Altay, tecrübesi ve dikkati sayesinde hem büyük bir saldırıyı önledi hem de Teşkilat’ı düşmana götürecek önemli bir ipucuna ulaştırdı. Altay’ın elindeki kripteksle eve gitmesi ise kendisini ve ailesini Haritacılar’ın doğrudan hedefi haline getirdi.
Azra ve Altay’ın Yolları Kesişti
Somali Başkanı’nın peşindeki isimlerden biri de Alman istihbaratı adına çalışan Azra Tugaylı oldu. Manevi babası Viktor’la birlikte Fas’ta operasyon yürüten Azra, Başkan’ı Türkiye’den önce bulmaya çalıştı. Türkiye’deki kritik toplantı sırasında Haritacılar’ın saldırısı başladı. Şehirde kaos yaratılırken çip prototipleri hedef alındı. Toplantının yapıldığı otelde yaşanan patlamada Viktor hayatını kaybetti. Manevi babasını kaybeden Azra, saldırının arkasındaki isimleri bulmak için kendi yöntemleriyle harekete geçti.
Saldırı sırasında yolu Altay’la kesişen Azra, onun Teşkilat mensubu olduğunu bilmeden peşine düştü. İkili arasındaki ilk karşılaşma büyük bir mücadeleye dönüştü. Azra’nın kripteksi ele geçirmeye çalışması, Teşkilat’ın dikkatinden kaçmadı.
Beren, Kripteksi Korumak İçin Kendini Feda Etti
Ulak’ın adamları kripteksi almak için Altay’ın evine saldırdı. Çatışma sırasında kripteks Beren’de kaldı. Tehlikenin büyüdüğünü anlayan Beren, kripteksi çantadan çıkararak arabaya sakladı. Ardından boş çantayı yanına alıp saldırganları peşinden sürükledi.
Altay’ı ve ülkesinin geleceğini korumak için kendisini hedef haline getiren Beren, düşmanlar tarafından vuruldu. Altay’ın kollarında son nefesini veren Beren, oğulları Ender’i ona emanet etti. Beren’in fedakarlığı sayesinde kripteks düşmanın eline geçmedi ancak Altay, hayatının en büyük acılarından biriyle daha karşı karşıya kaldı.
Altay, Beren’in Katillerinin Peşine Düştü
Beren’in cenazesinin ardından Ender için güçlü kalmaya çalışan Altay, yaşadığı acıya rağmen saldırının peşini bırakmadı. Kendi imkanlarıyla iz sürmeye başlayan Altay, Beren’i öldüren adamlara ulaştı ve burada bir kez daha yolu Azra ile kesişti.
Teşkilat da aynı isimlerin peşindeydi. Tuğrul, Altay’a yeniden göreve dönmesini teklif etti ancak Altay, annesini kaybeden Ender’i yalnız bırakamayacağını söyleyerek teklifi kabul etmedi. Buna rağmen Beren’in ölümünün arkasındaki karanlık yapıyı ortaya çıkarmak isteyen Altay, Azra ve saldırganları Teşkilat’a teslim etti.
Azra’nın gerçek kimliği de sorguda ortaya çıktı. Alman ajanı olduğu belirlenen Azra, Viktor’u ve Beren’i öldürenlerin aynı kişiler olduğunu söyledi. Kripteksin şifresini çözebileceğini belirten Azra, bağlantılarını Teşkilat’la paylaşması karşılığında işbirliği yapmayı kabul etti.
Korkut ve Hamdi Yeniden Aynı Görevde Buluştu
Teşkilat’ın bir diğer hedefi, Haritacılar’ın Afrika’daki yapılanmalara ulaştırdığı silahların kaynağını bulmak oldu. İzler, uzun yıllardır devletin takibinde olan silah tüccarı Yahya Kuyutaş’a çıktı. Tuğrul, Yahya’ya yaklaşma görevini Korkut’a verdi. Korkut da bu zorlu görev için Hamdi’yi yanına aldı.
Yeni hayatında başarılı bir iş insanına dönüşen Hamdi, devletin kendisine ihtiyaç duyduğunu öğrenince hiç düşünmeden Korkut’un yanında yer aldı. Böylece iki eski dost, uzun bir aranın ardından aynı görev için yeniden omuz omuza verdi.
Korkut ve Hamdi, silah satın almak isteyen iki ortak kimliğiyle Yahya’nın karşısına çıktı. Ancak Yahya, devletin düşmanlarına silah satmayacağını söyleyerek tekliflerini reddetti. Babasından gizli işler çeviren Şahin ise Korkut ve Hamdi’yle irtibata geçerek anlaşmayı kendisinin yapabileceğini söyledi.
Şahin’in kurduğu tuzağa düşmüş gibi görünen Korkut ve Hamdi, on milyon dolarlarını kaptırdı ve öldürülmek üzere adamların eline bırakıldı. Ancak ikili, Şahin’in planından kurtularak Yahya’nın lokantasına gitti. Şahin’in kendilerini arkalarından vurduğunu anlatan Korkut, Yahya’dan hesap sordu. Gerilimin yükselmesiyle lokantada silahlar çekilirken Korkut ile Yahya karşı karşıya geldi.
Bahar Artık Teşkilat Mensubu
Babasının ölümünün ardından geçen yıllarda Teşkilat mensubu olan Bahar, artık sahada görev almak istediğini Tuğrul Başkan’a söyledi. Eğitimlerini tamamladığını ve göreve hazır olduğunu belirten Bahar’ın bu isteği, Korkut’u endişelendirdi.
Bahar’ın tehlikeli operasyonlarda yer almasını istemeyen Korkut, onun sahaya çıkmasına karşı çıktı. Ancak Bahar’ın kararlılığını gören Tuğrul Başkan, görev almasına izin verdi. Korkut’un bütün kaygılarına rağmen Bahar, Teşkilat’ın yeni döneminde sahada mücadele etmeye hazır olduğunu gösterdi.
Korkut’un Geçmişine Açılan Büyük Sır
Korkut’un göreve çıkmadan önce Bahar’a gönderdiği paket, yıllardır saklanan büyük bir sırrın da kapısını araladı. Paketin içinden Korkut’un çocukluğundan kalan tek hatırası olan bir bebek patiği ve Bahar’a yazdığı duygusal not çıktı.
Korkut, Bahar’a bıraktığı notta babasını hiç görmediğini anlatarak kuracakları aileye dair verdiği sözü paylaştı. Aynı anlarda Yahya’nın da yıllardır sakladığı diğer patiği eline alması, Korkut ile Yahya arasındaki bağı ortaya çıkardı.
Ender Kaçırıldı!
Altay kendi imkanlarıyla katillerin peşindeyken oğlunu Barlas’a emanet etti. Ancak kısa süre sonra Barlas’tan gelen yardım telefonu her şeyi değiştirdi. Eve giden Altay, Barlas’ı omzundan vurulmuş halde buldu. Barlas, eve saldırıldığını ve Ender’in kaçırıldığını söyledi.
Ender’i kaçıran Ulak, Altay’dan oğlunun hayatı karşılığında kripteksi istedi. Oğlunun sesini duyan Altay’ın öfkesi daha da büyüdü.
‘Öğretmen’ Barlas Çıktı!
Bölümün en çarpıcı gelişmesi ise finalde yaşandı. Ulak Altay ile konuşması sırasında Barlas’ın yanındaydı. Böylece ‘Öğretmen’ kod adlı gizemli kişinin Altay’ın kayınpederi Barlas olduğu anlaşıldı.
Kendi torununun kaçırılmasını planlayan Barlas, yaralanmasını da büyük oyununun bir parçası olarak kullandı. Beren’in ölümünün ve Ender’in kaçırılmasının arkasındaki yapının ailesinin içine kadar sızdığını henüz bilmeyen Altay ise oğlunu kurtarmak için kararını verdi.
Tuğrul’u arayan Altay, ‘Yuvaya dönüyorum!’ diyerek noktayı koydu.
‘Teşkilat’, sürprizlerle dolu yeni bölümleriyle pazar akşamları TRT 1’de…
KADİR’DEN BEKLENMEDİK BOŞANMA KARARI
Yapımını 25 Film’in, yapımcılığını Koray Şahin ve Fırat Parlak’ın üstlendiği, yönetmen koltuğunda Burcu Alptekin ve Merve Çolak’ın oturduğu, senaryosunu Özlem İnci Hekimoğlu ve Nil Güleç Ünsal’ın kaleme aldığı ‘Çirkin’ dün akşam dokuzuncu bölümüyle ekrana geldi.
Meryem’in cezaevinde verdiği zorlu mücadele bölüme damgasını vurdu. Diğer mahkumlardan Aysel’in baskılarına boyun eğmeyen Meryem, ağır bir saldırıya uğrarken Lale ve Pınar’ın kurduğu planla kendisini çok daha büyük bir suçlamanın ortasında buldu. Meryem’i özgürlüğüne kavuşturmak için harekete geçen Kadir’in ödediği bedel ise ikiliyi boşanma davasında karşı karşıya getirdi.
Çirkin’in kadrosunda Çağlar Ertuğrul, Derya Pınar Ak, Başak Gümülcinelioğlu, Olgun Toker, Baran Bölükbaşı, Cahit Gök, Gözde Kansu, Sema Gültekin, Eylül Ersöz, Özlem Kaya, Eren Demirbaş, Buse Badurlar, Yusuf Nebioğlu, Berkay Şahinoğlu, Müfit Aytekin, Gözde Kocaoğlu ve Nur Sürer ve Tamer Levent yer alıyor.

Kadir, Meryem’i cezaevine gönderen görüntülerin peşine düştü
Tedavisi tamamlanmadan hastaneden ayrılan Kadir, Meryem’in cezaevine girmesine neden olan görüntülerin kaynağını öğrenmek için Ferhat’ın karşısına çıktı. Ferhat’tan sert bir şekilde hesap soran Kadir, görüntüleri kimden aldığını ortaya çıkarmak için onu takip ettirmeye başladı. Ardından cezaevine giderek Meryem’i ziyaret etti. Meryem’in yaralı elini fark etse de gerçeği öğrenemedi. Duruşmada özgürlüğüne kavuşacağını öğrenen Meryem, Kadir’in desteğiyle yeniden umutlandı.
Meryem, tehditlere boyun eğmedi
Cezaevinde annesi Nalan’la birlikte kalan küçük Miran’ın, koğuşun korkulan isimlerinden Aysel’in telefonunu yanlışlıkla kırması üzerine Meryem çocuğu korumak için suçu üstlendi. Aysel bunun karşılığında Meryem’den revirdeki ilaçları çalmasını istedi. Özgürlüğünü tehlikeye atmak istemeyen Meryem, bütün tehditlere rağmen bu isteği reddetti. Öfkeden deliye dönen Aysel, herkesin gözü önünde Meryem’e saldırdı.
Kadir ve Meryem pembe odada görüştü
Meryem’in kendisini yalnız hissettiğini öğrenen Kadir, onunla cezaevinin pembe odasında görüşmek için izin aldı. Meryem’in vücudundaki morlukları fark edince gerçeği öğrenmekte ısrar eden Kadir, yaşadıklarını kendisinden saklamasına çok üzüldü ve bir daha kimsenin ona zarar vermesine izin vermeyeceğine söz verdi.
Kadir’i kaybetmekten korkan Lale’den Meryem’e karşı yeni hamle
Kadir’in kendisinden uzaklaştığını hisseden Lale, düğünü ertelemek istemedi ve Kadir’in Meryem’le pembe odada görüşmesi ona büyük bir hayal kırıklığı yaşattı. Avukat Pınar’dan Kadir’in boşanma davasıyla ilgilenmediğini öğrenince onu tamamen kaybetmekten korktu. Lale, Pınar’ın yardımıyla Meryem’in cezaevinden çıkmasını engelleyecek bir plan yaptı.
Engin’in kazası Kadir ile Ökkeş’i karşı karşıya getirdi
Meryem’e hislerini açıklamak isteyen Engin, karşısında Kadir’i buldu. Kadir, onun Meryem’i hak etmediğini söyledi. Engin’in sözleri Kadir’in kendi duygularını sorgulamasına neden oldu.
Öfkeli ve alkollü halde yola çıkan Engin, arabasıyla bir adama çarptı. Oğlunu kurtarmak için Ökkeş suçu Sagıp’ın üstlenmesini sağladı. Sagıp’ı korumak isteyen Kadir onu durdurmaya çalışsa da başarılı olamadı. Sagıp’ın Engin’in yerine cezaevine girmesi, Kadir ile Ökkeş arasında soğuk rüzgarlar estirdi.
Kadir, Hande ile Ferhat arasındaki bağlantıyı çözdü
Ferhat’ın kendisini ele vermesinden korkan Hande, onun yıllardır aradığı annesinin ve kardeşinin adresini vererek susmasını istedi. Ferhat’ı takip ettiren Kadir, gizli buluşmaya geldiğinde kaçmaya çalışan Hande’yi gördü. Böylece Hande ile Ferhat arasındaki bağlantıyı fark etti.
Meryem büyük bir tuzağa düştü
Kader’i koğuşun duşlarında bıçaklanmış halde bulan Meryem, ona yardım etmeye çalışırken bir anda suçlu durumuna düştü. Kader’in kendisini Meryem’in bıçakladığını söylemesiyle Meryem, hücreye kapatıldı.
Kadir verdiği sözü tuttu, Meryem’i cezaevinden çıkardı
Kader’in ifadesi üzerine Meryem’in uzun yıllar cezaevinde kalabileceği ortaya çıktı. Cennet, Meryem’in başına gelenlerden Kadir’i sorumlu tutarak onu eve getirmesini istedi. Meryem’i kurtaracağına söz veren Kadir, zor bir karar aldı.
Çok geçmeden hücreden çıkarılan Meryem, cezaevi kapısında kendisini bekleyen Kadir’e kavuştu. Ailesinin yanına dönen Meryem, nasıl serbest kaldığını merak etse de Kadir gerçeği ondan sakladı.
Kadir’in boşanma kararı Meryem’i yıktı
Ertesi sabah Kadir’in kendisine sürpriz yapacağını düşünen Meryem, Kadir’in arabasının adliyenin önünde durmasıyla büyük bir şok yaşadı.
Meryem’i kurtarmak için duygularını saklamayı seçen Kadir, evliliklerini bitirmek istediğini söyledi. Kadir ve Meryem boşanma davaları için mahkeme salonunda yerlerini aldı.
Çirkin yeni bölümleriyle her pazar STAR’da!
ÜÇ YIL SONRA GEÇMİŞİN KAPILARI YENİDEN AÇILIYOR!
atv’nin, yapımını TİMSBİ Productions’ın, yapımcılığını Timur Savcı ve Burak Sağyaşar’ın üstlendiği, senaryosu Yıldız Tunç tarafından kaleme alınan, yönetmen koltuğunda Çağrı Vila Lostuvalı ve Çiğdem Bozali’nin oturduğu, ilk bölümüyle izleyiciden büyük ilgi gören ve hikayesiyle dikkatleri üzerine yeni dizisi ‘Güneşin Doğduğu Yer’, ikinci bölümüyle yine çok konuşulacak.

Celadet, üç yıl önce Leyla’yı oğlundan ve kocasından koparan gerçeğin üzerini örterken Kozanların hayatında da yeni bir dönem başlamıştır. Aradan geçen yılların ardından Kenan, annesi Celadet’in istediği gibi Hanzade ile evlenmeye hazırlanırken Kozanlar ve Atahanlılar hem iş hem de evlilik bağıyla güçlerini birleştirmek üzeredir.
Üç yıl boyunca haksız yere özgürlüğünden ve oğlundan mahrum kalan Leyla, cezaevinden çıkar çıkmaz Adana’nın yolunu tutar. Leyla’nın tek isteği yıllardır hasret kaldığı oğluna yeniden kavuşmaktır. Onun beklenmedik gelişiyse Kenan ile Hanzade’nin düğününden iki aile arasındaki ilişkilere kadar kurulan bütün düzeni sarsacaktır.
Leyla’nın dönüşüyle en büyük korkusuyla yüzleşen kişi ise Celadet olur. Yıllar önce yaptığı planla Leyla’yı Kenan’dan uzaklaştırmayı başaran Celadet, bu kez yalnızca oğlunu değil torununu ve yıllardır koruduğu itibarını da kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır.
‘Güneşin Doğduğu Yer’, ikinci bölümüyle Perşembe akşamı atv’de!
20 Eylül 2026 Pazar gününün reyting sonuçları açıklandı. İzleyicilerin ekrana kilitlendiği pazar akşamında Kanal D’nin sevilen yapımı “Daha 17”, tüm kategorilerde (Total, AB ve 20+ABC1) rakiplerini geride bırakarak gecenin en çok izlenen programı oldu.
Total Kategorisinde Kanal D Üstünlüğü
Total kategorisinde “Daha 17”, heyecan dolu yeni bölümüyle zirvede yer alırken, dizinin özeti de listenin 2. sırasına yerleşti. TRT 1 ekranlarının başarılı dizisi “Teşkilat” 3. sırayı alırken, listenin devamında ana haber bültenleri ve eğlence programları dikkat çekti.
AB Grubunda Zirve Değişmedi
AB grubunda da liderlik “Daha 17” dizisinin oldu. İkinci sırada TRT 1’in fenomen dizisi “Teşkilat” yer alırken, “Daha 17 (Özet)” 3. sıradan listeye girdi. TV8’in sevilen yarışması “MasterChef Türkiye” ise 4. sıraya yerleşerek dikkat çekici bir performans sergiledi.
20+ABC1 Grubunda Da Lider “Daha 17”
Ticari hedef kitle olarak kabul edilen 20+ABC1 kategorisinde de sıralama değişmedi. Kanal D dizisi “Daha 17” birinci, TRT 1’in dizisi “Teşkilat” ikinci sırada günü tamamladı.
‘MAHPERİ HUNAT HATUN (DESTİNA), HÜRREM VE KÖSEM SULTAN’IN KARIŞIMIDIR’
Milli Savunma Üniversitesi Rektörü ve ünlü tarihçi Prof. Dr. Erhan Afyoncu, atv ekranlarında yayınlanan Bozdağ Film imzalı iddialı yapım ‘Aşk ve Taht’ dizisini değerlendirdi. Selçuklu Devleti’nin en görkemli dönemini, taht mücadelelerini ve dönemin en güçlü kadın figürü Mahperi Hunat Hatun’un (Evlenmeden önceki adıyla Destina) hikayesini ekrana taşıyan dizinin Türk televizyon tarihinde bir ‘ilk’ olduğuna dikkat çeken Afyoncu, projenin tarihi önemine ve yapım kalitesine vurgu yaptı.
‘MAHPERİ HUNAT HATUN (DESTİNA), HÜRREM VE KÖSEM SULTAN’IN BİR KARIŞIMIDIR’
Dizide, Kalonoros Prensesi Destina iken Selçuklu sarayına giren ve zamanla devletin kaderine yön veren en güçlü kadın figürüne dönüşen Mahperi Hunat Hatun’un hikayesi büyük bir yer tutuyor.
Siyasi bir evlilik olarak başlayan ancak zamanla devasa bir aşka dönüşen bu yolculuğun başkahramanı için çarpıcı bir benzetme yapan Prof. Dr. Erhan Afyoncu:
‘O, döneminin en önemli ve güçlü kadın karakteridir. Birçok siyasi organizasyonun ve devlet aklının tam merkezindedir. Mahperi Hunat Hatun, aslında Osmanlı dönemindeki Kösem Sultan ve Hürrem Sultan karakterinin bir karışımıdır. Oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in tahta çıkmasında uzun süre rol oynamış, devlette son derece etkili bir aktör haline gelmiştir’ dedi.
ANADOLU SELÇUKLULARI’NIN ALTIN ÇAĞI VE SULTAN ALAADDİN KEYKUBAT
Dizinin ana eksenini oluşturan Sultan Alaeddin Keykubat döneminin Selçuklular için askeri, ekonomik ve kültürel açıdan en parlak dönem (Osmanlı’daki Kanuni Sultan Süleyman dönemi gibi) olduğunu belirten Afyoncu, devletin bu dönemde denizlere ulaştığını, donanmanın güçlendiğini, zenginlik ve ihtişamın zirveye çıktığını vurguladı. Sultan Alaeddin’in çetin iktidar mücadelelerinden galip çıkarak Selçuklu tahtına oturmasının, tarihin en ilginç ve güçlü liderlik hikayelerinden biri olduğunu belirtti.
‘BUGÜNKÜ DEVLETİMİZİN ANADOLU’DAKİ BAŞLANGICI BU DEVLETTİR’
Seyircinin ‘Aşk ve Taht’ı neden izlemesi gerektiğine dair önemli mesajlar veren Prof. Dr. Afyoncu, Anadolu Selçuklularının günümüz Türkiye’sinin temeli olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
‘Bizim bugünkü devletimizin Anadolu’daki başlangıcı Anadolu Selçuklularıdır. Bu devlet gelişerek Osmanlı olmuş, ardından Türkiye Cumhuriyeti olmuştur. Aynı zamanda bugünkü bizlerin dedelerinin, Oğuzların ve Kıpçakların Anadolu’ya gelmeye devam ettikleri ve devletleştikleri muazzam bir harmanlanma dönemidir.’
Görkemli dünyası, dev prodüksiyonu ve sürükleyici hikâyesiyle ‘Aşk ve Taht’, her Çarşamba akşamı saat 20.00’de atv’de!