Haber Şafak

Haber Şafak

30 Ağustos 2026 Pazar

Ahmet Korkmaz: 30 Ağustos Milletimizin Bağımsızlık Kararlılığının Zaferle Taçlandığı Gündür

Ahmet Korkmaz: 30 Ağustos Milletimizin Bağımsızlık Kararlılığının Zaferle Taçlandığı Gündür
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Ahmet Korkmaz: 30 Ağustos Milletimizin Bağımsızlık Kararlılığının Zaferle Taçlandığı Gündür

Anahtar Parti Erzincan İl Başkanı Ahmet Korkmaz, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Büyük Zafer’in Türk milletinin özgürlük ve egemenlik mücadelesindeki en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirtti. Korkmaz, 30 Ağustos’un milletin kendi geleceğine sahip çıkma iradesini bütün dünyaya gösterdiğini ifade etti.

BÜYÜK ZAFER TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİRDİ

Korkmaz, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında kazanılan 30 Ağustos Zaferi, milletimizin işgal karşısında teslim olmayacağını ve bağımsızlığı uğruna sonuna kadar mücadele edeceğini açık biçimde ortaya koymuştur. Bu zafer, milli iradenin ve vatan sevgisinin en güçlü eserlerinden biridir.” ifadelerini kullandı.

30 AĞUSTOS’UN EMANETİNE SAHİP ÇIKMALIYIZ

Büyük Zafer’in bugün de güçlü bir sorumluluk taşıdığını vurgulayan Korkmaz, “Cumhuriyetimizin hangi fedakârlıklarla kurulduğunu unutmamak, milli egemenliğe ve bağımsızlığımıza aynı kararlılıkla sahip çıkmak hepimizin görevidir.” şeklinde konuştu.

Korkmaz, 30 Ağustos Zafer Bayramı vesilesiyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını saygıyla anarken, aziz şehitleri rahmetle, gazileri ise minnetle yad etti.

Devamını Oku

MESCİD-İ AKSA’DAKİ İHLALLER DURDURULSUN!

MESCİD-İ AKSA’DAKİ İHLALLER DURDURULSUN!
0

BEĞENDİM

ABONE OL
SPİRİTÜELLER MANEVİYATLILAR DERNEĞİ’NDEN KUDÜS İÇİN DİPLOMATİK HAMLE ÇAĞRISI:
DOĞU KUDÜS’TEKİ MÜLKSÜZLEŞTİRMELER ve
MESCİD-İ AKSA’DAKİ İHLALLER DURDURULSUN
Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği, işgal altındaki Doğu Kudüs’te Filistinli ailelerin zorla yerinden edilmesi, mülkiyet haklarının ihlal edilmesi ve Mescid-i Aksa’nın tarihi ve hukuki Status Quo rejiminin ihlal edilmesine karşı Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’na başvurdu. Dernek, Doğu Kudüs’te uluslararası bir koruma ve gözlem misyonu oluşturulması için Birleşmiş Milletler nezdinde girişim başlatılmasını, Kudüs’te yaşanan ihlallere ilişkin belgelerin Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne sunulmasını ve Mescid-i Aksa’nın tarihi statüsünün korunması için uluslararası diplomatik mekanizmaların harekete geçirilmesini talep etti.
Dünyada sevgi ve barışın hâkim kılınması, yeryüzünde adaletin tesis edilmesi ve hakikatin korunması amacıyla çalışmalar yürüten Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği, Doğu Kudüs’te yaşanan mülksüzleştirme, zorla yerinden edilme ve Mescid-i Aksa’nın tarihi ve hukuki statüsüne yönelik ihlallere karşı diplomatik girişim başlattı.
Dernek Başkanı Hülya Kavuzlu imzasıyla 26 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’na sunulan kapsamlı başvuruda; Doğu Kudüs’ün Silvan, Şeyh Cerrah, Vadü’l-Coz ve Eski Şehir bölgelerinde Filistinli ailelerin taşınmazlarına yönelik el koyma ve tahliye uygulamaları ile Mescid-i Aksa’ya yönelik erişim kısıtlamaları ve Status Quo ihlalleri ayrıntılı biçimde ortaya konuldu.
Başvuruda, bu uygulamaların uluslararası hukuk, Cenevre Sözleşmeleri, Roma Statüsü, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ve UNESCO kararları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
DOĞU KUDÜS’TE FİLİSTİNLİ AİLELER EVLERİNDEN ÇIKARILIYOR
Derneğin Dışişleri Bakanlığı’na sunduğu saha tespit raporunda, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Silvan, özellikle Batan el-Hava ve Bustan mahalleleri, Şeyh Cerrah, Vadü’l-Coz ve Eski Şehir’in Bab Hıtta bölgelerinde Filistinli ailelerin mülkiyet haklarına yönelik sistematik müdahaleler belgeleniyor.
Başvuruda, 1950 tarihli Gıyabi Mülkiyet Kanunu ve 1970 tarihli Hukuki ve İdari İşler Yasası gibi mevzuatın uygulanmasıyla Filistinli ailelerin mülkiyet haklarının kısıtlandığı, asırlardır bölgede yaşayan ailelerin evlerinden çıkarıldığı ve taşınmazların yerleşimci kuruluşlara devredildiği aktarılıyor.
Dernek, Ateret Cohanim ve Elad gibi yerleşimci yapılanmaların açtığı tahliye davalarının adli ve kolluk mekanizmalarıyla desteklendiğini; bunun sonucunda Filistinli ailelerin evlerinden çıkarıldığını ve Mescid-i Aksa çevresinde yerleşimci varlığını artıran bir yapı oluşturulduğunu ifade ediyor.
Başvuruda bu uygulamalar, zorla yerinden etme ve mülkiyet haklarının ihlali bağlamında uluslararası hukuk açısından ele alınıyor.
CENEVRE SÖZLEŞMESİ VE ROMA STATÜSÜNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği, Doğu Kudüs’teki mülksüzleştirme ve zorla yerinden edilme uygulamalarının uluslararası hukuk bakımından ciddi sonuçları bulunduğuna dikkat çekti.
Başvuruda, 1949 tarihli IV. Cenevre Sözleşmesi’nin 49. maddesinde işgal eden gücün işgal ettiği topraklardaki sivil nüfusu zorla başka bir alana nakletmesinin yasaklandığı; 53. maddesinde ise sivillere ait taşınmazların tahrip edilmesi ve bunlara el konulmasının yasaklandığı hatırlatıldı.
Ayrıca Roma Statüsü’nün 8. maddesine atıf yapılarak, işgal edilen bölgeye sivil nüfus taşınması ve yerli nüfusun zorla nakledilmesinin savaş suçu kapsamında değerlendirildiği vurgulandı.
MESCİD-İ AKSA’DA STATUS QUO İHLALLERİ
Başvurunun bir diğer önemli başlığını Mescid-i Aksa’nın tarihi ve hukuki Status Quo rejiminin korunması oluşturdu.
Derneğin hazırladığı “Mescid-i Aksa Status Quo İhlalleri ve Görsel Belgeleme Listesi” kapsamında; Müslümanların Mescid-i Aksa’ya girişlerinin yaş ve ikamet kriterleriyle sınırlandırılması, Eski Şehir kapılarında kurulan barikatlar ve kimlik kontrolleriyle ibadet erişiminin engellenmesi gibi uygulamalar belgeleriyle Dışişleri Bakanlığı’na sunuldu. Başvuruda ayrıca, Mescid-i Aksa’nın mevcut Status Quo düzeni kapsamında Harem-i Şerif’in yönetiminde Ürdün İslami Vakıflar İdaresi’nin rolüne dikkat çekildi.
Buna karşın radikal Yahudi grupların İsrail güvenlik güçlerinin koruması altında Harem-i Şerif’e girdikleri, alanda dini ritüeller gerçekleştirdikleri ve bu uygulamaların Mescid-i Aksa’nın tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik adımlar oluşturduğu vurgulandı.
Dernek, söz konusu uygulamaların Mescid-i Aksa’nın zamansal ve mekânsal olarak bölünmesine yönelik sistematik bir sürecin parçası olduğunu belirterek uluslararası toplumun harekete geçmesini istedi.
“KUDÜS’ÜN STATÜSÜNÜ DEĞİŞTİRECEK ADIMLAR KABUL EDİLEMEZ”
Başvuruda, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 242, 478 ve 2334 sayılı kararları ile UNESCO kararlarına da dikkat çekildi.
Dernek, Kudüs’ün tarihi, hukuki ve demografik yapısını değiştirmeye yönelik uygulamaların uluslararası hukuk çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurgulayarak, Mescid-i Aksa’nın mevcut tarihi statüsünün korunmasının uluslararası toplumun sorumluluğunda olduğunu ifade etti.
Başvuru dosyasında ayrıca Mescid-i Aksa’ya erişim kısıtlamaları, barikatlar, kimlik kontrolleri ve Harem-i Şerif’te gerçekleştirilen dini ritüellere ilişkin çok sayıda görsel belge ve saha tespiti Dışişleri Bakanlığı’na sunuldu.
HÜLYA KAVUZLU: “KUDÜS’TE YAŞANANLAR İÇİN ARTIK SOMUT ADIM ATILMALI”
Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği Kurucu Başkanı Hülya Kavuzlu, Kudüs’te yaşananların yalnızca açıklamalarla takip edilemeyeceğini, Türkiye’nin diplomatik gücünü kullanarak somut girişimlerde bulunması gerektiğini söyledi.
Kavuzlu, “Doğu Kudüs’te insanların evlerinden çıkarıldığı, mülklerinin ellerinden alındığı ve Mescid-i Aksa’nın tarihi statüsünün adım adım değiştirilmek istendiği bir süreç yaşanıyor. Biz bu başvuruyla yaşananları belgeleriyle Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın gündemine taşıdık. Artık uluslararası hukuk mekanizmalarının ve diplomatik gücün harekete geçirilmesini istiyoruz” dedi.
Kavuzlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Mescid-i Aksa yalnızca Müslümanlar için kutsal bir ibadet alanı değil, aynı zamanda insanlığın ortak kültürel mirasının önemli bir parçasıdır. Bu mirasın statüsünün değiştirilmesine, insanların ibadet özgürlüğünün kısıtlanmasına ve Filistinli ailelerin evlerinden zorla çıkarılmasına sessiz kalınmamalıdır. Türkiye’nin Kudüs konusunda sahip olduğu tarihsel ve diplomatik ağırlığı somut adımlara dönüştürmesini bekliyoruz.”
SPİRİTÜELLER MANEVİYATLILAR DERNEĞİ’NDEN DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NA ÜÇ KRİTİK TALEP
Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği, Dışişleri Bakanlığı’na sunduğu başvuruda Türkiye’den üç temel konuda girişimde bulunmasını talep etti:
1. DOĞU KUDÜS İÇİN ULUSLARARASI KORUMA VE GÖZLEM MİSYONU
Türkiye’nin Birleşmiş Milletler New York Genel Merkezi ve Cenevre İnsan Hakları Konseyi nezdindeki Daimi Temsilcilikleri aracılığıyla, Doğu Kudüs’e acil bir Uluslararası Koruma ve Gözlem Misyonu gönderilmesi için BM Güvenlik Konseyi ve Genel Kurul nezdinde karar süreçlerinin başlatılması.
2. ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ’NE BELGE SUNULMASI
Doğu Kudüs’te gerçekleşen mülk gaspları, zorla yerinden edilmeler ve Mescid-i Aksa ihlallerine ilişkin dernek tarafından hazırlanan görsel ve yazılı belgelerin, Türkiye tarafından hazırlanacak hukuki bilgi notları kapsamında Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığı’nın Filistin Soruşturması dosyasına iletilmesi.
3. MESCİD-İ AKSA’NIN TARİHİ STATÜSÜNÜN KORUNMASI
Ürdün İslami Vakıflar İdaresi’nin Harem-i Şerif üzerindeki tarihsel ve idari rolünün korunması amacıyla diplomatik mekanizmaların harekete geçirilmesi ve İslam İşbirliği Teşkilatı Kudüs Komitesi’nin olağanüstü toplantıya çağrılması.
“BELGELERİ ULUSLARARASI MEKANİZMALARA TAŞIMAYA HAZIRIZ”
Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği, Dışişleri Bakanlığı’na sunduğu dosyayla birlikte Doğu Kudüs’teki mülksüzleştirme ve ihlal tespitlerini, Mescid-i Aksa’nın Status Quo’suna yönelik uygulamaları ve bunlara ilişkin görsel belgeleri de Bakanlığın değerlendirmesine sundu.
Dernek, Doğu Kudüs’te yaşanan gelişmelerin uluslararası hukuk mekanizmaları tarafından incelenmesi ve sorumlulukların ortaya çıkarılması amacıyla gerekli tüm bilgi ve belgelerin ilgili uluslararası kurumlarla paylaşılması için Türkiye’nin girişimde bulunmasını talep etti.
Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği, Kudüs’ün tarihi ve hukuki statüsünün korunması, Mescid-i Aksa’nın Status Quo rejimine saygı gösterilmesi, ibadet özgürlüğünün güvence altına alınması ve Filistinli ailelerin zorla yerinden edilmesine son verilmesi için diplomatik ve hukuki girişimlerin sürdürülmesi çağrısında bulundu.
SPİRİTÜELLER MANEVİYATLAR DERNEĞİ HAKKINDA:
Spiritüeller Maneviyatlar Derneği, insani yardım ve kalkınma projeleriyle dünyanın dört bir yanında ihtiyaç sahiplerine ulaşmayı, din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin iyiliği, barışı ve kardeşliği yaymayı kendine misyon edinmiştir. “İyiliğin Sesi, Barışın Nefesi” sloganıyla hareket eden dernek, başta Gazze olmak üzere kriz bölgelerinde kalıcı çözümler üretmeyi hedeflemektedir.
Devamını Oku

YENİ Partili Barut: 30 Ağustos Milletimizin Zaferidir

YENİ Partili Barut: 30 Ağustos Milletimizin Zaferidir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

YENİ Parti Derinkuyu İlçe Başkanı Soner Barut, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Büyük Zafer’in Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Türk milletinin bağımsızlığına ve geleceğine sahip çıkma iradesinin tarihe kazınmış en büyük eserlerinden biri olduğunu belirtti.

“ATATÜRK’ÜN ÖNDERLİĞİNDE TARİHİN AKIŞI DEĞİŞTİ”

30 Ağustos 1922’de kazanılan Büyük Zafer’in yalnızca askeri bir başarı olmadığını, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan yolu açtığını ifade eden Barut şunları söyledi:
“30 Ağustos, milletimizin en zor şartlarda dahi bağımsızlığından vazgeçmeyeceğini bütün dünyaya gösterdiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün eşsiz liderliği ve askeri dehası, kahraman ordumuzun cesareti ve milletimizin fedakârlığı birleşerek tarihin akışını değiştirmiştir. Büyük Zafer, bugün üzerinde özgürce yaşadığımız vatanın hangi büyük mücadelelerle bizlere emanet edildiğinin en güçlü göstergesidir.”

“CUMHURİYETİ GELECEK NESİLLERE TAŞIYACAĞIZ”

Büyük Zafer’in taşıdığı birlik, beraberlik ve bağımsızlık ruhunun gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurgulayan Barut, Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti.
Barut, “Atatürk ve Millî Mücadele kahramanlarımızın bizlere bıraktığı bağımsız vatanın değerini bilmek zorundayız. Cumhuriyetimizi demokrasiyle, hukukla, adaletle, bilimle ve çağdaş değerlerle güçlendirmek hepimizin sorumluluğudur. Derinkuyu’dan yükselen sesimiz de Cumhuriyet’ten, bağımsızlıktan ve millet iradesinden yana olmaya devam edecektir. Çocuklarımıza daha güçlü ve daha umutlu bir Türkiye bırakacağız.” dedi.

“30 AĞUSTOS GURURUMUZDUR”

Soner Barut mesajını şu sözlerle tamamladı:
“Büyük Zafer’in 104. yıl dönümünde Cumhuriyetimizin kurucusu ve Büyük Taarruz’un Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Derinkuyulu hemşehrilerimizin, Nevşehir’imizin ve aziz milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı yürekten kutluyorum. Büyük Zafer’in bağımsızlık ruhu ve Cumhuriyetimizin ışığı sonsuza kadar yaşayacaktır.”

Devamını Oku

Engin Doğan’dan 30 Ağustos Mesajı: “Bağımsızlık, Bu Milletin Vazgeçilmezidir”

Engin Doğan’dan 30 Ağustos Mesajı: “Bağımsızlık, Bu Milletin Vazgeçilmezidir”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Engin Doğan’dan 30 Ağustos Mesajı: “Bağımsızlık, Bu Milletin Vazgeçilmezidir”

CHP Adıyaman İl Başkanı Engin Doğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, Büyük Zafer’in bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en güçlü ifadesi olduğunu belirtti.

“30 Ağustos, Cumhuriyet’e uzanan yolun en önemli adımıdır”

Doğan, Büyük Taarruz’un zaferle sonuçlanmasının Türkiye’nin geleceğini belirleyen tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade ederek, “30 Ağustos 1922, yalnızca kazanılmış bir savaşın tarihi değildir. Bu tarih, bağımsız bir ülkenin ve çağdaş bir Cumhuriyetin önünü açan büyük iradenin tarihidir” dedi.

“Atatürk’ün mücadelesi bugün de yol göstermektedir”

CHP Adıyaman İl Başkanı Engin Doğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yürütülen Milli Mücadele’nin, halkın egemenliğine ve özgür iradesine dayalı bir geleceğin temelini attığını vurguladı.
Doğan, “Bugün 30 Ağustos’un ruhunu yaşatmak; Cumhuriyetimize, demokrasimize ve halkın iradesine sahip çıkmaktan geçmektedir. Geçmişte bağımsızlık için verilen mücadeleyi anlamanın en önemli yolu, bugün ülkemizin aydınlık geleceği için kararlılıkla çalışmaktır” ifadelerini kullandı.

“Adıyaman’da zaferin gururunu hep birlikte yaşıyoruz”

30 Ağustos’un tüm yurtta büyük bir gururla kutlandığını belirten Doğan, mesajının sonunda şu ifadelere yer verdi:
“Başta Cumhuriyetimizin kurucusu, Büyük Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Büyük Zafer’in 104. yıl dönümünde, tüm hemşehrilerimizin ve aziz milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı yürekten kutluyorum.”

Devamını Oku

ŞAFAK SEZER’İN YENİ OYUNU “KARANLIKTA KUMPAS” ALİAĞA’DA PERDE AÇTI

ŞAFAK SEZER’İN YENİ OYUNU “KARANLIKTA KUMPAS” ALİAĞA’DA PERDE AÇTI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ALİAĞA SANAT GÜNLERİ, “KARANLIKTA KUMPAS”I AĞIRLADI

Aliağa Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Aliağa Sanat Günleri’nde sahnelenen “Karanlıkta Kumpas”, ilk gösterimini Aliağa’da gerçekleştirdi. Şafak Sezer’in 20 yıl sonra tiyatro sahnesine döndüğü oyun, interaktif yapısıyla seyirciyi de hikayenin bir parçası haline getirirken Aliağalı tiyatroseverlerden yoğun ilgi gördü.

Ali Erkan Ersezer’in yazdığı, Ebru Kara’nın yönettiği “Karanlıkta Kumpas” oyununda Şafak Sezer’in yanı sıra Şebnem Özinal, Zeynep Kankonde, Özgür Özgülgün, Burak Alkış, Deniz Oral, Ömür Arpacı ve Bensu Begoviç rol aldı. Güçlü oyuncu kadrosuyla dikkat çeken oyun, interaktif yapısıyla izleyicilere klasik tiyatro deneyiminin ötesinde, oyunun akışına doğrudan dahil oldukları farklı bir deneyim sundu.

SEYİRCİ DE HİKAYENİN İÇİNE DAHİL OLDU

Şiddetli bir kar fırtınası sırasında izole bir çiftlik evinde yaşanan cinayetle başlayan hikâyede, seyirciler de soruşturmanın bir parçası oldu. Şüphelileri sorgulayan ve ipuçlarını değerlendiren izleyiciler, olayın çözümüne katkı sunarken oyunun finaline de kendi kararlarıyla yön verdi.

Aliağa Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Aliağa Sanat Günleri’nde sahnelenen “Karanlıkta Kumpas”, ilk gösterimini Aliağa’da gerçekleştirdi. Şafak Sezer’in 20 yıl sonra tiyatro sahnesine döndüğü oyun, interaktif yapısıyla seyirciyi de hikayenin bir parçası haline getirirken Aliağalı tiyatroseverlerden yoğun ilgi gördü.

BAŞKAN SERKAN ACAR’DAN OYUNCULARA TEŞEKKÜR

Gösterinin ardından Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, sahneye çıkarak oyunculara teşekkür çiçeği takdim etti. Başkan Serkan Acar, “Bugün hep birlikte özel bir gece geçirdik. Çok kıymetli sanatçımız Şafak Sezer, 20 yıl sonra tiyatro sahnesine döndü. Bu geri dönüş oyununun prömiyerini de Aliağa’mızda bizlerle paylaştı. Biz tiyatro günlerimize noktayı koyduk ama bu oyun yeni yola çıktı. Çok kıymetli sanatçılarımıza ve ASEV ekibimize teşekkür ediyorum. En büyük teşekkür de her oyunda salonu dolduran siz değerli sanatseverlere” dedi.

ALİAĞA SANAT GÜNLERİ’NDE 30 AĞUSTOS’A YAKIŞAN BÜYÜK FİNAL

Aliağa Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Aliağa Sanat Günleri, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında gerçekleştirilecek büyük final programıyla sona erecek. Zafer Bayramı coşkusunun kortej yürüyüşü ve konserle yaşanacağı gecede Özcan Deniz, saat 21.00’de Avcı Ramadan Rekreasyon Alanı’nda Aliağalılarla buluşacak.

 

Devamını Oku
Dost Siteler Tanıtım Yazısı - Evden eve nakliyat