06 Ekim 2026 Salı
Türkiye’nin uzaya bağımsız erişim vizyonu doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdüren ROKETSAN, uzay alanındaki sistem ve çözümlerini Türkiye’nin ilk defa ev sahipliği yapacağı 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nde (IAC 2026) güçlü bir katılımla dünya uzay ekosistemiyle buluşturuyor.
Türkiye’nin uzaya bağımsız erişimini sağlamak için çalışmalarını aralıksız sürdüren ROKETSAN, ana sponsorlarından birisi olarak güçlü bir katılımla 77’nci Uluslararası Uzay Kongresi’nde yerini aldı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, küresel uzay çalışmalarının ve kurumlarının yer aldığı IAC 2026’nın Türkiye’de düzenlenmesinden büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, Türkiye’nin uzaya gönderilecek uydu gibi faydalı yüklerini taşıyacak platformları geliştirmek için ROKETSAN olarak aralıksız çalıştıklarını söyledi.
Uzay teknolojileri ekosisteminin geliştirilmesi konusunda ekosistem ve iş birliği ağı oluşturmak için çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran İkinci, “Türkiye gelecek dönemde uzay konusunda küresel bir aktör olarak dünyadaki iş birliklerini büyütecek. Biz de ROKETSAN olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. ŞİMŞEK-1 ve ŞİMŞEK-2 platformlarımız ülkemizden uzaya ulaşabilecek bir sistemi hayata geçirebileceğimiz ana sistemler olarak Türkiye’nin uzaydaki yolunu açacak. ŞİMŞEK platformlarımız bizi uzaya uydu taşıyabilen, aynı zamanda dost ve kardeş ülkelere bu konuda destek verebilen bir ülke statüsüne yerleştirecek.” şeklinde konuştu.
İkinci, ROKETSAN’ın Türkiye’nin uzayla ilgili çalışan en büyük mühendislik ekibine sahip olduğunu, teknik altyapı olarak da Türkiye’nin bu konudaki en yetkin kurumlarından bir tanesi durumunda bulunduklarını sözlerine ekledi.
ROKETSAN uzay çalışmalarında güçlü iş birlikleri yürütüyor
Uzay alanındaki teknolojilerin geliştirilmesi konusunda geniş bir ekosistem ve iş birliği ağı oluşturma çalışmaları yürüten ROKETSAN, uzay teknolojileri alanında nitelikli insan kaynağı çalışmalarına da 2020 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı gerçekleştirilen mükemmeliyet merkezi ile katkı sağlıyor.
ROKETSAN ayrıca, uzay çalışmaları alanında kamu kurumları, üniversiteler ve savunma sanayisindeki iş ortakları dahil olmak üzere geniş bir yelpazede iş birliği çalışmaları yürütüyor.
Alt teknolojiler de dahil olmak üzere birçok alandaki Ar-Ge faaliyetlerinde savunma endüstrisi ve üniversiteler ile yoğun koordinasyon içerisinde çalışmalar sürdürülüyor.
YAKIŞIKLI OYUNCUDAN ÖZEL POZLAR
KARİYERDEN AŞKA: SAMİMİ AÇIKLAMALAR
ENERJİSİ YÜKSEK, MERAKLI VE BİRAZ DA İNATÇI
SOKAKTA KARAKTERLERİNİN ADIYLA SESLENİP
HESAP SORUYORLAR
Vogue Türkiye’nin Ekim 2026 dijital kapak konuğu olan yakışıklı oyuncu Kubilay Aka, derginin özel çekimi için objektif karşısına geçti. Kariyerindeki yeni dönemden aşka bakışına, sosyal medyadaki sınırlarından günlük hayatındaki vazgeçilmezlerine kadar samimi açıklamalarda bulunan Aka, artık daha seçici olduğunu; ödül, reyting ve rakamlardan ziyade yaptığı işten heyecan duymanın kendisi için daha değerli olduğunu anlattı.
Kolay pes edemediğini ancak bırakmayı bilmenin de bir güç olduğunu belirten Aka, sokakta canlandırdığı karakterlerin adıyla kendisine seslenip hesap soranlar olduğunu da anlattı. Oyuncunun kendisini şımartma formülü ise sevdiği insanlarla güzel bir yemek, telefonunu uzağa koyduğu birkaç saat ve fırsat varsa deniz.
AŞIK OLDUĞUNDA DAHA KORUMACI VE DUYGUSAL OLUYOR
Aşık olduğunda daha paylaşımcı, korumacı ve duygusal birine dönüşen Kubilay Aka, iyi bir ilişkinin temelini güven ve doğru iletişimde görüyor. Karşısındaki insanı dinlemek, onun alanına saygı göstermek ve zor zamanlarında yanında olmak ise ilişkide önem verdiği noktalar arasında. Aka, bu konuda oldukça açık: “Mükemmel bir sevgiliyim diyemem, zaten bunu diyen birinden biraz şüphelenirim. Hatalarım oluyor ama sevdiğim zaman gerçekten emek veren biriyim.”
OYUNCULUĞA DENEMEK İÇİN BAŞLADI, 10 YILI GERİDE BIRAKTI
On yıl önce deneme amacıyla kamera karşısına geçen Aka için oyunculuğa bir şans vermek, hayatındaki en anlamlı kararlardan biri oldu. İlk projesi “Vatanım Sensin” ise kariyerinde hâlâ özel bir yer tutuyor: “Vatanım Sensin benim için hayatımın yön değiştirdiği yer. İlk defa kamera karşısına geçtiğim, oyunculuğu gerçekten öğrenmeye başladığım iş.”
“BİRAZ DAHA SEÇİCİ VE NE İSTEDİĞİNİ BİLEN BİR YERE GELDİM”
Kariyerinin başındaki daha çok çalışma ve görünme isteği, bugün yerini daha seçici bir bakışa bıraktı. Aka bu değişimi şu sözlerle özetliyor: “Şimdi ise daha doğru olanın peşindeyim. İyi hikâye, iyi karakter, beni heyecanlandıran insanlar… Biraz daha seçici ve ne istediğini bilen bir yere geldim.”
Başarı tanımı da artık yalnızca ödül, reyting ve rakamlardan ibaret değil. Yaptığı işten hâlâ heyecan duymayı daha değerli buluyor: “Ödül, reyting, rakamlar tabii ki güzel ama insanın kendi yaptığı şeyden her daim heyecan duyabilmesi bence daha değerli.”
KARAKTERLERİN TEK BİR ÇİZGİYE SIĞMAYAN DÜNYASINDAN ETKİLENDİ
ATV’de yayımlanan “Mercan Köşk”ü kabul etmesinde, karakterlerin tek bir çizgiye sığmayan dünyası etkili oldu: “Herkesin kendi doğrusu, yarası, sakladığı bir tarafı var.” Tarsus’un sıcaklığı, tarihi ve aile duygusu da hikâyenin gerilimiyle birleşerek canlı bir dünya yaratıyor.
ÇÖZÜM HER ZAMAN SAVAŞMAK DEĞİL, BAZI ŞEYLERİ OLDUĞU GİBİ KABUL ETMEK
Dizide canlandırdığı Aras, Aka’nın kendi hayatıyla da bağ kurduğu bir karakter. Aras üzerinden yeniden düşündüğü noktalardan biri, çözümün her zaman mücadele etmek olmadığı: “Bazen çözümün sürekli savaşmak değil, bazı şeyleri olduğu haliyle kabul etmek olduğunu Aras üzerinden tekrar düşündüğüm oldu.”
Aka için Aras ile Cemre’nin ilişkisi yalnızca bir aşk değil, aynı zamanda bir dönüşüm hikâyesi. “İki insan karşılaşıyor ve o karşılaşmadan sonra ikisi de artık eskisi gibi kalamıyor.” Birbirlerinin hayatında yarattıkları dönüşümü ise şu sözlerle özetliyor: “Birbirlerinin hem yaralarına hem de hiç bilmedikleri taraflarına dokunuyorlar.”
ENERJİSİ YÜKSEK, MERAKLI VE BİRAZ DA İNATÇI
Hayatının bu dönemini “yoğun, üretken ve dönüştürücü” sözleriyle özetleyen Kubilay Aka, mücadele etmeyi seviyor ve kolay pes edemiyor. Ancak artık hangi noktada vazgeçmesi gerektiğini daha fazla sorguluyor: “Bir şey zor olduğu için mi mücadele ediyorum, yoksa artık bana iyi gelmediği halde sırf kaybetmiş olmamak için mi tutunuyorum? İkincisiyse bırakmayı bilmek de bir güç bence.”
SOKAKTA KARAKTERLERİNİN ADIYLA SESLENİP HESAP SORUYORLAR
Sosyal medyada sınırlarını koruyan Aka, yalnızca gerçekten paylaşmak istediği anlarda görünür oluyor. Canlandırdığı karakterlerle ilgili takipçilerinden gelen uzun yorumları okumaktan keyif alırken, sette küçük görünen bir detayın izleyicide ne kadar büyük bir karşılık bulabildiğini de bu mesajlarla fark ediyor. İzleyicinin karakterlerle kurduğu bağ, sokakta ise eğlenceli anlara dönüşüyor: “Karakterin adıyla seslenip, sanki gerçekten onun yaptığı bir şeyin hesabını sorar gibi konuşanlar oluyor. Birkaç saniye sonra karşılıklı gülmeye başlıyoruz.”
KENDİNİ ŞIMARTMA FORMÜLÜ: TELEFON UZAKTA, FIRSAT VARSA DENİZ
Spor, dalış, futbol, müzik ve hayvanlarıyla geçirdiği zaman Kubilay Aka’nın vazgeçilmezleri arasında. Tüm bunların kendisini farklı yönlerden beslediğini düşünen oyuncu, kendisini şımartmak için karmaşık planlara ihtiyaç duymuyor: “Güzel bir yemek, sevdiğim insanlar, telefonun biraz uzağımda olduğu birkaç saat… Bir de fırsat varsa deniz. Deniz olan yerde kendimi şımartmak konusunda seçeneklerim artıyor. Çok komplike değil aslında.”
Kubilay Aka’nın özel çekimi ve röportajı Vogue Türkiye’nin Ekim 2026 sayısında.
8 Ekim Dünya Görme Günü’nde uzmanlar uyarıyor: Dünyada 2,2 milyar insan görme bozukluğu yaşıyor ve bu vakaların en az 1 milyarı tamamen önlenebilir veya tedavi edilebilir nitelikte. Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi’nden Op. Dr. Turhan Soylu, hiçbir şikâyet olmasa dahi düzenli göz muayenesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Görme; çevremizi algılamamızı, öğrenmemizi, çalışmamızı ve yaşamla bağ kurmamızı sağlayan en temel duyumuzdur. Ancak ne yazık ki göz sağlığı, çoğunlukla yalnızca belirgin bir sorun ya da görme kaybı ortaya çıktığında gündeme geliyor.
8 Ekim Dünya Görme Günü vesilesiyle açıklamalarda bulunan Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi’nden Op. Dr. Turhan Soylu, göz hastalıkları konusunda toplumda farkındalık oluşturmanın ve düzenli muayene alışkanlığı kazanmanın önlenebilir görme kayıplarını engellemedeki en kritik adım olduğunu belirtti.
Sinsi İlerleyen Hastalıklara Karşı “Sessiz Tehlike” Uyarısı
Görme kaybının arkasında pek çok farklı neden yattığını ifade eden Op. Dr. Turhan Soylu, toplumda en sık karşılaşılan göz sorunlarını şöyle sıraladı:
Katarakt Glokom (Göz Tansiyonu) Yaşa Bağlı Makula Dejeneresansı (Sarı Nokta Hastalığı) Diyabetik Retinopati (Şeker hastalığının göze vurması) Kırma Kusurları (Miyop, hipermetrop, astigmat)
Bu rahatsızlıkların birçoğunun erken dönemde hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini vurgulayan Dr. Soylu, “Özellikle glokom gibi hastalıklarda hasta görmesindeki kayıp fark ettiğinde, hastalık ne yazık ki ileri bir aşamaya ulaşmış olabiliyor. Bu nedenle görme sağlığını korumanın yolu şikâyetlerin ortaya çıkmasını beklemek değil; yaşa ve risk faktörlerine uygun aralıklarla düzenli kontrolden geçmektir” dedi.
Çocukluk Çağında Erken Tanı Yaşam Boyu Görmeyi Belirliyor
Erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımıyla görme kaybının büyük oranda önüne geçilebildiğini veya ilerlemesinin yavaşlatılabildiğini belirten Op. Dr. Soylu, sistemik rahatsızlıkların takibine dikkat çekti:
Diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalıkların kontrol altında tutulması, diyabetik retinopati gibi ciddi göz komplikasyonlarının erken saptanması açısından hayati önem taşıyor. Bunun yanı sıra, çocukluk döneminde fark edilmeyen göz tembelliği ve kırma kusurlarının erken tespiti, bireyin yaşam boyu sürecek görme kalitesini doğrudan etkiliyor.
Bu Belirtiler Varsa Zaman Kaybetmeden Doktora Başvurun!
Göz sağlığını korumak için düzenli muayenenin yanı sıra dengeli beslenme, diyabet ve tansiyon kontrolü, gözleri travma ile zararlı ışınlardan koruma ve sigaradan uzak durma gibi alışkanlıkların edinilmesi gerekiyor.
Op. Dr. Soylu, aşağıdaki belirtilerden biri dahi yaşandığında zaman kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğinin altını çizdi:
Ani görme kaybı Görme alanında perde veya gölge oluşması Işık çakmaları Yeni başlayan yoğun uçuşmalar Gözde şiddetli ağrı ve kızarıklık
Bugün Bir Adım Atın
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre küresel ölçekte en az 2,2 milyar insan yakın veya uzak görme bozukluğu ile yaşıyor. Bu vakaların yaklaşık 1 milyarında ise görme kusuru tamamen önlenebilir durumda veya henüz tedavi edilmemiş nitelikte.
Dünya Görme Günü’nün bu acı tabloyu değiştirmek için bir fırsat olduğunu belirten Op. Dr. Soylu, çağrısını şu sözlerle tamamladı:
“Gözlerimizde hiçbir sorun olmadığını düşünsek bile rutin kontrollerimizi ihmal etmemeli; çocuklarımızın, ailemizin ve özellikle risk grubundaki yakınlarımızın göz sağlığına gereken önemi vermeliyiz. Görme kayıplarını önlemek ve yaşam boyu kaliteli bir görüşe sahip olmak için bugün bir adım atın ve göz muayenenizi randevunuzu ertelemeyin.”