10 Haziran 2026 Çarşamba
Bilgi paylaşımının ve görsel iletişimin önem kazandığı günümüzde, reklam panosu ve apartman duyuru panosu çözümleri hem ticari hem de bireysel kullanım alanlarında büyük kolaylık sağlamaktadır. İşletmeler ürün ve hizmetlerini tanıtmak için reklam panolarını tercih ederken, apartman ve site yönetimleri ise duyurularını düzenli bir şekilde paylaşmak amacıyla apartman duyuru panolarından yararlanmaktadır.
Reklam panosu, ürün, hizmet veya marka tanıtımlarının hedef kitleye ulaştırılması amacıyla kullanılan görsel iletişim araçlarıdır. İç ve dış mekanlarda kullanılabilen reklam panoları, yüksek görünürlük sağlayarak marka bilinirliğini artırır.
Reklam panolarının kullanım alanları şunlardır:
Profesyonel tasarlanmış bir reklam panosu, potansiyel müşterilerin dikkatini çekerek işletmelerin pazarlama çalışmalarına önemli katkı sağlar.
Apartman duyuru panosu, apartman sakinleri ile yönetim arasında etkili iletişim kurulmasını sağlayan bilgilendirme panolarıdır. Apartman girişlerinde, asansör önlerinde veya ortak kullanım alanlarında bulunan bu panolar sayesinde önemli duyurular herkes tarafından kolayca görülebilir.
Apartman duyuru panolarında genellikle şu bilgiler paylaşılır:
Bu sayede apartman yönetimi ile sakinler arasında düzenli ve şeffaf bir iletişim sağlanmış olur.
Reklam panoları yoğun insan trafiğinin bulunduğu alanlarda dikkat çekici bir tanıtım imkânı sunar.
Sürekli görünürlük sağlayan reklam panoları, markaların akılda kalıcılığını artırır.
Kaliteli malzemelerden üretilen reklam panoları uzun yıllar boyunca kullanılabilir.
Kurumsal kimliği destekleyen reklam panoları işletmelere profesyonel bir görünüm kazandırır.
Apartman sakinleri tüm duyuruları tek bir noktadan takip edebilir.
Duyurular hızlı bir şekilde eklenebilir ve güncellenebilir.
Tüm apartman sakinlerinin erişebileceği merkezi bir bilgi paylaşım alanı oluşturur.
Modern tasarımlı apartman duyuru panoları bina girişlerine düzenli ve şık bir görünüm kazandırır.
Reklam panosu veya apartman duyuru panosu seçerken kullanım alanı, boyut, malzeme kalitesi ve güvenlik özellikleri dikkate alınmalıdır. Kilitli modeller özellikle apartmanlarda duyuruların korunmasını sağlarken, dış mekan reklam panolarında hava koşullarına dayanıklı malzemeler tercih edilmelidir.
Ayrıca pano tasarımının okunabilir olması, içeriklerin kolay değiştirilebilmesi ve uzun ömürlü kullanım sunması seçim sürecinde önemli kriterler arasında yer alır.
Hem reklam panosu hem de apartman duyuru panosu, etkili iletişim ve bilgi paylaşımı için önemli araçlardır. İşletmeler marka tanıtımlarını güçlendirmek için reklam panolarından faydalanırken, apartman yönetimleri düzenli iletişim sağlamak amacıyla duyuru panolarını tercih etmektedir. Doğru seçilen ve uygun şekilde kullanılan panolar, iletişim süreçlerini daha verimli hale getirerek kullanıcılarına önemli avantajlar sunar.
8 Haziran 2026 Pazartesi günü televizyon ekranlarında yayınlanan programların reyting sonuçları açıklandı.
Total kategorisinde birinci sırayı TV8’de ekrana gelen “Survivor” aldı. İkinci sırada ATV’nin “Müge Anlı İle Tatlı Sert” programı yer alırken, üçüncü sırayı “Cennetin Çocukları” dizisi elde etti.
AB kategorisinde ise ilk sırada “Müge Anlı İle Tatlı Sert” bulunuyor. “Survivor” ikinci, “Cennetin Çocukları” ise üçüncü sırada yer aldı.
ABC grubunda da benzer bir tablo ortaya çıktı. “Müge Anlı İle Tatlı Sert” birinci, “Survivor” ikinci ve “Cennetin Çocukları” üçüncü sırada gösterildi.
KURULUŞ ORHAN’DA HAZIRLIKLAR BÜYÜK SAVAŞ İÇİN
SULTAN ORHAN’DAN İNTİKAM YEMİNİ
EVRENOS VE FATMA ATEŞLERİN İÇİNDE KALIYOR!
atv ekranlarının ilgiyle takip edilen dizisi Kuruluş Orhan, Çarşamba akşamı saat 20.00’de yayınlanacak yeni bölümüyle savaş, aşk, intikam ve saray içindeki gerilimi bir araya getiriyor.
Yeni Bizans İmparatoru’nun hamlelerinin farkında olan Sultan Orhan, kendi oyununu kurarken; hedefindeki İznik ve İzmit için büyük hazırlıklar başlıyor. Sarayda Nilüfer ve Asporça arasındaki gerilim büyürken, Fatma ve Evrenos’un aşkı ise ateşle sınanıyor!
Sultan Orhan’dan İznik ve İzmit Hamlesi!
Sultan Orhan, yeni imparatorun kendilerini hedef aldığının farkındadır. Ancak Orhan Gazi de kendi oyununu kurar. Hedefinde İznik ve İzmit vardır. Hazırlıkları başlatan Sultan Orhan, Kızılcatepe’yi almak için nasıl bir strateji izleyecektir? Bu hamle, Osmanlı’nın yükselişinde yeni bir dönüm noktası mı olacaktır?
Şahinşah’tan Sultan Orhan’ın Birliğine Saldırı!
Şahinşah, Sultan Orhan’ın İzmit’teki birliğine saldırır. Bu baskında verilen şehitler, Orhan’ın öfkesini daha da büyütür. İntikam hırsıyla bilenmiş olan Sultan Orhan, şehitlerinin hesabını nasıl soracaktır? Şahinşah bu hamlesinin bedelini ağır mı ödeyecektir?
Sarayda Evrenos Krizi Büyüyor!
Sarayda Evrenos’un çocuğu meselesi büyük yankı uyandırır. Asporça, Evrenos’u savunurken; Nilüfer, Evrenos gibi Asporça’nın da gerçek yüzünün ortaya çıkacağını söyler. Nilüfer ve Asporça arasındaki gerilim giderek büyür. Asporça ise artık daha tavizsizdir. Nilüfer’e çok yakında bir çocuğunun olabileceğini söyleyerek karşılık verir.
Asporça’nın bu sert tavrı, Sultan Orhan’la yaşadığı yüzleşmeden aldığı cesaretin bir sonucu mudur?
İki kadın arasındaki mücadele sarayda nelere yol açacaktır?
Dursun Bey Abisine Meydan Okuyor!
Dursun, abisi Demirhan ile yüzleşir. Artık yalnızca esir düşmüş bir adam değil, Dursun Bey olarak karşısındadır. Demirhan’ın karşısında dimdik duran Dursun, ona meydan okur. Peki Demirhan, hırsı uğruna öz kardeşine kıyacak mıdır?
Fatma ve Evrenos Alevlerin Ortasında!
Fatma, yaşadığı büyük hayal kırıklığıyla saraydan uzaklaşmak isterken Dafne ve Yiğit’in tuzağına düşer. Fatma’nın esareti, Yiğit’in istediği gibi Evrenos’u da tuzağın içine çeker. Evrenos ve Fatma, alevlerin arasında ölümle burun buruna kalır. Sultan Orhan onları kurtarabilecek midir? Yoksa iki aşık için kavuşmak mahşere mi kalacaktır?
1 Haziran Dünya Süt Günü nedeniyle açıklama yapan uzmanlar tüketicileri sokak sütüne karşı uyardı, “Kapınıza gelen sütün kaynağını sorgulayın” mesajını verdi.
Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte açıkta satılan ve kaynağı belirsiz süt ürünleri yeniden gündeme gelirken, uzmanlar 1 Haziran Dünya Süt Günü kapsamında yaptığı açıklamada, özellikle sıcak havalarda kontrolsüz koşullarda ve hiçbir denetime tabi olmadan satılan süt ve süt ürünlerinin ciddi halk sağlığı riskleri taşıdığına dikkat çekti.
“Sokak sütü kabul edilebilir bir yöntem değil”
Ankara Üniversitesi Gıda Hijyeni ve Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Ufuk Tansel Şireli, özellikle yaz döneminde, açıkta satılan süt ve süt ürünlerinde mikrobiyolojik ve gıda zehirlenmesi risklerinin ciddi şekilde arttığını belirtti.
Şireli, “Yaz ve sıcak havalar geliyor. Ülkemizin birçok yerinde, hiçbir kayıt ve denetime tabi olmayan sütlerin satıldığını görüyoruz. Kapınıza ve sokağınıza gelen sütün kaynağı ne? Çiftlikten size ulaşana kadar, havaların ısındığı bu dönemde hangi sıcaklıkta taşınıyor? Ne kadar süre güneşte, açıkta bekliyor? Hangi koşullarda muhafaza ediliyor? Tüketicinin bu hususları mutlaka sorgulaması gerekiyor.
Veteriner gıda hijyeni uzmanı olarak, açık ve kayıtsız şekilde satılan sokak sütünün halk sağlığı açısından kabul edilebilir bir yöntem olmadığını açıkça söylemem gerekir. Kaynağı, üretim koşulları, hijyen uygulamaları ve soğuk zinciri denetlenemeyen bir ürünün tüketiciye güvenli şekilde ulaştığını varsayamayız” dedi.
Açıkta satılan sütlerde soğuk zincirin korunmasının çoğu zaman mümkün olmadığını belirten Şireli, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Çiğ süt uygun sıcaklıkta muhafaza edilmediğinde mikroorganizmalar çok hızlı çoğalabilir. Özellikle yaz aylarında bu süreç hızlanır ve açıkta satılan sütlerdeki mikrop sayısı hızla artar. Kayıtlı üretim yapan ve ambalajlı ürün satan işletmelerde ise süt; çiftlikten fabrikaya kadar kontrollü sıcaklıkta taşınır. Burada önce birçok yönden analiz edilir, uygun olan süt işlenir ve denetlenir. Ambalaj, aslında ürünün garanti belgesidir.”
Şireli, içme sütlerine uygulanan pastörizasyon ve UHT işlemlerinin gıda güvenliği açısından kritik olduğuna dikkat çekerek, tüketicilerin kaynağı belirsiz ürünler yerine izlenebilir ve denetlenebilir ürünleri tercih etmeleri gerektiğini ifade etti, “Kapınıza gelen sütün sadece fiyatını değil, hikâyesini de sorgulayın” dedi.
“Süt yaşlandırıyor” iddiaları bilimsel gerçeklerle örtüşmüyor
Ankara Üniversitesi Süt Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Ebru Şenel Özkan ise son dönemde sosyal medyada yer alan “süt yaşlandırıyor” iddialarının bilimsel zeminden uzak yorumlandığını belirtti. Şenel Özkan, özellikle süt tüketimi ile IGF-1 hormonu ve galaktoz üzerinden kurulan bazı iddiaların bağlamından koparıldığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Bilimsel çalışmalar süt ve süt ürünlerinin; kaliteli protein, süt yağı, kalsiyum, fosfor, B vitaminleri ve birçok temel besin öğesi açısından önemli bir kaynak olduğunu açık şekilde göstermektedir. Sosyal medyada dolaşan bazı iddialar ise bilimsel olguların yanlış yorumlanmasına dayanıyor.”
IGF-1 ile ilgili tartışmalara da değinen Özkan, insan vücudunun zaten doğal olarak IGF-1 (Insulin-like GrowthFactor-1) hormonu ürettiğini söyledi, “IGF-1 kemik sağlığı, kas yapımı ve onarımı için gereklidir. Düşük IGF-1 seviyeleri, özellikle yaşlılarda daha yüksek kırık riskiyle ilişkilidir. Yani IGF-1’i doğrudan ‘zararlı bir hormon’ olarak nitelendirmek bilimsel açıdan doğru değildir” dedi.
Galaktoz iddialarıyla ilgili olarak da Özkan, bazı deneysel çalışmaların günlük beslenme koşullarındaki süt tüketimiyle doğrudan ilişkilendirilemeyeceğini belirterek, “Evet, laboratuvar ortamında farelere çok yüksek dozda saf galaktoz verilerek yapay bir ‘yaşlanma modeli’ oluşturulabiliyor. Ancak burada kritik fark şu; laboratuvarda kullanılan dozlar, normal beslenme ile alınan miktarların çok üzerindedir. Sütte galaktoz tek başına değil; laktozun bir bileşeni olarak ve birçok besin öğesiyle birlikte tüketilmektedir. Güncel bilimsel verilere bakıldığında, insanlarda normal düzeyde süt tüketiminin yaşlanmayı hızlandırdığına dair güçlü klinik kanıt yoktur” dedi.
Özkan, “Bugün süt ve süt ürünleri, geçmişte olduğu gibi, dünya genelindeki beslenme rehberlerinde dengeli beslenmenin önemli bir parçası olarak yer almaya devam ediyor” diyerek sözlerini noktaladı.
Kanal D’nin, yapımını TİMSBİ Productions, yapımcılığını Timur Savcı ve Burak Sağyaşar’ın üstlendiği, yönetmen koltuğunda Uluç Bayraktar’ın oturduğu, senaryosu Ethem Özışık, Lokman Maral, Ozan Ağaç tarafından kaleme alınan dizisi ‘Eşref Rüya’ çarşamba akşamı kırk altıncı bölümüyle ekrana geliyor.
İhtiyar’ın evinde mahsur kalan Nisan, bebeği onun ‘varisi’ olarak gördüğünü öğrenince dehşete düşer. Oradan tek başına çıkmasının imkansız olduğunu anlayan Nisan, İhtiyar’ın kendisine yaklaşma çabalarına rağmen yumuşamayı reddeder. Evde kaldığı süre boyunca ise İhtiyar hakkında bilgi toplamaya çalışır.
Eşref, Celo’yu sıkıştırarak İhtiyar’a ulaşmaya çalışsa da İhtiyar yine bir adım öndedir. Nihayet karşı karşıya geldiklerinde ise tüm kozların İhtiyar’ın elinde olması, Eşref’i tamamen savunmasız bırakır. İhtiyar’ın sevdiği kadın ve doğmamış çocuğu üzerinden kurduğu planlar karşısında eli kolu bağlanan Eşref, Nisan’a son kez sarılarak veda etmek zorunda kalır.
Eşref Rüya, yeni bölümleriyle her çarşamba Kanal D’de olacak…