24 Mayıs 2026 Pazar
Kurban Bayramı tatilini değerlendirmek isteyen vatandaşlar için Ağrı, doğal güzellikleri ve tarihi zenginlikleriyle öne çıkan alternatif rotalar sunuyor. Özellikle Doğu Anadolu’nun yüksek rakımlı yapısı, serin havası ve geniş doğa alanları bayram döneminde ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Ağrı Sondakika’da yer alan habere göre; Ağrı’da bayramda en çok ziyaret edilen yerlerin başında İshak Paşa Sarayı geliyor. Osmanlı mimarisinin en önemli eserlerinden biri olan saray, hem tarihi dokusu hem de Ağrı Dağı manzarasıyla ziyaretçilere görsel bir şölen sunuyor.
Doğal güzellikleriyle öne çıkan bir diğer nokta ise Ağrı Dağı oluyor. Türkiye’nin en yüksek zirvesi olan dağ, özellikle fotoğraf tutkunları ve doğa severler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. Bayram döneminde bölgeye gelen ziyaretçiler, dağın eteklerinde doğayla iç içe vakit geçirme imkânı buluyor.
Serin yayla havası ve doğal yaşamıyla dikkat çeken Diyadin ise termal kaynaklarıyla sağlık turizmine de katkı sağlıyor. İlçedeki kaplıcalar, yılın her döneminde olduğu gibi bayram tatilinde de yoğun ilgi görüyor.
Taşlıçay ise sakin atmosferi ve yeşil doğasıyla huzurlu bir tatil arayanların tercih ettiği bölgeler arasında yer alıyor. Özellikle yayla alanları, kalabalıktan uzak vakit geçirmek isteyen ziyaretçilere doğal bir alternatif sunuyor.
Ağrı Haber’e konuşan uzmanlar, Kurban Bayramı döneminde Ağrı’nın hem kültür hem de doğa turizmi açısından önemli bir potansiyel sunduğunu belirtirken, bölgeye gelen ziyaretçilerin artmasıyla birlikte yerel ekonomiye de katkı sağlandığını ifade ediyor.
ANTALYA — Akdeniz’in spor başkenti Antalya, tenis severler için devrim niteliğinde bir dijital platforma kavuştu. Sporu hayatının merkezine koyanları ve tenis tutkunlarını tek bir çatıda buluşturan tenisantalya.com, şehirdeki profesyonel tenis kortu standartlarını yükseltirken, sporcuların kort bulma sorununa da modern bir çözüm getiriyor.
Son yıllarda sağlıklı yaşam trendlerinin yükselişiyle birlikte Antalya genelinde tenise olan ilgi katlanarak arttı. Ancak bu yoğun ilgi, sporcuların uygun zaman dilimlerinde kort bulmasını zorlaştırıyordu. İşte tam bu noktada devreye giren tenisantalya.com, sporseverlere Antalya’nın en seçkin noktalarında, her seviyeye uygun altyapıya sahip profesyonel zeminlerde özgürce hareket etme imkânı tanıyor.
Platformun sunduğu en büyük yeniliklerden biri, tamamen kullanıcı dostu arayüzü ile entegre edilen tenis kortu kiralama motoru. Sporcular artık telefon telefon dolaşıp boş kort aramak yerine, tenisantalya.com üzerinden diledikleri bölgedeki, istedikleri zemin türüne (toprak, sert veya çim) sahip kortları anlık olarak görüntüleyebiliyor.
Sistem, hem amatör hobi oyuncularına hem de profesyonel turnuva sporcularına hitap edecek şekilde tasarlandı. Güvenli ödeme altyapısı ve anında konfirme edilen rezervasyon sistemi sayesinde, sadece birkaç saniye içinde kortunuzu rezerve edip doğrudan oyununuza odaklanabiliyorsunuz.
Tenis Antalya bünyesinde yer alan tüm kortlar, uluslararası standartlara uygun aydınlatma, dinlenme alanları ve düzenli zemin bakımı kriterlerine göre titizlikle seçiliyor. İster iş çıkışı gece maçı yapmak isteyin, ister sabahın erken saatlerinde temiz Akdeniz havasında antrenman yapmayı hedefleyin; platform 7/24 esnek saat alternatifleriyle kesintisiz hizmet sunuyor.
Siz de Antalya’nın eşsiz ikliminde raketinizi sallamak, sağlığınıza yatırım yapmak ve modern kortlarda benzersiz bir tenis deneyimi yaşamak istiyorsanız, hemen www.tenisantalya.com adresini ziyaret edebilir, güncel boş saatleri inceleyerek kortunuzu dakikalar içinde ayırtabilirsiniz.
Arter’in, edebiyat ve sanat ilişkisine yeni bakışları mümkün kılmak amacıyla düzenlenen Kütüphane Söyleşileri serisinin yeni konuğu, edebiyatımızın en güçlü kalemlerinden Murathan Mungan. Moderatörlüğünü Didem Bayındır’ın üstlendiği “Murathan Mungan ile Coğrafyayı Dünyaya Paylaştırmak” başlığıyla etkinlikte usta yazar, edebiyatının sanatla kurduğu ilişki üzerine bir sohbete imza atacak. Söyleşi, 23 Mayıs 2026 Cumartesi günü 17:00’de Sevgi Gönül Oditoryumu’nda ücretsiz olarak gerçekleşecek.
Her etkinlikte farklı bir yazarın ağırlandığı Kütüphane Söyleşileri başlıklı konuşma serisi, ele alınan kitapların ve eserlerin ortaya çıkış serüvenlerine ve alt metinlerine odaklanırken, çeşitli okuma biçimleri yorumlanarak tartışmaya açılıyor.

Kütüphane Söyleşileri serisinin dokuzuncu buluşmasında Arter, çok katmanlı ve şiirsel dili ile kimlik, hafıza ve aidiyet temalarını çoğul anlatılarla işlemesiyle tanınan yazar Murathan Mungan’ı ağırlayacak. Didem Bayındır moderatörlüğünde düzenlenecek etkinlikte, Murathan Mungan coğrafyayı dünyaya paylaştırmak ekseninde Çador, Geyikler Lanetler, Yedi Kapılı Kırk Oda, Dokuz Anahtarlı Kırk Oda, Solak Defterler, Eldivenler, hikâyeler ve Kibrit Çöpleri metinleri üzerinden edebiyatının sanatla kurduğu ilişki üzerine konuşacak.
Arter’in güncel programlarına ilişkin daha detaylı bilgiye www.arter.org.tr adresinden erişilebilir. Pazartesi hariç her gün açık olan Arter, Salı-Pazar günleri 11:00-19:00,Perşembe günleri ise 11:00-20:00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Kurumsal Sponsor Tüpraş’ın değerli desteğiyle, tüm sergilere giriş 24 yaş altı izleyiciler için her gün; Perşembe günleri ise her yaştan izleyici için ücretsiz. Arter Beraber üyeleri ise sergileri yıl boyunca ücretsiz ziyaret etmenin yanı sıra farklı ayrıcalıklardan faydalanıyor. Arter binasının Kütüphane, Kitabevi, Bistro by Divan, arka bahçe alanlarına ve Galeri 0’da yer alan sergiye giriş için bilet gerekmiyor. Ulaşım Sponsorları Ford Otosan ve Otokar’ın desteği sayesinde Taksim’den ve Tepebaşı’ndan ücretsiz servis araçlarıyla Arter’e ulaşılabiliyor.
Bilgi için: arter.org.tr
Adres: Irmak Cad. No: 13 Dolapdere Beyoğlu 34435 İstanbul / T. 0212 708 58 00
17. Uluslararası Çocuk, Gençlik ve Kukla Tiyatroları Festivali Devam Ediyor.
Eskişehir’de bu yıl 17’ncisi düzenlenen Uluslararası Çocuk, Gençlik ve Kukla Tiyatroları Festivali, renkli görüntüler eşliğinde büyük bir coşkuyla başladı! Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından 16-20 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen festival, 7 farklı ülkeden gelen toplulukları ve zengin programıyla kenti kültür-sanatın odağına taşıyor. Eskişehir’i bir kez daha sanatın, tiyatronun ve çocukların neşesinin merkezi haline getiren 17. Uluslararası Eskişehir Çocuk, Gençlik ve Kukla Tiyatroları Festivali, 4 açık ve 4 kapalı sahnede onlarca oyunu tiyatroseverlerle buluşturuyor.
17. Uluslararası Çocuk, Gençlik ve Kukla Tiyatroları Festivali, dev kuklalar, bando ekipleri, sokak sanatçıları ve farklı ülkelerden gelen tiyatro topluluklarının katıldığı kortej yürüyüşüyle başladı. Eskişehir sokaklarını adeta açık hava sahnesine dönüştüren kortej, özellikle çocuklara unutulmaz anlar yaşattı.
Festival kapsamında Gençlik Sahnesi kursiyerlerinin mezuniyet projesi olan “Sözde Bir Yaz Gecesi Rüyası” oyunu da izleyiciyle buluştu. Shakespeare’in eserinden uyarlanan ve Berkay Akın yönetmenliğinde sahnelenen oyunun ardından kursiyerler mezuniyet sertifikalarını aldı.
Beş gün boyunca şehrin farklı noktalarında kurulan 4 açık ve 4 kapalı sahnede onlarca oyun tiyatroseverlerle buluşturan 17.Uluslararası Çocuk, Gençlik ve Kukla Tiyatroları Festivali’nde çocuklar, kukla atölyeleri, sokak gösterileri ve interaktif etkinliklerle hem eğleniyor hem de sanatla iç içe vakit geçiriyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen yerli toplulukların yanı sıra Slovenya, Bulgaristan, Hollanda, Romanya, İtalya, Fransa ve İsveç’ten gelen tiyatro ekipleri de festivalde sahne alıyor. Fransa’dan Frutillas Con Crema, İtalya’dan Rufino Theater ve Nina Theater, Slovenya’dan Peter Kus Company, Romanya’dan Puck Puppet Theater, İsveç’ten Mittiprickteatern, Bulgaristan’dan Art Start ve Hollanda’dan Steven Luca toplulukları oyunlarıyla minik sanatseverlerle buluşuyor.
Güzellik ve kalıcı makyaj sektöründe uluslararası çalışmalarıyla adından söz ettiren Cansu Durkun, 2026 yılı itibarıyla sektörde yaşanan değişimi değerlendirdi. Dünyada güzellik algısının artık yalnızca estetik görünümle sınırlı kalmadığını belirten Durkun, doğal sonuçlar, sağlıklı görünüm, kişiye özel uygulamalar ve profesyonel eğitim standartlarının sektörün merkezine yerleştiğini söyledi.
Küresel güzellik endüstrisinde son dönemde cilt bakımını makyajla birleştiren hibrit ürünler, bilimsel temelli bakım anlayışı, doğal görünüm, kişiselleştirilmiş uygulamalar ve teknoloji destekli çözümler öne çıkıyor. Tüketicilerin artık markalardan yalnızca trend değil; güven, uzmanlık ve gerçek değer beklediği görülüyor.
“Danışan artık sadece güzel görünmek istemiyor; doğru, güvenli ve uzun vadede kendisine yakışan sonucu istiyor” diyen Cansu Durkun, özellikle kalıcı makyaj alanında bilinçli tercihlerin arttığını belirtti.
Durkun, güzellik sektöründeki değişimi şu sözlerle değerlendirdi:
“Eskiden güzellik uygulamalarında daha belirgin, daha kalıp ve daha standart sonuçlar ön plandaydı. Bugün ise danışanlar yüz hatlarına uyumlu, doğal, zamansız ve kaliteli sonuçlar istiyor. Kalıcı makyajda da aynı değişimi görüyoruz. Kaş, dudak ya da eyeliner uygulaması artık sadece teknik bir işlem değil; pigment bilgisi, cilt analizi, renk teorisi, yüz anatomisi ve doğru danışan yönetimi gerektiren profesyonel bir uzmanlık alanı.”
Son yıllarda güzellik sektöründe sağlıklı görünüm, sadeleşme ve doğal sonuçlara yönelimin arttığını belirten Durkun, bu dönüşümün kalıcı makyaj eğitimlerini de doğrudan etkilediğini söyledi.
“Artık sadece uygulama yapabilen değil, analiz edebilen uzmanlar öne çıkıyor” diyen Cansu Durkun, sektördeki en büyük ihtiyacın nitelikli eğitim olduğunu vurguladı.
Durkun açıklamasında, “Kalıcı makyajda başarılı sonuç; yalnızca el becerisiyle elde edilmez. Kullanılan pigmentin yapısını bilmek, cildin alt tonunu doğru okumak, iğne seçimini doğru yapmak, işlem derinliğini kontrol etmek ve gelecekte oluşabilecek renk değişimlerini öngörebilmek gerekir. Bu yüzden eğitimlerimizde yalnızca teknik öğretmiyoruz; uzman adaylarına profesyonel bakış açısı kazandırıyoruz” ifadelerini kullandı.
Güzellik sektöründe rekabetin arttığını ancak doğru uzmanlaşan kişiler için büyük fırsatlar olduğunu belirten Cansu Durkun, özellikle kalıcı makyaj, cilt bakımı, dudak renklendirme, eyeliner ve kaş tasarımı gibi alanlarda profesyonel hizmet kalitesinin belirleyici hale geldiğini söyledi.
Durkun, “Bugün danışanlar sosyal medyada çok fazla içerik görüyor. Bu durum beklentileri yükseltiyor. Ancak aynı zamanda bilinçli danışan sayısını da artırıyor. İnsanlar artık ‘ucuz işlem’ değil; güvenilir uzman, doğru teknik ve kaliteli sonuç arıyor. Bu da sektörde kendini geliştiren, eğitimine yatırım yapan ve etik çalışan uzmanları öne çıkarıyor” dedi.
Cansu Durkun’a göre güzellik sektörünün geleceğinde üç ana başlık belirleyici olacak: doğal sonuçlar, ileri seviye uzmanlık ve uluslararası standartlarda eğitim. Dünyadaki güzellik trendlerinde de bilimsel etkinlik, doğal görünüm, hibrit formüller, kişiselleştirilmiş bakım ve dudak uygulamalarındaki yenilikler dikkat çeken başlıklar arasında yer alıyor.
Röportajın sonunda genç uzmanlara da seslenen Cansu Durkun, şu değerlendirmede bulundu:
“Güzellik sektörü dışarıdan yalnızca estetik bir alan gibi görünse de aslında ciddi bilgi, disiplin ve sorumluluk isteyen bir meslek alanı. Bu sektörde kalıcı olmak isteyen herkesin kendini sürekli geliştirmesi gerekiyor. Doğru eğitim alan, dünyayı takip eden, etik çalışan ve danışanına gerçekten değer veren uzmanlar için bu sektör hâlâ çok güçlü fırsatlar barındırıyor.”
Cansu Durkun, güzellik sektöründe Türkiye’nin de uluslararası arenada daha fazla görünür olabileceğini belirterek, Türk uzmanların doğru eğitim, güçlü teknik altyapı ve vizyoner yaklaşımla dünya standartlarında işler ortaya koyduğunu ifade etti.