25 Mart 2026 Çarşamba
Teoman Mutlu: CHP’de Yönetim Krizi Derinleşiyor Güven Erozyonu Artıyor
Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Mutlu, CHP yönetiminin izlediği politikaların parti içinde ciddi bir memnuniyetsizlik oluşturduğunu ve bu durumun kamuoyuna da yansıdığını ifade etti.
“PARTİYE YENİ KATILIMLAR TARTIŞMA YARATIYOR”
Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu, CHP’nin son dönemde yaptığı siyasi tercihleri eleştirerek, geçmişte farklı siyasi çizgilerde yer almış ve partisini kapatmış isimlerin yeniden partiye kazandırılmasının tartışmalara neden olduğunu belirtti.
Mutlu, geçmişte CHP’ye sert eleştiriler yönelten bazı isimlerin de partiye dahil edilmesinin tabanda rahatsızlık oluşturduğunu dile getirdi.
“CHP’DE SİYASİ VE HUKUKİ SÜREÇLER BASKI OLUŞTURUYOR”
Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu, CHP’nin hem siyasi hem de hukuki süreçlerle karşı karşıya olduğunu ifade ederek, bu durumun partinin hareket alanını daralttığını söyledi.
Mutlu, yaşanan gelişmelerin kamuoyundaki algıyı da etkilediğini belirtti.
“PARTİ TABANINDA KIRGINLIK VE UMUTSUZLUK VAR”
Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu, CHP’nin kendi içinde uzun yıllardır emek veren partilileri küstürdüğünü savunarak, bu durumun parti tabanında kırgınlık ve umutsuzluk oluşturduğunu ifade etti.
Mutlu, partinin büyüme yerine iç tartışmalarla gündeme geldiğini ve bu sürecin siyasi sonuçlarının olacağını dile getirdi.
CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı, Cumhurbaşkanına yönelik eleştirilerin “millete yapılmış sayılması” anlayışına tepki göstererek demokrasi ve hukuk vurgusu yaptı.
“ELEŞTİRİ DEMOKRASİNİN TEMELİDİR”
Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı, AK Parti Milletvekili Belgin Uygur’un açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Köybaşı, Cumhurbaşkanına yöneltilen eleştirilerin millete yapılmış sayılmasının demokratik bir yaklaşım olmadığını ifade etti.
“MİLLETİN İRADESİ ORTAKTIR”
Millet iradesinin tek bir kişiye indirgenemeyeceğini vurgulayan Köybaşı, “Milletin iradesi; bir kişinin değil, 85 milyon yurttaşın ortak iradesidir” dedi.
“BU ÜLKE SORGULAYANLARIN MÜCADELESİYLE KURULDU”
Siyasetin “had bildirme” diliyle yürütülemeyeceğini belirten Köybaşı, Türkiye’nin biat edenlerin değil, sorgulayan ve mücadele edenlerin eseri olduğunu söyledi.
ATATÜRK VE CUMHURİYET VURGUSU
Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyetin özgür düşüncenin teminatı olduğunu dile getiren Köybaşı, “Cumhuriyet korkunun değil, özgür düşüncenin rejimidir” ifadelerini kullandı.
“DEVLET CİDDİYETİ HUKUKLA OLUR”
“Devlet ciddiyeti” söylemiyle eleştirilerin bastırılmasına karşı çıkan Köybaşı, “Devlet ciddiyeti; hukuka bağlılıkla olur, tehdit diliyle değil” dedi.
“İRADE KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİL”
Açıklamasının sonunda Köybaşı, millet iradesinin sandığın ve halkın vicdanının eseri olduğunu belirterek, “O irade kimsenin tekelinde değildir” mesajını verdi.
PERDE BU KEZ SİNEMADA AÇILIYOR:
HALDUN DORMEN’İN HAYATINI ANLATAN
“YAPARSIN ŞEKERİM”,
27 MART DÜNYA TİYATRO GÜNÜ’NDE SİNEMALARDA!
97 yıllık verimli bir ömür… Yüzlerce oyun, binlerce öğrenci… Yılmadan, hiç durmadan geçen yıllar; hep tiyatroyla, hep tutkuyla… Türk tiyatrosunun en üretken, en ilham verici isimlerinden biri olan Haldun Dormen’in izini süren “Yaparsın Şekerim”, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde sinemalarda seyirciyle buluşuyor. Sahneden perdeye uzanan bu özel belgesel, bir sanatçının yalnızca kariyerini değil, bir ülkenin tiyatroya bakışını değiştiren yolculuğunu anlatıyor.
İzzet Günay’dan Halit Ergenç’e, Erol Günaydın’dan Gülriz Sururi’ye, Demet Evgar’dan Ayça Bingöl’e, Erol Evgin’den Nevra Serezli’ye, Mustafa Alabora’ya herkese aynı sözlerle güç veren ve “Yaparsın Şekerim” diyen Haldun Dormen’in yaşamı, tutkunun, çalışmanın ve umudun buluştuğu ilham veren bir öykü. Her zorlukta yeniden ayağa kalkan, her düşüşü yeni bir başlangıca dönüştüren Dormen’in hikâyesi, sanatın bir meslek değil, bir yaşam biçimi olduğunu hatırlatıyor.
Belgesel, sanatın dönüştürücü gücüyle birlikte tiyatronun birleştirici ve çoğaltıcı etkisini de yeniden gündeme taşıyor. Sahnede yakılan ışık, yeni kuşaklar tarafından taşınmaya devam ediyor. Bu mirası yaşatmak amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında filmin gösterimleri, tiyatro eğitimi alan üniversite öğrencilerine de Haldun Dormen Tiyatro Bursu ile destek olmayı hedefliyor.
“Yaparsın Şekerim”, sahnenin hiç sönmeyen ışığını yeniden hatırlatıyor. Çünkü bazı hikâyeler bitmez…
Yapımcılığını Porte Film’in üstlendiği, Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin destekleriyle gerçekleşen “Yaparsın Şekerim”, 27 Mart 2026 Cuma günü İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Eskişehir, Kayseri, Kocaeli, Muğla, Samsun, Giresun ve Yozgat’ta sinemalarda izleyiciyle buluşacak.
‘SABAHA KİMSENİN ESKİSİ GİBİ UYANMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR’
‘SEVMEK İÇİN YAZ’ 4 NİSAN’DA BKM’DE SEYİRCİYLE BULUŞUYOR!
Yapımını BKM’nin üstlendiği, Gürdal Tak’ın kaleme aldığı ve Celal Tak’ın yönetmenliğini üstlendiği tek perdelik tiyatro oyunu ‘Sevmek İçin Yaz’, geçtiğimiz günlerde prömiyerini yaptı. İlk gösteriminde seyircilerin büyük beğenisini toplayan oyun, 4 Nisan’da yeniden Beşiktaş Kültür Merkezi’nde olacak.
YILMAZ ERDOĞAN’DAN GENÇ YETENEKLERE TAM DESTEK…
Oyunun ismi, metni okuduktan sonra Yılmaz Erdoğan tarafından belirlenen ‘Sevmek İçin Yaz’, tamamı genç yeteneklerden oluşan kadrosuyla sevmenin, yazmanın ve insanın kendisiyle yüzleşmesinin dokunaklı hikayesini sahneye taşıyor.
Kaçınılmaz Bir Yüzleşme!
19. yüzyıl Rusya’sında geçen oyun; yaz aylarında boş sandıkları bir malikaneye giren iki gencin, beklenmedik bir karşılaşmayla gelişen hikayesini anlatıyor. Kelimelere tutunarak var olmaya çalışan bir yazar (Andrej) ile en yakın dostunun (Nicolay) çıktığı bu yolculuk, kısa sürede derin bir hesaplaşmaya dönüşür.
Malikanenin genç hanımı Alexandra ve onunla birlikte büyüyen Daria’nın dahil olduğu macera, o gece unutulmaz bir yüzleşmeye sahne olur.
‘Sevmek İçin Yaz’ sezon boyunca sahnelenmeye devam edecek.
Biletinial:
Sevmek İçin Yaz Tiyatro Oyunu Biletleri | biletinial
Passo:
Sevmek İçin Yaz İstanbul biletleri | Bubilet
Küçücük bir ihmalle derin bir vicdan muhasebesine dönüşen trajik hikâye,
İnci Türkay’ın yorumuyla 29 Mart’taki İstanbul prömiyerinde Zorlu PSM’de,
17.00 ve 19.30’da gerçekleşecek matine ve suare temsilleriyle seyirci karşısına çıkıyor.
Başarılı oyunculuğu, zarafeti ve çalışkanlığıyla Türk seyircisinin gönlünde taht kuran İnci Türkay, bu kez tek başına sahnede olduğu ters köşe bir rolle izleyici karşısına çıkıyor. Kanadalı yazar Jennifer Tremblay’in ödüllü metni “Liste” (The List), 29 Mart’ta Zorlu PSM’de gerçekleşecek İstanbul prömiyeriyle sahneye çıkıyor.
Londra prömiyerinde dakikalarca ayakta alkışlanan oyunun ardından İnci Türkay, Türkiye’de ilk kez iki gece üst üste Ankara’da seyirciyle buluşarak oyunun Türkiye yolculuğunu başlattı.
Şimdi “Liste” (The List), İstanbul’da perde açıyor. 29 Mart’ta Zorlu PSM’de gerçekleşecek İstanbul prömiyeri, matine ve suare olmak üzere iki temsil (17.00 ve 19.30) ile izleyici karşısına çıkacak. Bu sarsıcı hikâye, şimdi Türkiye’de sahneye taşınıyor.
İnci Türkay – Liste (The List) yaklaşan oyun tarihleri:
– 29 Mart’ta Zorlu PSM’de matine ve suare temsilleriyle gerçekleşecek: 17.00 ve 19.30
– 3 Nisan’da Baba Sahne – İstanbul’da saat 20.30’da
– 5 Nisan’da Ankara Tatbikat Sahnesi’nde matine ve suare temsilleri gerçekleşecek: 15.00 ve 19.00
Biletler, Biletinial’da: https://
İnci Türkay’ın sahne hâkimiyeti ve duyguyu ilmek ilmek işleyen oyunculuğu, hikâyeyi yalnızca anlatmakla kalmadı; seyirciyi baştan sona içine çeken güçlü bir sahne etkisi yarattı. Işık ve gölge tasarımı ise izleyiciyi hikâyenin merkezine taşıyarak suçluluk ve yüzleşme temalarını derin ve sarsıcı bir deneyime dönüştürüyor.
VİCDANLA YÜZLEŞMENİN SAHNESİ
Gerçek bir hikâyeden doğan “Liste”; sıradan bir annenin gündelik bir “yapılacaklar listesi”nin trajik bir ihmalle ağır bir vicdan muhasebesine dönüşmesini çarpıcı bir dille anlatıyor. Yağan kar efekti ve sade sahne dili, hikâyenin duygusal yoğunluğunu daha da derinleştirirken, finalde yaşanan duygusal kırılma salonu sessizliğe bıraktı. Ardından yükselen alkış gecenin en güçlü anına dönüştü. Oyun, Türkçe sahnelenirken İngilizce üst yazı desteğiyle uluslararası bir izleyici kitlesini de ağırladı.
TAMAMI KADINLARDAN OLUŞAN YARATICI EKİP
Tamamı yaratıcı kadınlardan oluşan ekipte, sahneleme ve çeviri süreci yazar Jennifer Tremblay ile doğrudan yürütüldü. Yönetmen koltuğunda Royal Central School of Speech and Drama’da yüksek lisansını tamamlayan Ayşegül Hardern; ışık tasarımında London Academy of Music and Dramatic Art (LAMDA) mezunu ve Türkiye’nin ilk kadın ışık tasarımcısı AyşeSedef Ayter; Fransızcadan çeviride Montpellier Paul Valéry Üniversitesi Gösteri Sanatları Yaratımı yüksek lisans mezunu Lal Atakay; sahne tasarımında ise Royal Central School of Speech and Drama’dan Gülfem Özdoğan imzası bulunuyor.
DÜNYA ÇAPINDA ÖDÜLLÜ BİR METİN
Jennifer Tremblay’in kaleme aldığı Liste (The List), yayımlandığı günden bu yana önemli ödüllere layık görüldü ve çağdaş Fransızca tiyatro repertuvarında dikkat çeken metinler arasında yer aldı. Eser; Governor General’s Literary Award (Drama – French), Prix Michel-Tremblay ve Laurentian Bank Playwright’s Award gibi prestijli ödüller kazandı. Katmanlı yapısıyla izleyiciyi derin bir sorgulamaya davet eden metin şu soruyu gündeme getiriyor:
“Küçücük bir ayrıntı, koca bir hayatı değiştirebilir mi?” Güzelliği ve sempatik duruşuyla uzun yıllar ekranın sevilen isimlerinden biri olan İnci Türkay, ekranda düzeni sağlayan ve kusursuz anne figürüyle hafızalara kazınmıştı. “Liste”de ise bunun tam karşısında; hayatını listelerle kontrol etmeye çalışan, küçük bir ihmalle sarsılan ve vicdanıyla yüzleşen son derece gerçek, kırılgan bir kadına hayat veriyor.
Oynayan: İNCİ TÜRKAY
Yöneten: AYŞEGÜL HARDERN
Çeviren: LAL SELİN ATAKAY
Işık Tasarımı: AYŞE SEDEF AYTER
Ses Tasarımı: CEM TUNCER
Hareket Koçu: STEPHEN RAHMAN-HUGHES
Dekor Konsept Tasarımı: AYŞEGÜL HARDERN
Dekor Uygulama: GÜLFEM ÖZDOĞAN
Kostüm Uygulama: WONDER KOSTÜM
Kreatif Danışmanlık, Afiş ve Video Tasarımı: BARAN GÜNDÜZALP
Prova ve Sahne Fotoğraflama: MİHRİ MANAP SUNMAZ
Işık Operatörü: EKREM KELEBEK
Sahne Amiri: DAMLA SEZGİN