Haber Şafak

Haber Şafak

12 Ekim 2026 Pazartesi

45 KURULUŞTAN CUMHURBAŞKANLIĞI’NA TÜTÜN KANUNU MEKTUBU

45 KURULUŞTAN CUMHURBAŞKANLIĞI’NA TÜTÜN KANUNU MEKTUBU
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’den dört kuruluşun da aralarında bulunduğu 45 ulusal ve uluslararası kuruluş, yeni tütün kanunu hazırlığına ilişkin taleplerini Cumhurbaşkanlığı’na iletti. Kuruluşlar, taslağın kamuoyuna açıklanmasını, %100 dumansız hava sahası kuralının korunmasını ve tütün endüstrisinin yasama sürecinin dışında tutulmasını istedi.

Sağlığa Evet Derneği’nden yapılan yazılı açıklamada; bu yıl Nisan ve Eylül aylarında yazılı basında ve TV yayınlarında, tütün ürünlerine ilişkin yeni bir tütün kanunu hazırlandığı ve taslağın yakında TBMM’ye sunulacağı yönünde haberler yer aldığı belirtilerek, şöyle denildi:

“Halk sağlığı ve tütün kontrolü konusunda uzmanlığı bulunan ve savunuculuk yapan, dünyanın önde gelen 45 kuruluşu, 13 Eylül 2026 tarihinde bir gazetede yayımlanan konuya ilişkin haber üzerine bir araya gelerek Türkiye Cumhuriyeti hükümetine hitaben bir mektup kaleme aldı. Kuruluşlar, görüş ve destek almak üzere taslağın ve gerekçelerinin kamuoyuna açıklanmasını, sivil toplumun ve halk sağlığı camiasının görüş ve katkı sunmasının sağlanmasını ve %100 dumansız hava sahası kuralının korunmasını talep etti.

Tütün endüstrisi yasama sürecinin dışında tutulsun

Mektupta ayrıca, Türkiye’nin de imzacısı olduğu Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi’nin 5.3 maddesi çerçevesinde, taslağın hazırlanması sırasında danışılan tüm kişi, kurum, ticari aktör ve sivil toplum kuruluşlarının kimliklerinin açıklanması, görüşme tutanaklarının yayımlanması ve tütün endüstrisinin yasama sürecinin dışında tutulması istendi. Uluslararası kuruluşların öncülüğünde yürütülen imza çağrısına Türkiye’den dört kuruluş da katılarak destek verdi. Toplam 45 kuruluşun imzasını taşıyan mektup, 6 Ekim 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı’na iletildi.”

Bu mektup, aşağıda yer alan kurumlar tarafından imzalanmıştır:

Action on Smoking and Health (ASH), ADEC, African Tobacco Control Alliance (ATCA), Aktionsbündnis Nichtrauchen e.V., ASH Canada, ASH Scotland, UK, Asociația pentru Chirurgie Toracică Modernă în Craiova, Association For Promotion Sustainable Development, Cancer Control Office, King Hussein Cancer Center, Cancer Society Auckland Northland New Zealand, Children’s Environmental Health Foundation CEHF, Citizens Assisting Relief Efforts (CARE), CLAS Coalition for Americas’ Health, Comité national contre le tabagisme, CNCT, Corporate Accountability, DABO Detroit, Dr. Hafız Cemal Vakfı, Fowenguep Foundation, Green Crescent Health Development Initiative, Healthier Lyon County, Healthy Romania Generation 2035 Association, İnsan Sağlığı ve Eğitim Vakfı, İstanbul Verem Savaşı Derneği, Making It Count, Malaysian Pharmacists Society, Malaysian Women’s Action for Tobacco Control and Health (MyWATCH), Meqoamia Community Development Organization, Mozambican Association of Public Heath, Ñande Bolivia, Norwegian Cancer Society, ONG La Grande Puissance de Dieu, Sağlığa Evet Derneği, Sauti ya Mtoto Foundation, Slovenian Coalition for Public Health, Environment and Tobacco Control, South African Tobacco-Free Youth Forum (SATFYF), Southeast Asia Tobacco Control Alliance, Swiss Association for Tobacco Control, Tanzania Tobacco Control Forum (TTCF), TIME – for a nicotine-free future, Tobacco & Nicotine Free Life Coalition, Tobacco Control Alliance of Georgia, Tobacco Free Association of Zambia, Tobacco Free Portfolios, Zambia Heart and Stroke Foundation

Devamını Oku

Başkan Baydemir: İki Yıllık Mağduriyet Bitsin

Başkan Baydemir: İki Yıllık Mağduriyet Bitsin
0

BEĞENDİM

ABONE OL

YENİ Parti Diyarbakır Yenişehir İlçe Başkanı Erdil Baydemir, Gürdoğan Mahallesi 495. Sokak’ta bulunan Seyrantepe TOKİ menfez bağlantı yolunun yaklaşık iki yıldır asfaltlanmadığı yönündeki şikâyetleri gündeme taşıdı. Mahalle sakinlerinin uzun süredir çözüm beklediğini belirten Baydemir, ulaşım sorunlarının vatandaşların günlük yaşamını olumsuz etkilediğini ifade ederek ilgili kurumlara kalıcı çözüm çağrısında bulundu.

İKİ YILLIK BEKLEYİŞ SONA ERMELİ

Gürdoğan Mahallesi’nde yaşayan vatandaşların yolun asfaltlanması için çeşitli başvurularda bulunduğunun ifade edildiğini belirten Baydemir, temel belediyecilik hizmetlerinde yaşanan gecikmelerin kabul edilemeyeceğini söyledi.
Baydemir şunları söyledi:
“Bir mahallede vatandaşlarımız yaklaşık iki yıldır yolunun yapılmasını bekliyorsa burada üzerinde durulması gereken ciddi bir hizmet sorunu vardır. İnsanlarımızın yaşadıkları mahallede güvenli ve rahat ulaşım imkânına kavuşması en temel haklarından biridir. Vatandaşımızın talebi lüks bir yatırım değil, günlük hayatını kolaylaştıracak asfalt bir yoldur. Bu kadar temel bir ihtiyacın yıllarca çözümsüz kalması doğru değildir.”

VATANDAŞIN GÜNLÜK YAŞAMI ZORLAŞIYOR

Yol sorunlarının yalnızca ulaşım konforuyla sınırlı olmadığını vurgulayan Baydemir, bozuk ve asfaltlanmamış yolların özellikle yağışlı dönemlerde vatandaşlar açısından güçlük oluşturabileceğine dikkat çekti.
“Yollarımızın durumu çocuklarımızın okula ulaşımını, yaşlılarımızın günlük yaşamını ve araç kullanan vatandaşlarımızın güvenliğini doğrudan ilgilendiriyor. Yağışlı havalarda çamur, kurak dönemlerde toz sorunu yaşanması ihtimali bile bu tür yolların neden öncelikli olarak ele alınması gerektiğini gösteriyor. Mahalle sakinlerimizin talepleri dikkate alınmalı, gerekli teknik incelemeler yapılarak sorunun çözümü için somut adımlar atılmalıdır.”

SORUMLU KURUMLAR TAKVİM AÇIKLAMALI

Bağlantı yolunun hangi kurumun sorumluluk alanında bulunduğunun netleştirilmesi gerektiğini belirten Baydemir, kurumlar arasındaki yetki tartışmalarının vatandaşların hizmet almasını geciktirmemesi gerektiğini ifade etti.
Baydemir, “Gürdoğan Mahallesi’ndeki bu yolun sorumluluğu hangi kurumdaysa gerekli çalışmayı o kurum gerçekleştirmelidir. Vatandaşlarımız kurumlar arasında çözüm aramak zorunda bırakılmamalıdır. Yolun mevcut durumu incelenmeli, asfaltlama için gereken işlemler tamamlanmalı ve mahalle sakinlerine açık bir çalışma takvimi sunulmalıdır. Yenişehir’in her mahallesi eşit hizmeti hak ediyor. Bizim amacımız polemik oluşturmak değil, vatandaşlarımızın yaşadığı sorunların çözülmesini sağlamaktır. İki yıllık bekleyişin artık sona ermesini istiyoruz. YENİ Parti olarak mahallelerimizin sorunlarını gündeme taşımaya ve çözüm süreçlerinin takipçisi olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

İHRACATTA REKOR VAR, İHRACATÇIDA ALARM VAR!

İHRACATTA REKOR VAR, İHRACATÇIDA ALARM VAR!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar: “İhracatımız büyüyor ancak ihracatçımızın üzerindeki maliyet ve finansman baskısı hafiflemiyor. Rakamların başarısını, işletmelerimizin gücüne dönüştürmek zorundayız.”

Türkiye’nin eylül ayı dış ticaret verileri, ihracatta önemli bir başarıya işaret ederken ekonominin yapısal sorunlarının devam ettiğini de ortaya koydu. Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (DIŞYÖNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hakan Çınar, açıklanan rakamların umut verici olduğunu ancak ihracatın sürdürülebilirliği açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Eylül ayında ihracatın yüzde 15,4 artarak yaklaşık 26 milyar dolara ulaşmasını değerlendiren Çınar, aynı dönemde ithalatın 31,2 milyar dolar, dış ticaret açığının ise 5,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğine dikkat çekti.

Çınar, Eylül ayındaki olumlu tablonun yılın tamamına ilişkin sorunları gölgelememesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Eylül ayında ihracatımızın güçlü bir artış göstermesi hepimiz için sevindiricidir. Ancak bir aylık başarıya bakarak dış ticarette bütün sorunlarımızın çözüldüğünü düşünemeyiz. Çünkü ihracatçımız hâlâ yüksek maliyetlerle, pahalı finansmanla ve giderek sertleşen uluslararası rekabetle mücadele ediyor. Rakamlar büyüyor ama ihracatçımızın hareket alanı aynı ölçüde genişlemiyor.”

“İhracat artışını kalıcı pazar payına dönüştürmeliyiz”

2026 yılının ilk dokuz ayında ihracatın yaklaşık 211 milyar dolara ulaşmasına rağmen ithalatın 282 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ve dış ticaret açığının 71 milyar dolara yükseldiğini hatırlatan Çınar, Türkiye’nin dış ticaret stratejisinin yalnızca ihracat artışına odaklanmaması gerektiğini söyledi.

“İhracatta aylık rekorlar elbette önemlidir. Ancak esas mesele, bu artışın ne kadarının kalıcı pazar payına, yüksek katma değere ve sürdürülebilir kazanca dönüştüğüdür. Bir ülkenin ihracat başarısını yalnızca sattığı ürünlerin toplam değeriyle ölçemeyiz. O ürünlerin ne kadarını yerli kaynaklarla ürettiği, ne kadar döviz kazancı sağladığı ve firmalarının uluslararası rekabette ne kadar güçlendiği de önemlidir.”

“İhracatçının en büyük sorunu artık sadece sipariş bulmak değil”

Türk ihracatçısının küresel pazarlarda ciddi bir mücadele verdiğini ifade eden Çınar, finansman maliyetleri, işletme sermayesi ihtiyacı, enerji, işçilik ve lojistik giderlerinin birçok sektörde rekabet gücünü sınırlandırdığını vurguladı.

Çınar, özellikle kur ve maliyet arasındaki dengenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bugün ihracatçılarımızın önemli bir bölümü yalnızca yeni sipariş bulmayı değil, aldığı siparişi hangi maliyetle üreteceğini ve hangi kâr marjıyla teslim edeceğini de hesaplamak zorunda. İçeride maliyetler yükselirken uluslararası pazarlarda fiyat rekabeti giderek sertleşiyor. Bu durum özellikle emek yoğun sektörlerimiz üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. İhracatçı satış yapabiliyor ama yeterince kazanamıyorsa orta ve uzun vadede üretim kapasitesini, istihdamını ve pazar payını korumakta zorlanabilir.”

“Destekler ihracatçının hayatını kolaylaştırmalı, yeni yükler oluşturmamalı”

Dış ticaret desteklerinin sadeleştirilmesi ve uygulamada öngörülebilirliğin artırılması gerektiğini belirten Çınar, döviz dönüşüm desteği gibi mekanizmaların ihracatçının nakit akışını güçlendirecek şekilde düzenlenmesinin önemine değindi.

“İhracatçının ihtiyacı yalnızca yeni teşvikler değildir. Mevcut teşviklere hızlı, kolay ve güvenilir biçimde erişebilmek de en az teşvikin kendisi kadar önemlidir. Karmaşık prosedürler, belirsiz uygulamalar ve zaman kayıpları desteklerin etkisini azaltabiliyor. İhracatçıyı desteklemek istiyorsak önce onun önündeki gereksiz maliyetleri ve bürokratik engelleri kaldırmalıyız.”

“Türkiye’nin dış ticarette yeni bir başarı hikâyesine ihtiyacı var”

Türkiye’nin yalnızca üretim ve ihracat kapasitesiyle değil, coğrafi konumu ve lojistik altyapısıyla da önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Çınar, transit ticaret, serbest bölgeler ve bölgesel dağıtım merkezlerinin dış ticaret stratejisinin daha güçlü bir parçası haline getirilmesi gerektiğini söyledi.

“Türkiye, Avrupa ile Asya arasında yalnızca ürün taşıyan bir ülke değil, ticareti yöneten bir merkez olabilir. Bunun için gümrük süreçlerini hızlandırmalı, transit ticareti kolaylaştırmalı, serbest bölgelerimizi daha etkin kullanmalı ve lojistik maliyetlerimizi rekabetçi seviyelere çekmeliyiz. Küresel tedarik zincirleri yeniden şekillenirken Türkiye’nin bu fırsatı kaçırma lüksü yok.”

“Artık rakamların değil, rekabet gücünün büyümesini konuşmalıyız”

DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar, açıklamasını ekonomi yönetimine ve dış ticaretin tüm paydaşlarına yönelik yapıcı bir çağrıyla tamamladı:

“İhracatımızın büyümesi hepimizin ortak hedefidir. Ancak sürdürülebilir başarı için finansmana erişimden üretim maliyetlerine, gümrük süreçlerinden teknolojik dönüşüme kadar bütün alanlarda eş zamanlı adımlar atılması gerekiyor. Kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları aynı hedef doğrultusunda hareket etmelidir.

Bugün rekorları kutlarken yarının rekabet gücünü de inşa etmek zorundayız. Çünkü Türkiye’nin geleceğini yalnızca ihracat rakamlarının büyüklüğü değil, ihracatçılarının dünya pazarlarındaki gücü belirleyecektir.

İhracat rekorlarıyla övünelim, ancak ihracatçının sorunlarını da görmezden gelmeyelim. Unutmayalım, güçlü ihracat rakamları ancak güçlü ihracatçılarla kalıcı hale gelir.

Dr. Hakan Çınar
Dışyönder Yönetim Kurulu Başkanı

Devamını Oku

SÜMEYYE AYDOĞAN MARIE CLAIRE TÜRKİYE’NİN EKİM 2026 KAPAĞINDA

SÜMEYYE AYDOĞAN MARIE CLAIRE TÜRKİYE’NİN EKİM 2026 KAPAĞINDA
0

BEĞENDİM

ABONE OL

GÜZEL OYUNCUDAN İDDİALI KAPAK POZLARI
KARİYERİNDEN ÖZEL HAYATINA SAMİMİ AÇIKLAMALAR

“ÇALIŞMAK BENİM YAKITIM”
“DUYGULARIMIN SINIRLARINI BÜYÜTMEYİ ÖĞRENDİM”

AKIŞA GÜVENMEYİ ÖĞRENİYOR,
TESLİMİYET ONA RAHATLIK VE OLGUNLUK KATTI
SONBAHARIN KENDİSİNİ ŞAŞIRTMASINI BEKLİYOR…

 

Marie Claire Türkiye’nin Ekim 2026 kapağında adL’nin yeni sezon tasarımlarıyla objektif karşısına geçen Sümeyye Aydoğan, soruları “Yeraltı” setinde iki sahne arasında yanıtladı.
“Çalışmak benim yakıtım” diyen oyuncu, “İstediğim için uğraşırım, olmadığını hissettiğimde giderim” sözleriyle karar alma biçimindeki netliğini ortaya koydu.

 

“Mükemmel olmak için hep savaşmam gerekiyordu” diyen Aydoğan, artık akışa bırakmayı ve dinlenmeyi öğrenmekte olduğunu, kendi sesini daha iyi duyabilmek için geri çekildiğini söyledi. Çocukluğunda babasının elinden tutup tiyatroya gittiğini de anlattı. Her karakterini ayrı bir “çekmecede” tutan oyuncu, “Anora”daki Oscar’lı role göz kırparken Anna Karenina’dan Ajda Pekkan’ın “Yine Tek”ine uzanan kişisel dünyasını da paylaştı.

Çalışmanın kendisi için yorgunluktan çok sevinç ve gurur anlamına geldiğini söyleyen Aydoğan, üst üste gelen işlerinden söz ederken “Her birine ayrı ayrı yetişip ayrı ayrı sevinç duyuyorum. Öyle güzel, öyle doyurucu bir gurur yaşıyorum ki tüm yorgunluklarımı siliyor. Çalışmak benim yakıtım” dedi. adL reklam filminde ise bir karaktere değil, kendisine alan açtığını anlatan oyuncu, ekibe en başta “Bu reklam filminde kendim olmak istiyorum” dediğini söyledi: “Ceplerimde biriktirdiğim minik taktiklerimle tamamen rol yapmayan bir Sümeyye vardı.”

“BEN BİR SÜRÜ ÇEKMECESİ OLAN BİR DOLABIM”
HER KARAKTER BİTİNCE ÇEKMECEYİ KAPATIYOR

Canlandırdığı karakterleri birbirinden nasıl ayırdığını anlatan Aydoğan, “Her oynadığım karakter, her öğrendiğim şey ayrı çekmece” dedi. Bir proje sona erdiğinde ilgili çekmeceyi kapatıp kendisine döndüğünü söyleyen oyuncu, özel hayatı için rolleri bu şekilde ayırmaya ihtiyaç duyduğunu anlattı.

“Yeraltı”nda hayat verdiği Sultan’ın kendisinden daha sabırlı olduğunu söyleyen Aydoğan, “Ben Sultan kadar sabırlı olmayı deneyimlemiş biri değilim. İstediğim için uğraşırım ve fakat olmadığını hissettiğimde giderim” ifadelerini kullandı. “Hatıran Yeter”de canlandırdığı Leyla’nın ise kendisine farklı bir bakış açısı kazandırdığını belirten oyuncu, “Duygularımın sınırlarını büyütmeyi öğrendim” dedi.

“MÜKEMMEL OLMAK İÇİN HEP SAVAŞMAM GEREKİYORDU”
ŞİMDİ DİNLENMEYİ ÖĞRENİYOR

Akışa bırakmayı öğrenmeye devam ettiğini söyleyen Aydoğan, geçmişiyle bugünü arasındaki farkı “Birinde ‘gerekiyordu’, birinde ise ‘öğreniyorum’ demişim” sözleriyle anlattı. “Teslimiyet tatlı bir rahatlık ve olgunluk getiriyor” diyen oyuncu, yapması gereken işler olsa bile artık kendisine dinlenmek için izin verdiğini ve “İşte şimdi benim zamanım” diyebildiğini belirtti.

“ANORA”DAKİ OSCAR’LI ROLE GÖZ KIRPTI
ANNA KARENINA’YI BİTİRDİ, AJDA PEKKAN’A TAKILDI

Artık tamamen “sadece izleyici” kalamadığını söyleyen Aydoğan, “Anora”daki performansıyla Oscar kazanan Mikey Madison’ın oyunculuğu için “Çok gerçek, çok dürtüsel bir hali vardı. İzlerken ‘Ah, ben bunu oynamayı çok isterdim’ dediğim oldu” ifadelerini kullandı. Hiçbir şeyi analiz etmek istemediğinde ise kendisine iyi gelen “Avrupa Yakası” gibi yapımlara döndüğünü anlattı.

En son “Anna Karenina”yı bitiren oyuncu, kitaplarda güçlü, karanlık ve çelişkili karakterleri tercih ettiğini söyledi. Bazen aynı şarkıyı saatlerce dinlediğini belirten Aydoğan, bu aralar Ajda Pekkan’ın “Yine Tek” şarkısına takıldığını anlattı. 2019’daki müzik çalışmasına da açıklık getiren oyuncu, “Şarkı çıkardım demeyelim, üniversiteden arkadaşlarımla birlikte bir şeyler denedik diyelim” dedi.

15 YAŞINDA TEK KİŞİLİK OYUNLA ÖDÜL ALDI
ŞİMDİ TİYATRO SAHNESİNE DÖNMEK İSTİYOR

Çocukluğunda babasının elinden tutup tiyatroya gittiğini anlatan Aydoğan, “Benim babam zaten çok güzel bir adamdır” dedi. On beş yaşında tek kişilik bir oyunla ödül alan güzel oyuncu, tiyatronun bugün kendisini eskisinden de fazla etkilediğini ve kısa zamanda yeniden sahnede olmak istediğini söyledi.

KENDİ SESİNİ DUYMAK İÇİN GERİ ÇEKİLDİ

Bu yaz kendi sesini daha iyi duyabilmek için biraz geri çekildiğini anlatan Sümeyye Aydoğan, “Hayatım boyunca kendimi olduğum yerden çok, olabileceğim yer üzerinden tanımladım” dedi. Oyuncu, sonbahardan bolca üretim, yeni hikâyeler ve kendisini heyecanlandıracak karşılaşmalar bekliyor. Önündeki dönemin onu şaşırtmasını istiyor.

Devamını Oku

ESRA EROL’DA GENÇ ÇİFTE MUTLU YUVA: MİDYAT BELEDİYE BAŞKANI’NDAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR

ESRA EROL’DA GENÇ ÇİFTE MUTLU YUVA: MİDYAT BELEDİYE BAŞKANI’NDAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Şanlıurfa’da yaşayan Halil ve Saadet Çavlan çifti, 16 Haziran’da evden ayrılan kızları Asiye’yi bulabilmek için Esra Erol’a başvurdu.

84 gündür kayıp olan Asiye, Esra Erol’un çabalarıyla bir günde bulundu. 85 günlük hasret, Asiye’nin ailesiyle canlı yayında buluşmasıyla sona erdi.

Ailesine kavuşan Asiye, sevdiği İbrahim Halil’e kaçtığını açıkladı. Ancak Esra Erol’un çabası, genç kızı ailesine kavuşturmakla sınırlı kalmadı.

ESRA EROL GENÇ ÇİFTİN YUVASINI KURDU!

Asiye’yi ailesiyle barıştıran Esra Erol, genç çiftin evlenebilmesi ve yeni bir hayat kurabilmesi için harekete geçti. Canlı yayında Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin’e çağrıda bulundu.

Esra Erol’un çağrısına kayıtsız kalmayan Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin, canlı yayına bağlanarak genç çiftin yuva kurmasına destek olacağını açıkladı.

Esra Erol ve Midyat Belediyesi’nin iş birliğiyle genç çift için ev tutuldu, eşyaları alındı, gelinlik ve damatlıkları hazırlandı.

GENÇ ÇİFTİN NİKÂHI CANLI YAYINDA KIYILDI!

Asiye ve İbrahim Halil’in nikâhı, Esra Erol’un stüdyosunda canlı yayında kıyıldı. Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin, eşi Tülin Şahin ve kızı Fatma İrem Şahin de çiftin nikâh şahitleri oldu.

MİDYAT BELEDİYE BAŞKANI’NDAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR

Nikâh töreninin ardından konuşan Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin, kimsesizlere sahip çıkmanın önemini vurgulayarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti.

“Bir belediye başkanının sadece makamda oturup yol, kaldırım, parke çalışması yapmaması lazım. Sahipsiz, kimsesiz insanların da gönüllerine dokunarak onlara sahip çıkmamız gerektiğini Cumhurbaşkanımızdan öğrendik.”

“BÖYLE BİR YUVAMIZ OLACAĞINI HAYAL BİLE EDEMEZDİK!”

Yeni hayatlarına ilk adımı atan Asiye ve İbrahim Halil, mutluluklarını şu sözlerle dile getirdi:

“Kimsesizlerin kimsesi oldunuz. Böyle evleneceğimizi ve evimiz olacağını hayal bile edemezdik.”

Devamını Oku
Dost Siteler Tanıtım Yazısı - Evden eve nakliyat