27 Mart 2026 Cuma
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE) Meteoroloji Laboratuvarı, “Meteorolojik Bilimsel Mirasın Korunması” projesi kapsamında tarihi bir adım aI. 1911 yılından bu yana titizlikle tutulan analog meteorolojik kayıtlar, yapay zeka ve veri bilimi yöntemleriyle dijital dünyaya aktarılıyor.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE) Meteoroloji Laboratuvarı “Kandilli’nin 115 Yıllık İklim Hafizası: 115 Yıllık Gözlemden Geleceğin İklim Verilerine” başlıklı bir seminer düzenledi. “Meteorolojik Bilimsel Mirasın Korunması: Meteorolojik Graf Kayıtlarının Yapay Zeka Destekli Olarak Sayısallaştırılması” projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, 1911 yılından bu yana kesintisiz tutulan meteorolojik gözlem kayıtlarının dijital ortama aktarılması süreci kamuoyuyla paylaşıldı.
Enstitünün Üsküdar’daki yerleşkesinde gerçekleştirilen etkinlikte, Nisan 2025’te başlatılan projenin yıl sonunda tamamlanmasının planlandığı bildirildi. Proje kapsamında sıcaklık, yağış, basınç, nem, rüzgar ve güneşlenme gibi meteorolojik parametreleri içeren analog graf kayıtları, yapay zeka ve veri bilimi yöntemleri kullanılarak sayısallaştırılıyor.
Etkinliğin açılışında konuşan KRDAE Meteoroloji Laboratuvarı Şefi Ayfer Serap Söğüt, meteorolojik verinin yalnızca hava durumunu açıklamakla sınırlı olmadığını vurgulayarak, doğru analiz edilen verinin karar süreçlerini yönlendirdiğini ve doğrudan insan yaşamını etkilediğini belirtti. Sıcak hava dalgaları ve ani yağışların toplumsal etkilerine dikkat çeken Söğüt, büyük veri analitiği ve yapay zeka uygulamalarıyla daha güvenilir iklim öngörüleri sunmayı hedeflediklerini ifade etti.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü İstanbul Bölge Müdürü Atakan Çelebi ise 115 yıllık veri setinin Türkiye’nin iklim hafizası niteliğinde olduğunu vurgulayarak, uzun dönemli kayıtlar sayesinde iklim değişikliğinin somut şekilde izlenebildiğini belirtti. Çelebi, gençlerin ve kurumların ortak çalışmasının geleceğin iklim politikaları açısından önemli olduğuna dikkat çekti.
KRDAE Müdürü Prof. Dr. Özer Çinicioğlu da meteorolojik gözlemlerin tarihsel kökenine değinerek, bilimsel meteorolojinin gelişiminde tarihsel hava olaylarının etkisine dikkat çekti. İstanbul’daki ölçümlerin zaman zaman kesintiye uğradığını, Kandilli’de tutulan uzun süreli kayıtların bu nedenle büyük önem taşıdığını belirten Çinicioğlu, bu verilerin yalnızca bir kurumun değil, toplumun ortak hafızası olduğunu ifade etti.
Seminerde yapılan akademik sunumlarda, uzun dönemli ve saatlik homojen gözlem verilerinin iklim değişikliği çalışmalarındaki kritik rolü vurgulandı. Uzmanlar, yüksek zaman çözünürlüklü verilerin ekstrem hava olaylarının analizinde ve afet risklerinin doğru değerlendirilmesinde temel veri kaynağı olduğunu belirtti.
Yapay zeka ve veri bilimi yöntemleriyle yeniden analiz edilecek uzun dönemli veri setlerinin; iklim değişikliği, atmosfer dinamiği ve ekstrem hava olaylarına yönelik çalışmalara güçlü bir bilimsel altyapı sunması hedefleniyor. Sayısallaştırılan verilerin araştırmacılar ve kamu kurumları için erişilebilir hale getirilmesiyle afet yönetimi, tarım, su yönetimi ve şehir planlaması gibi stratejik alanlarda karar süreçlerine katkı sağlanması amaçlanıyor.
Program kapsamında düzenlenen oturumlarda, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencilerinin hackathon sürecinde geliştirdiği projeler de tanıtıldı. Analog meteorolojik grafikleri sayısallaştırmaya yönelik yapay zeka destekli sistemler, veri analiz platformları ve iklim projeksiyon modelleri katılımcılarla paylaşıldı. Geliştirilen çözümler arasında otomatik sayısallaştırma sistemleri, gönüllü katılımı destekleyen dijital platformlar, doğal dil tabanlı veri sorgulama araçları ve uzun vadeli su kaynakları projeksiyon modelleri yer aldı.
Kandilli Rasathanesi’nde 1911 yılından bu yana tutulan meteorolojik graf kayıtları, Türkiye’deki en uzun süreli gözlem serilerinden birini oluşturuyor. Bu verilerin sayısallaştırılması sayesinde:
Türkiye’de uzun dönemli iklim analizleri yapılabilecekEkstrem hava olaylarının tarihsel eğilimleri incelenebilecekAtmosfer dinamiği araştırmaları daha güçlü veri temeline oturacakAfet risk değerlendirmeleri geliştirilecekMeteorolojik veri mirası gelecek kuşaklara korunarak aktarılacak
Nisan 2025’te başlayan projenin yıl sonunda tamamlanması ve verilerin araştırmacılar ile kamu kurumları için erişilebilir hale getirilerek afet yönetimi ve şehir planlamasına katkı sağlaması hedefleniyor.