SPİRİTÜELLER MANEVİYATLILAR DERNEĞİ’NDEN KUDÜS İÇİN DİPLOMATİK HAMLE ÇAĞRISI:
DOĞU KUDÜS’TEKİ MÜLKSÜZLEŞTİRMELER ve
MESCİD-İ AKSA’DAKİ İHLALLER DURDURULSUN
Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği, işgal altındaki Doğu Kudüs’te Filistinli ailelerin zorla yerinden edilmesi, mülkiyet haklarının ihlal edilmesi ve Mescid-i Aksa’nın tarihi ve hukuki Status Quo rejiminin ihlal edilmesine karşı Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’na başvurdu. Dernek, Doğu Kudüs’te uluslararası bir koruma ve gözlem misyonu oluşturulması için Birleşmiş Milletler nezdinde girişim başlatılmasını, Kudüs’te yaşanan ihlallere ilişkin belgelerin Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne sunulmasını ve Mescid-i Aksa’nın tarihi statüsünün korunması için uluslararası diplomatik mekanizmaların harekete geçirilmesini talep etti.
Dünyada sevgi ve barışın hâkim kılınması, yeryüzünde adaletin tesis edilmesi ve hakikatin korunması amacıyla çalışmalar yürüten Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği, Doğu Kudüs’te yaşanan mülksüzleştirme, zorla yerinden edilme ve Mescid-i Aksa’nın tarihi ve hukuki statüsüne yönelik ihlallere karşı diplomatik girişim başlattı.
Dernek Başkanı Hülya Kavuzlu imzasıyla 26 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’na sunulan kapsamlı başvuruda; Doğu Kudüs’ün Silvan, Şeyh Cerrah, Vadü’l-Coz ve Eski Şehir bölgelerinde Filistinli ailelerin taşınmazlarına yönelik el koyma ve tahliye uygulamaları ile Mescid-i Aksa’ya yönelik erişim kısıtlamaları ve Status Quo ihlalleri ayrıntılı biçimde ortaya konuldu.
Başvuruda, bu uygulamaların uluslararası hukuk, Cenevre Sözleşmeleri, Roma Statüsü, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ve UNESCO kararları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
DOĞU KUDÜS’TE FİLİSTİNLİ AİLELER EVLERİNDEN ÇIKARILIYOR
Derneğin Dışişleri Bakanlığı’na sunduğu saha tespit raporunda, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Silvan, özellikle Batan el-Hava ve Bustan mahalleleri, Şeyh Cerrah, Vadü’l-Coz ve Eski Şehir’in Bab Hıtta bölgelerinde Filistinli ailelerin mülkiyet haklarına yönelik sistematik müdahaleler belgeleniyor.
Başvuruda, 1950 tarihli Gıyabi Mülkiyet Kanunu ve 1970 tarihli Hukuki ve İdari İşler Yasası gibi mevzuatın uygulanmasıyla Filistinli ailelerin mülkiyet haklarının kısıtlandığı, asırlardır bölgede yaşayan ailelerin evlerinden çıkarıldığı ve taşınmazların yerleşimci kuruluşlara devredildiği aktarılıyor.
Dernek, Ateret Cohanim ve Elad gibi yerleşimci yapılanmaların açtığı tahliye davalarının adli ve kolluk mekanizmalarıyla desteklendiğini; bunun sonucunda Filistinli ailelerin evlerinden çıkarıldığını ve Mescid-i Aksa çevresinde yerleşimci varlığını artıran bir yapı oluşturulduğunu ifade ediyor.
Başvuruda bu uygulamalar, zorla yerinden etme ve mülkiyet haklarının ihlali bağlamında uluslararası hukuk açısından ele alınıyor.
CENEVRE SÖZLEŞMESİ VE ROMA STATÜSÜNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği, Doğu Kudüs’teki mülksüzleştirme ve zorla yerinden edilme uygulamalarının uluslararası hukuk bakımından ciddi sonuçları bulunduğuna dikkat çekti.
Başvuruda, 1949 tarihli IV. Cenevre Sözleşmesi’nin 49. maddesinde işgal eden gücün işgal ettiği topraklardaki sivil nüfusu zorla başka bir alana nakletmesinin yasaklandığı; 53. maddesinde ise sivillere ait taşınmazların tahrip edilmesi ve bunlara el konulmasının yasaklandığı hatırlatıldı.
Ayrıca Roma Statüsü’nün 8. maddesine atıf yapılarak, işgal edilen bölgeye sivil nüfus taşınması ve yerli nüfusun zorla nakledilmesinin savaş suçu kapsamında değerlendirildiği vurgulandı.
MESCİD-İ AKSA’DA STATUS QUO İHLALLERİ
Başvurunun bir diğer önemli başlığını Mescid-i Aksa’nın tarihi ve hukuki Status Quo rejiminin korunması oluşturdu.
Derneğin hazırladığı “Mescid-i Aksa Status Quo İhlalleri ve Görsel Belgeleme Listesi” kapsamında; Müslümanların Mescid-i Aksa’ya girişlerinin yaş ve ikamet kriterleriyle sınırlandırılması, Eski Şehir kapılarında kurulan barikatlar ve kimlik kontrolleriyle ibadet erişiminin engellenmesi gibi uygulamalar belgeleriyle Dışişleri Bakanlığı’na sunuldu. Başvuruda ayrıca, Mescid-i Aksa’nın mevcut Status Quo düzeni kapsamında Harem-i Şerif’in yönetiminde Ürdün İslami Vakıflar İdaresi’nin rolüne dikkat çekildi.
Buna karşın radikal Yahudi grupların İsrail güvenlik güçlerinin koruması altında Harem-i Şerif’e girdikleri, alanda dini ritüeller gerçekleştirdikleri ve bu uygulamaların Mescid-i Aksa’nın tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik adımlar oluşturduğu vurgulandı.
Dernek, söz konusu uygulamaların Mescid-i Aksa’nın zamansal ve mekânsal olarak bölünmesine yönelik sistematik bir sürecin parçası olduğunu belirterek uluslararası toplumun harekete geçmesini istedi.
“KUDÜS’ÜN STATÜSÜNÜ DEĞİŞTİRECEK ADIMLAR KABUL EDİLEMEZ”
Başvuruda, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 242, 478 ve 2334 sayılı kararları ile UNESCO kararlarına da dikkat çekildi.
Dernek, Kudüs’ün tarihi, hukuki ve demografik yapısını değiştirmeye yönelik uygulamaların uluslararası hukuk çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurgulayarak, Mescid-i Aksa’nın mevcut tarihi statüsünün korunmasının uluslararası toplumun sorumluluğunda olduğunu ifade etti.
Başvuru dosyasında ayrıca Mescid-i Aksa’ya erişim kısıtlamaları, barikatlar, kimlik kontrolleri ve Harem-i Şerif’te gerçekleştirilen dini ritüellere ilişkin çok sayıda görsel belge ve saha tespiti Dışişleri Bakanlığı’na sunuldu.
HÜLYA KAVUZLU: “KUDÜS’TE YAŞANANLAR İÇİN ARTIK SOMUT ADIM ATILMALI”
Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği Kurucu Başkanı Hülya Kavuzlu, Kudüs’te yaşananların yalnızca açıklamalarla takip edilemeyeceğini, Türkiye’nin diplomatik gücünü kullanarak somut girişimlerde bulunması gerektiğini söyledi.
Kavuzlu, “Doğu Kudüs’te insanların evlerinden çıkarıldığı, mülklerinin ellerinden alındığı ve Mescid-i Aksa’nın tarihi statüsünün adım adım değiştirilmek istendiği bir süreç yaşanıyor. Biz bu başvuruyla yaşananları belgeleriyle Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın gündemine taşıdık. Artık uluslararası hukuk mekanizmalarının ve diplomatik gücün harekete geçirilmesini istiyoruz” dedi.
Kavuzlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Mescid-i Aksa yalnızca Müslümanlar için kutsal bir ibadet alanı değil, aynı zamanda insanlığın ortak kültürel mirasının önemli bir parçasıdır. Bu mirasın statüsünün değiştirilmesine, insanların ibadet özgürlüğünün kısıtlanmasına ve Filistinli ailelerin evlerinden zorla çıkarılmasına sessiz kalınmamalıdır. Türkiye’nin Kudüs konusunda sahip olduğu tarihsel ve diplomatik ağırlığı somut adımlara dönüştürmesini bekliyoruz.”
SPİRİTÜELLER MANEVİYATLILAR DERNEĞİ’NDEN DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NA ÜÇ KRİTİK TALEP
Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği, Dışişleri Bakanlığı’na sunduğu başvuruda Türkiye’den üç temel konuda girişimde bulunmasını talep etti:
1. DOĞU KUDÜS İÇİN ULUSLARARASI KORUMA VE GÖZLEM MİSYONU
Türkiye’nin Birleşmiş Milletler New York Genel Merkezi ve Cenevre İnsan Hakları Konseyi nezdindeki Daimi Temsilcilikleri aracılığıyla, Doğu Kudüs’e acil bir Uluslararası Koruma ve Gözlem Misyonu gönderilmesi için BM Güvenlik Konseyi ve Genel Kurul nezdinde karar süreçlerinin başlatılması.
2. ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ’NE BELGE SUNULMASI
Doğu Kudüs’te gerçekleşen mülk gaspları, zorla yerinden edilmeler ve Mescid-i Aksa ihlallerine ilişkin dernek tarafından hazırlanan görsel ve yazılı belgelerin, Türkiye tarafından hazırlanacak hukuki bilgi notları kapsamında Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığı’nın Filistin Soruşturması dosyasına iletilmesi.
3. MESCİD-İ AKSA’NIN TARİHİ STATÜSÜNÜN KORUNMASI
Ürdün İslami Vakıflar İdaresi’nin Harem-i Şerif üzerindeki tarihsel ve idari rolünün korunması amacıyla diplomatik mekanizmaların harekete geçirilmesi ve İslam İşbirliği Teşkilatı Kudüs Komitesi’nin olağanüstü toplantıya çağrılması.
“BELGELERİ ULUSLARARASI MEKANİZMALARA TAŞIMAYA HAZIRIZ”
Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği, Dışişleri Bakanlığı’na sunduğu dosyayla birlikte Doğu Kudüs’teki mülksüzleştirme ve ihlal tespitlerini, Mescid-i Aksa’nın Status Quo’suna yönelik uygulamaları ve bunlara ilişkin görsel belgeleri de Bakanlığın değerlendirmesine sundu.
Dernek, Doğu Kudüs’te yaşanan gelişmelerin uluslararası hukuk mekanizmaları tarafından incelenmesi ve sorumlulukların ortaya çıkarılması amacıyla gerekli tüm bilgi ve belgelerin ilgili uluslararası kurumlarla paylaşılması için Türkiye’nin girişimde bulunmasını talep etti.
Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği, Kudüs’ün tarihi ve hukuki statüsünün korunması, Mescid-i Aksa’nın Status Quo rejimine saygı gösterilmesi, ibadet özgürlüğünün güvence altına alınması ve Filistinli ailelerin zorla yerinden edilmesine son verilmesi için diplomatik ve hukuki girişimlerin sürdürülmesi çağrısında bulundu.
SPİRİTÜELLER MANEVİYATLAR DERNEĞİ HAKKINDA:
Spiritüeller Maneviyatlar Derneği, insani yardım ve kalkınma projeleriyle dünyanın dört bir yanında ihtiyaç sahiplerine ulaşmayı, din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin iyiliği, barışı ve kardeşliği yaymayı kendine misyon edinmiştir. “İyiliğin Sesi, Barışın Nefesi” sloganıyla hareket eden dernek, başta Gazze olmak üzere kriz bölgelerinde kalıcı çözümler üretmeyi hedeflemektedir.